Mavi gezi bir ağaçtır,
Dalları deniz
Mavi gezi bir bahçedir,
Gülleri deniz
Mavi gezi bir gelindir,
Telleri deniz
Mavi gezi bir beşiktir,
Bebeği deniz
Bebeğimin: gözleri deniz, elleri deniz, dişleri deniz
Mavi gezi bir rüyadır, görülmemiş
Mavi gezi bir cennettir, ellenmemiş, dillenmemiş
Mavi gezi bir masaldır, söylenmemiş, yazılmamış, çizilmemiş

Bedri Rahmi Eyüboğlu, mavi yolculuğu böyle anlatır...

Mavi yolculuğun tam kalbinde ise Göcek koyları yer alır...

Her yıl binlerce kişinin teknelerle akın ettiği, koylar, bugünlerde huzursuz...

Kaptan Muhammet Büyükkaramuklu anlatıyor: "Koylarda durduğumuz zaman deniz hakikaten çok berrak ve güzeldi. Götürdüğümüz misafirlerimiz yabancı veya Türk çok memnun kalıyorlardı, çok güzeldi. Ama bu zamanla artık bu gittiğiniz zaman artık eskisi gibi o berraklığı bulamıyoruz. Bir şekilde bulanıksı bir görüntü almaya başladı.."

Bir başka kaptan Süleyman Yanık ise şunları söylüyor: "Tabi genel bir kirlilik var. Bunun hepsini teknelere bağlanabilir mi yoksa Göcek'in kendi kirliliği mi ama koylarımızda kirlilik var. Bu tekne sayısı Göcek koyu olarak fazla yani her koya örneğin üç tekne düşecekse on tekne bağlanıyor onun için burda bir sirkülasyon iç deniz bide burası biliyorsunuz onun için denizler daha kendini toparlayamadan kirlilik devam ediyor. Biz bu denizden ekmek yiyen kaptanlar olarak elimizden geleni yapıyoruz ama herbir tekne istesekte istemesekte bir kirleticidir."

Herkes göcek koylarındaki kirlilikten bahsediyor...

Peki ya çözüm? Kaptan Kadir Erdikurt anlatıyor: "Sintine suyu dediğimiz atıklarımızı bırakmamak için belediyemizin de bir takım şeyler yapabilir ve yapılacağını da biliyoruz, bekliyoruz. O yapıldığı anda zaten buradaki hiçbir tekneci arkadaşımızın ya da kaptana arkadaşlarımızın denizlerimiz de sintine sularını bırakacağını sanmıyorum. Şu an bizim durumumuz mecburiyetten dolayı. "

Kaptan Recep Yalçın da şunları söylüyor:"Bir bakıyorsunuz bir çoğu zaten motor ve makineleri çalışmıyor bulundukları yerlerde atıkları bırakmak zorunda kalıyorlar. Aslında bunları birzcık daha denetlemek lazım. Bence cezalar caydırıcı değil. Caydırıcı olsa bile insanların yapabileceği hiçbir şey yok. Birazcık mazot atığının denize ne kadar zarar verdiğini bilerek insanlar o mazot atığını geriye nasıl alabileceğimiz de düşünmek lazım."

Mavi yolculuğun merkezi Göcek, aynı zamanda Özel Çevre Koruma Kurumu'nun da "koruması" altında....

Yıllardır bitmeyen yakınmalar ve bölgede yaşanan olumsuzluklar, koruma kurumu'nun önlemler almasını zorunlu kıldı..

Özel çevre kurumu yönetmeliğinin ana başlıkları şöyle..

1-Bazı koylar gemilere kapatılıcak
2- Bazı bölgelerde denize girmek yasaklanacak
3- Kullanımı kısıtlı alanlar yaratılacak
4- Demirlemeye sınırlama getirilecek
5- Koylara giriş kapasitesi belirlenecek
6- Teknelerin konaklamalarına sınırlama gelecek

Hazırlığı süren yönetmelikte bazı koylar özellikleri nedeniyle motorlu deniz araçlarının girişine tamamen kapatılacak.

Tarihi ve arkeolojik sit alanları kapsamında saptanan koylarda denize girişler de yasaklanacak.

Yönetmelikteki en önemli konulardan biri de kulanımı kısıtlı alanların oluşturulması..Bu bazı koylara giriş ve çıkışın belirli saatte yapılması anlamına geliyor..

Bir diğer önemli gelişme ise yine koylarda "demirlemenin yasak olduğu alanlar" başlığında toplandı.. Amaç su altı biyo çeşitliliğinin korunması..