Greenpeace'den bu konuda şu açıklama geldi:

ICCAT toplantısına katılan hükümetler, geçen yılın kotasına oranla sadece çok az bir düşüşle, 2011 yılı için 12.900 tonluk toplam avlanma kotası onayladı. Bu da soyu tehlike altında olan orkinos stoklarının bir sezon daha acımasızca avlanacağı ve daha önce belirlenen sözde 'iyileştirme planı'nın da suya düşeceği anlamına geliyor.

Greenpeace Uluslararası Okyanuslar Kampanyacısı Oliver Knowles "ICCAT'in isminden 'Koruma' kelimesi çıkarılmalıdır. Hükümetlerin almış olduğu bu karar, bilim insanlarının masaya yatırdığı planlar içinde ''bu türün korunması için ancak üçte bir oranında başarılı olabilir”dedikleri bir plandı. Eğer yüzde 30 çarpma ihtimaliniz olduğu söylenseydi, uçağa veya arabaya yine de biner miydiniz? Bilim insanlarının tekrar ettiği uyarılarına rağmen, ICCAT delegeleri yine balıkçılık çıkarlarına boyun eğdi. Bu yılki toplantıda, Akdeniz’deki mavi yüzgeçli avcılığı kapatılmalıydı. Bu karar, hükümetlerin denizlerimizi koruma yolundaki tarihsel bir başarısızlığıdır" dedi.



ICCAT tartışmaları, balıkçılığın kontrolsüzlüğünü ve binlerce ton yasadışı yakalanan mavi yüzgeçli orkinosun pazara girmeye devam edeceğini göstermiştir. Mavi yüzgeçli orkinos avcılığı ve orkinos çiftliği işletmecisi ülkeler, 2015 yılına kadar balık stoklarının iyileşmesi çin yükümlülükleri olduğunu göz ardı ediyor. Üstelik de orkinosların kurtulması için sadece üçte bir şans tanıyan bir kotayı onaylıyorlar.

Greenpeace Akdeniz Denizler Kampanyası Sorumlusu Banu Dökmecibaşı, ''Akdeniz'in en değerli ve önemli türlerinden olan mavi yüzgeçli orkinosların soyu tükenmek üzere ve hala hükümetler kota savaşı verebiliyorlar. Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, yeni yaptığı bir konuşmada sektöre Türkiye'nin kotasını arttırma sözü vererek, görevinin stokları korumak olduğunu unuttuğunu gösterdi. Artık bilimsel gerçekleri bilinçsizce gözardı etmeyi bırakıp, Kıbrıs Kanalı gibi yumurtlama alanlarını koruma altına almalılar'' dedi.
 
Avrupa Birliği ve ev sahibi ülke Fransa, bu başarısızlığın mimarlarıdır. Kabul edilen 12,900 tonluk inanılmaz kota miktarı, AB'nin 2015'e, en geç 2020'ye dek balık stoklarının iyileştirilmesi için belirlenen yükümlülüğe aykırı bir karardır. Ayrıca Japonya bu yılın başında, ICCAT toplantısında mavi yüzgeçli orkinosların korunacağı yönünde verdiği sözden geri adım attı. Karara bağlanan kota popülasyonun iyileşmesi için bir umut bırakmıyor.
 
Greenpeace de orkinos balıkçılığının durdurulması ve yumurtlama alanlarının koruma altına alınması için ICCAT'e çağrıda bulunuyordu. Bu yıl içinde AB içinde ve CITES’te (Soyu tehlike altındaki türlerin ticareti anlaşması) yapılan tartışmalarda ICCAT'in bu yılki toplantısında çok daha olumlu bir sonuç alınacağına dair mesajlar ve sözler verilmişti. Anlaşılan o ki, ICCAT'i bu konuda yetkili gören ülkeler, kendi sözlerinde durmaya hazır değillermiş.

Toplantıyı izleyen Knowles, ''ICCAT toplantısında biraraya gelen hükümetlerin gelmek üzere olan bir çevre felaketini sonunda frenlemek için bir adım atmaya niyetleri olmadığı ortada. Tersine, AB stokların bu hale gelmesinde sorumlu olan çiftiklerin devamlılığını sağlamak için tüm politik kozlarını kullandı. Bu karar orkinosların günlerinin sayılı olduğunu ve ICCAT'in kendi iradesi ile hareket edemediğinin göstergesidir'' dedi.