Sualtı Araştırmaları Derneği'ne bağlı Deniz Memelileri Araştırma Grubu'nun (SAD-DEMAG) öncülüğünde yürütülen ''Maviye Dönüş'' projesi ile Fethiye'de 6 yıldır bir gösteri merkezinde bulunan yunus balıkları Tom ve Misha, doğal ortamlarına bırakılacakları günü bekliyor.

Fethiye Hisarönü'nde uzun zamandır gösteri amaçlı beton havuzlarda bulundurulan iki yunus, hukuki sorumluluğunu taşıyanlarla yapılan anlaşma sonucu kurtarıldı. Yunuslar, 5 ay önce Marmaris'in Karacasöğüt köyünde SAD tarafından kurulan Deniz Canlıları Rehabilitasyon Merkezi'ne ulaştırıldı.

Kısa adı ''Maviye Dönüş'' olan çalışma, Born Free Foundation (BFF), British Divers Marine Life Rescue Grubu ve Fethiyeli Dolphin Angels Grubu gibi bazı sivil toplum kuruluşlarının katkılarıyla gerçekleştirildi.

Deniz Canlıları Rehabilitasyon Merkezi Koordinatörü Hidrobiyolog Derya Yıldırım, merkeze getirilen Afalina ırkına ait yunusların (Tursiops truncatus) ilk başlarda dondurulmuş Norveç uskumrusu ile beslendiğine işaret ederek, şu bilgileri verdi:''Tom ve Misha merkezimize geldiğinde tabiri caizse bir deri bir kemiktiler. Günde yaklaşık 10-15 kilogram balık tüketmesi gereken yunuslar, bazen hiç yemiyor ve genellikle 1 ila 2 kilogram balık yiyorlardı. Rehabilitasyon sürecinin başında 200 ila 300 kilo ağırlığındaydılar ve günde yaklaşık 1 kilo balık yiyorlardı.

İlk hedefimiz kilolarını arttırmak oldu ve bunda başarılı olduk. İlk geldiklerinde sadece Norveç uskumrusu ile beslenen yunuslar artık uskumru, sardalya ve hamsi yemeye başladılar. Yunusların bulunduğu kafes 30 metre çapında ve 13.6 metre derinliğinde. Dünyadaki rehabilitasyon merkezlerinde bu kafesin bir başka örneği yok. En büyük kafes ve havuza sahibiz.''
 
GÜNDE 8 KİLO BALIK YİYORLAR
Fethiye'deki kötü koşullardan sonra şimdi keyiflerinin yerinde olduğunu bildiren Yıldırım, ''Yunuslar günde 8 kilo derin dondurulmuş uskumru, hamsi ve sardalya ile besleniyor. Yunuslar henüz canlı balık yiyemiyorlar. Rehabilitasyonun ilerleyen aşamalarında Tom ve Misha'nın canlı balık yemelerini bekliyoruz. Onları doğaya saldığımızda bu bölgede Norveç uskumrusu bulamazlar. Yerli balıkları yemeye başlamaları önemli. Önümüzdeki ayın sonunda yunusları sağlık kontrolünden geçireceğiz ve DNA örneklerini alacağız. Sağlık durumları el verirse Tom ve Misha'yı Mayıs ayının sonlarında Gökova veya İzmir bölgesinde doğaya salmayı planlıyoruz'' diye konuştu.

Bu süreç öncesinde Tom ve Misha'nın kesinlikle canlı balık yiyecek aşamaya gelmesinin önemini vurgulayan Yıldırım, proje sürecinde ciddi harcamalar yapıldığını anımsatarak, ''Özellikle yunusların yediği balıklar ayda 3-4 bin TL'yi buluyor. Bu projeyi kısıtlı bir bütçe ile yaptığımız için desteğe ihtiyacımız var. Yapılacak çok küçük miktardaki bağışlar bile projenin devamlılığı, Tom ve Misha'nın özgürlüğe kavuşması için çok önemli. Bağış yapmak isteyen doğaseverler 'www.sad.org.tr' adresinden ayrıntılı bilgi alabilirler'' dedi.
 
''ESARET ALTINDAKİ'' GÖSTERİ YUNUSLARI
Projenin Türkiye'de ''esaret altındaki'' ilk gösteri yunuslarını özgürleştirme projesi olması bakımından önemli olduğunu anlatan Deniz Canlıları Rehabilitasyon Merkezi Koordinatörü Derya Yıldırım, şunları kaydetti: ''Tom ve Misha'nın kurtarılmasında Fethiyeli Dolphin Angels grubunun diğer sivil toplum kuruluşlarının önemli katkısı oldu. Ülkemizde çok kötü durumda olan yunus gösteri merkezleri var. Türkiye'deki 12. yunus gösteri merkezi Fethiye Hisarönü'nde açılacaktı, onu engelledik. Türkiye genelinde, Bodrum (1), Antalya (4), İstanbul (2), Bursa (1), Kuşadası (1), Marmaris (1) ve Alanya'da (1) toplam 11 gösteri merkezi var.''

Tom ve Misha'nın SAD Genel Sekreteri Serpil Kozludere'nin de aralarında bulunduğu bir ekip ve gönüllülerin desteği ile gözetim ve bakım altında tutulduğunu da anlatan Yıldırım, şöyle devam etti:''Burada hiç bir kalıcı yapı inşa etmeden, tamamen ahşap eleman ve prefabrik yapılar kullanarak ve doğaya zarar vermeden faaliyet gösteren bir tesis meydana getirdik. Yunuslara, insan komutundan ve şartlı hareketlerden uzak davranış ve yaşam ortamı sağlamak ve mümkün olan en kısa süre sonunda doğal yoldan avcılıkla kendi başına tekrar balık yakalar hale gelmelerine yardımcı olmak istiyoruz. Bunlar başarılırsa amacımız sadece ve sadece Tom ve Misha'nın sonunda doğal habitatlarına, mavi denizlere geri salınması.

SAD ve Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı (ÖÇKK) ile geçtiğimiz senelerde birlikte geliştirdiği bir çalışma ve taslak işbirliği protokolü ile Deniz Canlıları Rehabilitasyon Merkezi'nin faaliyete geçmesi nihai dileğimiz. Kurumun bu protokole onay vermesi ile deniz canlıları rehabilitasyon ve kurtarma çalışmalarının çok daha kapsamlı olarak devam ettirileceğini ümit ediyoruz. Deniz ve kıyı canlıları araştırma ve koruma çalışmalarında Sualtı Araştırmaları Derneği'nde 25 senelik bir tecrübe ve birikim var ve bunu topluma aktarmak istiyoruz.''
 
KÖYLÜLERDEN ''MERKEZ KAPATILSIN'' İSTEĞİ
Öte yandan Marmaris ilçesinin Karacasöğüt köyü sakinlerinin Fok balığı Badem ile Tom ve Misha'nın rehabilitasyonu amacıyla kurulan merkezin kapatılması imza topladıkları öğrenildi.

ÖÇKK Başkanı Ahmet Özyanık, toplanan imzaların kendilerine ulaştığını ifade ederek, ''Vatandaşlarımızın tepkisi bu bölgede yürütülen koruma faaliyetlerine mi, yoksa koruma altına alınan fok ve yunus balıklarına mı? Bunu araştıracağız. Bu tepkinin, orada faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşuna yönelik olduğu da net değil'' dedi.

Özyanık, ''İmza toplayarak rehabilitasyon merkezinin kapatılmasını isteyen vatandaşlarımızın rahatsızlığını öğreneceğiz ve soruna çözüm bulacağız. Koruma faaliyetinin orada olması şart değil, olmazsa başka bir koyda bu çalışmalar yürütülür. ÖÇKK bölgesinde böyle bir tepki varsa, bunu araştırmamız lazım. Bu olayın arka planını da görmemiz lazım. Bu olayda köylüler ile sivil toplum kuruluşu arasında bir iletişim kazası yaşanmış olabilir'' diye konuştu.