Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün işgal girişimi ile Esenler Birlik Köprüsü'ndeki olaylarda 5 kişinin şehit olmasıyla ilgili aralarında tankın içinden çıkan eski emniyet müdürü Mithat Aynacı'nın da bulunduğu 23'ü tutuklu 67 sanığın yargılanmasına devam ediliyor.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi karşısındaki binada yer alan büyük salonda yapılan duruşmada, eski emniyet müdürü Mithat Aynacı savunma yapıyor.

Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen Aynacı, "İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün 'Herkes göreve' niteliğindeki mesajı üzerine evimden geldim. Evimden çıktığım saat 23.12'dir" dedi.

Aynacı, askeri üniforma giymediğini iddia ederek, "Benim üzerimde resmi üniformam var. 'Askeri üniforma var' denilerek resmen medyada hedef tahtası haline getirildim. Asker kıyafeti giymedim" şeklinde savunma yaptı.

Tutuklu sanık eski emniyet müdürü İsmail Uğuz ile kendisinin irtibatlandırılmaya çalışıldığını savunan Aynacı, Uğuz’la herhangi bir iletişiminin bulunmadığını ve sadece devre arkadaşı olduğunu ileri sürdü.

Aynacı, darbe sanıklarından eski yarbay Osman Akkaya ile görüştüğünü belirterek, şöyle devam etti:

"Saat 23.27'de Yarbay Osman Akkaya ile görüştüm, doğrudur fakat kendisine 'Hava desteğine ihtiyacımız var.' şeklinde beyanda bulunmadım. O da burada oturuyor, kendisine sorabilirsiniz. Ayrıca, darbecilerin 'Yurtta Sulh' grubunda emniyet için istenen hava desteği saati bellidir. Benim Osman Akkaya ile görüştüğüm saat ise iddianamede belirtilmiştir. Bu iddia açıkça bana atılan iftiradır. Ben hava desteği istemedim."

"AÇIKÇA YALAN SÖYLÜYOR"

Akkaya'nın ateş ettiğini görmediğini savunan Aynacı, "Osman Akkaya'nın ateş ettiğini görmedim. Ben askerleri, araçtakileri oradan almak için gittim. ZPT'de 3-4 kişi yoktu, neredeyse 10 kişi vardı. Ben onları vazgeçirmek için girdim. Polislere direndiğim iddia ediliyor. Bir tane şahit göstersinler. Cemil Gürbüz, o an ifadesinde böyle bir şey söylemiyor fakat 10 ay sonra savcılığa verdiği ifadesinde direndiğimi ifade etmiş. Açıkça yalan söylüyor. Ben kimseyi tehdit etmedim. Görüntüler ortada. Bu şahsın iftiralarının dosyamdan çıkarılmasını talep ediyorum. Ayrıca basında tankın içinden çıktığım yazılıyor, ZPT'yi tank yaptılar" ifadelerini kullandı.

Aynacı, polise teslim olduktan sonra kendisine ait cep telefonuna el konulduğunu söyledi.

"DEFALARCA EVİM ARANDI, BİR ŞEY BULUNAMADI"

Telefonu incelendiğinde darbe girişiminin aydınlatılacağını iddia eden Aynacı, şöyle devam etti:

"Ben, gözaltına alındığımda telefonumu ve şifresini verdim. O gün delil dosyasına koydular. Yaklaşık 10 ay sonra kaldığım cezaevine iki polis gelerek benden şifremi istedi, verdiğimi söyledim. 'Tekrar söyle.' dediler. Hatırlayamadığım için söyleyemedim. Bana güldüler ve 'Hatırlamıyor' diye tutanak tuttular. İki gün sonra gazetede 'Şifresini hatırlayamadı' diye haber okudum."

Telefonunun hangi incelemelerden geçirildiğini öğrenmek istediğini belirten Aynacı, defalarca evinin arandığını, hiçbir şey bulunamadığını, telefonunun da aleyhinde bir şey bulunamadığı için sıfırlandığını öne sürdü.

Duruşma, tutuklu sanık Aynacı'nın savunmasıyla sürüyor.​