Kommersant gazetesi, kamuya duyurduğu uzay programı hakkında, “Belirlenen yeni stratejinin amacı, Rus uzay sanayisinin dünya standartlarındaki seviyesini koruması ve uzay programlarında dünyanın önde gelen üç ülkesi arasındaki yerini güçlendirmesini sağlamak” ifadesi kullanıldı.

Planın taslağına göre, Rusya, küresel uzay piyasasındaki payını 2030 yılında yüzde 10 artırmayı hedefliyor. Roscosmos, 2011 yılında piyasaki büyüklüğünü sadece yüzde 0.5 artırabildi.

Uzay sanayisinin sadece Rusya’da üretilen parçalarla uydu ve uzay aracı yapabilecek kapasiteye ulaşması gerektiğini ifade edilirken, 2020 yılı itibariyle özellikle elektronik donanım üzerinde büyük ilerleme sağlanması gerektiği vurgulandı.

2030 KIRILMA NOKTASI OLACAK
Ruslar, Dünya’nın yörüngesindeki uydularının, kamu ve savunma alanlarındaki taleplerin yüzde 95’ini karşılayacak duruma gelmesini istiyor.

Birçok keşif programı gerçekleştirmek isteyen Ruslar, Ay’a insan göndererek yüzeyinde üs kurmayı, Venüs ve Jüpiter’e de keşif araçları göndermeyi planlıyor. Bir diğer önemli proje ise Mars’la ilgili.

Kommersant’ın eline geçen Roscosmos imzalı taslakda, “Yabancı ülkelerle yapılacak işbirliğiyle, Mars’ın yüzeyinde sürekli olarak faaliyet gösterecek araştırma istasyonu ağı kurmayı planlıyoruz” ifadesi yer alıyor.

ASTEROİTLERE KARŞI SAVUNMA
Rusya, gelecekte Dünya’yı tehdit edebilecek asteroit ve kuyruklu yıldızlara karşı da hazırlıklı olmayı amaçlıyor. Ayrıca, uzay programı yürüten birçok ülkenin başını ağrıttığı gibi, Dünya’nın yörüngesinde giderek artan uzay çöplüğünün temizlenmesi hedefleniyor. 

Kommersant, birçok proje içeren yeni uzay programının federal bütçe ve özel yatırımlar tarafından finanse edileceğini belirtti. Gazete, yeni uzay politikasının koordine edilmesi için bağımsız bir organın da kurulabileceğini ifade etti.

Rusya için 2011, uzay keşfinde hayal kırıklığı yaratan bir yıl oldu. Üç Glonass navigasyon uydusunun kaybedilmesinin yanı sıra, Çin ile ortak yürütülen bir projenin ürünü olan Mars keşif aracı Phobos-Grunt, atmosferde sıkışmış ve aylar sonra yer yüzüne çakılmıştı. Bu başarısızlıklar, dönemin devlet başkanı Dimitri Medvedev’in tepkisini çekmişti.