Yazı Dizimiz Devam Ediyor...
Sonun Başlangıcı/21 Aralık 2010 Sonrası-2


Eflatun’un Kritias eserinde yer alan Atlantis öyküsü, James Churchward’ın 1900’lü yılların başında Hindistan ve Meksika’da bulduğu bazı tabletler ve bu tabletlerin Mu kıtası ile bu kıta insanlarının yaşam şekilleri ile ilgili içerdiği detaylı bilgiler, İslamiyet’in kutsal kitabı Kuran-ı Kerim’de azan kavimler – Nuh, Lût, Ad, Semut kavimleri vs. – ve akıbetleri ile ilgili anlatılar, Sümer’in Enuma Eliş miti ve daha birçoğu, insan ırkının ortak bilinçaltına kazınmış olan, insanlığın büyük bölümünü etkileyen bir felaketler zinciri fikri ile bağlantılı çok önemli aktarımlardır.

Size, tufan mitini ve suyla ilgili çok büyük felaketlerle ilgili olayların ön plana çıktığı pek çok hikayeyi anlatabilirim. Zaten bu köşemizde bu konuyla ilgili bilgilere defalarca yer verdim. Bununla ilgili olarak, Guatelama’nın kadim halkı Maya’ların söylemiş oldukları ilginç şeyler var. Bunların son derece büyük ilgi topluyor olması, elbette ki yaşadığımız döneme dair kehanetler içermelerinden ileri geliyor.

Maya’ların takvim düzeni ve yaşadıkları dönemden çok uzağı öngörmelerini sağlayan sistemleri sayesinde, bu günlere dair pek çok olasılık duyduk. Araştırmacılar, bu konu üzerinde uzun süredir kılı kırk yaran çalışmalar yürütüyorlar. Maya’lar, doğa felaketleriyle ilgili öngörümde bulunurken, esasen daha önce gerçekleşmiş felaketlerin yeniden gerçekleşeceğini söylemekteydiler. Bu, kurulu düzenin kendine has döngüsünden kaynaklanacaktı. Pek çok şey alt üst olup değişirken, insan ırkı da bundan nasibini alacaktı.

Maya kültürü, düşünce şekli, inancı ve kozmolojisi, daha önceki pek çok kehanetin gerçekleşmesi sebebiyle pek çok araştırmacıyı hayrete düşürmüştür. Tıpkı Nostradamus’un bizleri hayrete düşürdüğü gibi… Füturoloji gibi konuların bilimsel anlamda incelenmesini sağlayan bu kehanetler, zamanı, bilinen anlamının ötesinde algılamamızı sağlayacak olasılıklar sunmuştur.

Mayalar Ne Dedi?

Maya Kehanet döngüleri, bazı bilim adamlarına göre 21 Aralık 2010’da, bazılarına göre ise 21 Aralık 2012’de başlayacak. Teorilere göre, Güneş’in manyetik alan değişimlerinin baskın etkisi ile bilimin şu anda netleştiremediği bazı etkiler oluşmakta. Tartışılan değişim senaryoları, insan yerleşimlerinin bulunduğu bölgeleri de vuracak olan doğal felaketleri içeriyor.

1900’lerin başında, Güneş’in manyetik alanının etkilerini bilmiyorduk. Dünya üzerindeki çağ değişimi ve iklim değişiklikleri hakkında bilgi sahibi değildik. Ancak, Maya kültürü, kendi dünya görüşleri ve evrene bakışları yoluyla çoktan edindiği bu bilgileri, bizlere ulaştırmaya çalışıyordu. İlkel, vahşi diye nitelendirdiğimiz bir toplumun bugünlere uzanan teorileri karşısında hala şaşırmaya ve bunları yüksek teknolojilerimiz ile ispat etmeye çalışıyoruz.

1. Miladi takvim ile Maya takvimi arasındaki farktan dolayı, bu dönemin başlangıcı 21 Aralık 2010, 2012 veya 2014 olabilir. Bundan hala emin olamıyoruz. Mayalar; çok ciddi yağışların olacağını, dünyanın aşırı yağış, fırtına, zelzele ve volkan patlaması bağlantılı olaylar yaşayarak hızlı bir çöküşe geçeceğini söylemişlerdi. 21 Aralık 2010’dan beri yaşananlar çok ilginçtir. Aralık ayının son haftası çok ciddi bir Güneş patlaması gerçekleşmiştir. Dünyanın manyetik alanını, yansımalarını ve sonuçlarını şu anda tam olarak ölçümleyemediğimiz şekilde etkilemiş ve manyetik fırtınalar oluşturmuştur.

Bunun yanında, Ocak başından beri, güney yarımkürede, Avustralya, Brezilya ve Endonezya gibi ülkelerde, tıpkı Maya’ların söylediği gibi çok şiddetli yağışlar, seller, fırtınalar ve tayfunlar oluştu. Hatta Avustralya, bu yazı yazıldığı anda bile tayfun ve fırtına ile uğraşmaktadır. Bunun yanında yanardağ faaliyetleri inanılmaz düzeyde artmış, İtalya’da Etna ve Vezüv’de, Japonya ve Latin Amerika’da uykuda olan yanardağlarda hareketlenmeler başlamış, pek çok insan tahliye edilmiştir.

Bunun yanında kuzey yarımküre, Aralık ayının başından itibaren, son 50 yılın en ağır kışını yaşamaya başlamıştır. Faktörler, Maya’ların dediği gibi yağışlar, soğuk ve belirsiz hava durumudur.

2. Maya’lar, insan ırkının bilinçsiz ve eğitimsiz kesimlerinin, kendilerine yapmadıkları yatırımlar nedeniyle, bu dönemin başlaması ile beraber kendi içinde hızla yok olacağını öngörmüşlerdir. Onların deyişiyle kabileler, bizim deyişimizle üniter devletlerde çok ciddi yönetim değişimleri gerçekleşecektir. Zayıfın, güçlüyü yok edeceği; sömürenin, sömürülen tarafından bertaraf edileceği bu dönemde, bilgi ve ilim, herkesin kulaklarına, kendi anlayışları çerçevesinde fısıldanacaktır.

Wikileaks denilen internet aktivistlerinin yaratmış olduğu etki açıktır. Bu sadece buzdağının tepesini işaret etmektedir. Bir anda pek çok yöneticinin, kendi halkından gizlediği bilgiler ortaya çıkmış ve bunların yaratmış olduğu toplumsal tepkiler sebebiyle son 50 yıldan beri toplumun üzerinde bulunan ölü toprağı kalkmış, dünya üzerinde büyük değişimler olmuştur.

Ben bu yazıları yazarken, Hüsnü Mübarek neredeyse düşmek üzere. Cezayir’de 19 yıldan beri devam eden sıkı yönetim bugün kaldırıldı. Yemen, demokrasiye geçmeye çalışıyor. Yaklaşık 2000 yıl önce bunları söyleyen kadim kültüre olan hayranlığımı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Maya’ların bir de 3. kehaneti vardır.

Pek çok New Age akımı takipçisinin ve birbirlerinin yazılarını kopyalayarak sürekli benzer kitaplar yazan pek çok yazarın bilmediği, Guatemala’da halen yaşayan ve büyük kadim uygarlığın son temsilcisi olan dağ şamanlarının tören ve ritüellerinde kullandığı 3. kehanet.

Bunu merak ettiğinizi biliyorum. Zamanı geldiğinde bu kehaneti sizlerle paylaşacağım. İnandığımız pek çok mitolojik bilginin içinde bulunan, atalarla alakalı bu kehanet için söyleyecek pek çok şey var.

Yeni bir yazıda görüşmek üzere.
Saygılarımla,
Astrolog Oğuzhan Ceyhan