Eski milletvekilleri Ufuk Uras, Akın Birdal, Binnaz Toprak, Aysel Tuğluk, Melda Onur, Hasip Kaplan, Sebahat Tuncel, Emine Beyza Üstün, Halil Aksoy ve Hüsamettin Zenderlioğlu "Milletvekili Dayanışma Grubu" olarak muhalefet kulisinde “barış nöbeti” başlattı. 

Eski milletvekilleri, "Barış Hemen Şimdi" ve "Hayatı ve Özgürlükleri Savunuyoruz" dövizleri astı.

HDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, en az 500 bin kişinin, sokağa çıkma yasakları nedeniyle evlerine hapsedildiğini söyledi.

Eski CHP Milletvekili Melda Onur, "Hak ihlallerinin acil olarak sonlandırılmasına ve başta çatışmalar olmak üzere, bölünmüşlüğün, ötekileştirilmişliğin, gerginliğin, huzursuzluğun ve endişelerin ortadan kaldırılmasına ihtiyaç vardır. Bu karanlık manzarayı aydınlığa çıkarmak, TBMM'nin görev ve sorumluluğundadır" diye konuştu.

Eski HDP Milletvekili Hasip Kaplan, kolektif suçlama ve cezalandırma olamayacağını ifade ederek, "Sıkıyönetimde hukuk var, olağanüstü halin de hukuku var. Devlet Güvenlik Mahkemelerinin de hukuku vardı. Ama burada hukuk hiç yok" değerlendirmesinde bulundu.

Eski HDP Milletvekili Ufuk Uras, "Biz köprülerin atıldığı değil, köprülerin yeniden inşa edildiği, çözüm için bir çare zemini oluşturmak istiyoruz. Biz Türkiye'de kimse baldıran zehri içsin istemiyoruz. Ama kimse de bu toplumu zehirleyen politikalar doğrultusunda adım atmasın" diye konuştu.

Eski HDP Milletvekili Emine Beyza Üstün, "Biz ayrı değiliz. Birileri ölüyorsa, aynı topraklar üzerinde hepimiz ölüyoruz. Bunun sona ermesi lazım" ifadesini kullandı.

Eski HDP Milletvekili Akın Birdal, "Türkiye hızla bir uçuruma gidiyor. Bugün ister bu çatı altında olsun, ister dışında olsun, bu Türkiye'nin uçuruma gidişini herkesin bir yerinden tutması ve durdurması gerekiyor. Bu, bir yurttaşlık sorunudur" dedi.

Eski HDP Milletvekili Aysel Tuğluk, demokratik çözüm için gerekli sözlerin sarf edilmesini isteyerek, şunları kaydetti: "Yoksa hepimizi, ülkemizi çok büyük bir felaket bekliyor. Yeterince öldük, yeterince acı çektik. Ne kadar savaşılırsa savaşılsın dönüp dolaşacağımız yer müzakeredir, konuşmaktır."