Aksaray'da partisinin il teşkilat binasının açılış törenine katılan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener burada partililere seslendi. İYİ Parti'nin ''cesurlar hareketi'' olduğunu ifade eden Akşener, "Baskı, korkutma ve tehditlere rağmen 'Elif' gibi dimdik durarak İYİ Parti'ye güç verdiniz" dedi.

Meral Akşener şöyle konuştu:

"Böyle bir zamanda böyle bir binanın açılmasının ne kadar zor olduğunu ne kadar engeller çıkarıldığını biliyoruz farkındayız. Ama İYİ Parti cesurlar hareketidir. Pek çok baskıya, korkutmaya, tehdide hakarete rağmen dimdik. Elif gibi dimdik durarak İYİ Parti’ye güç verdiniz. Onun için İYİ Parti cesurlar hareketidir. Derdimiz ekonomi. Ekonomi 11.1 büyüdü sağ olsunlar. Ama kimsenin cebine 11.5 kuruş giriş yok. İşsizlik azaldı mı? 11.1 büyüyen bir ülkenin çocuklarının genç işsizlerinin en az yarısının iş bulması gerekirken, Sayın Başbakan her bir iş adamına ekstra iki kişi işe alın demek mecburiyetinde kalıyor. Halbuki Aksaray'da gençlerimizin işsiz olması mümkün değil. İyi kötü fabrikalar vardı. tarım vardı fabrikalar vardı. Dolayısıyla üretmeyen sadece yanlış bir tercih olan inşaatla sürdürülen ekonomik büyüme size yansımaz. Sizin çocuklarınızın işine yaramaz. Biz iktidar olduğumuzda önce sanayileşmeye, ona bağlı olarak üretime, ona bağlı olarak istihdama önem vereceğiz. Onu birinci tercihimiz olarak ortaya koyacağız."

''BU KHK'LAR ANAYASAYA AYKIRI''

696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle (KHK) ilgili de açıklamalarda bulunan Meral Akşener, "Bir açık ara bu iktidarın, açık ara büyük bir milletvekili gücü var Meclis'te. Dışarıdan destekleyenler de var. Bu KHK’ları bu şekilde Cumhurbaşkanı imzasıyla çıkarmak yerine, zaten Meclis'ten geçebilecek imkanı varken neden Meclis'ten geçirmiyorlar birinci soru. Anayasa Mahkemesi kanun hükmünde Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde KHK’lar ile ilgili ben bir şey yapamam diye bir karar verdi. Ama Meclis'ten geçen KHK’lar kanunlaştığı için Anayasa Mahkemesi iptal edebilir. Bu nedenle birinci yöntem KHK’yı Cumhurbaşkanı eliyle çıkartılmasıdır. Meclis'ten kaçırılması ve Anayasa Mahkemesi’nin gözetiminden kaçırılması demek bu KHK’ların Anayasaya aykırı olması demektir. Anayasaya karşı suç işlenmektedir" diye konuştu.

''KORKMUYORUZ KARDEŞİM''

Kararnamedeki bu düzenlenmenin, herhangi bir sorunda vatandaşların birbirini katletmesine yol açabileceğini söyleyen Meral Akşener şunları söyledi:

"İki şimdi malum kararname işte deniliyor ya 15 Temmuz’dan sonra fasılda tekrar benzeri bir şey olursa bürokratların sivillerin karşı koyması halinde, suç işlemesi halinde her türlü hukuki yaptırımdan azade olması anlamına geliyor. Öncelikle şunu söyleyeyim İYİ Parti için bu madde yok hükmündedir. Yok hükmündedir. Kardeşim, FETÖ’yü bu ülkenin başına kim sardı? Yıllar boyunca birlikte beraber bu ülkede iş tuttunuz. Devletin kılcal damarlarına kadar bu hain terör örgütünün yayılmasına yol açtınız. Her toplantı da ağlaya ağlaya 'Hoca efendi dön' diyen sizsiniz. Bugün bu KHK ile insanlara silah kullanmayı serbest bırakırsanız. İnsanların silah almasını kolaylaştırırsanız. Dünden beri sosyal medyada kimin nasıl öldürüleceğini, kime nasıl kurşun sıkılacağına dair beyanlar oluyorsa, bu KHK’nın maddesi aynı zamanda herhangi bir problemde birbirini katletmesine neden olacaktır. Buradan ilan ediyorum. Bu milletin aziz evlatlarını ürkütmek korkutmak istiyorsunuz. Korkmuyorum kardeşim. Korkmuyoruz kardeşim."

''BAHÇELİ, HERKESİ FETÖ'CÜ YAPMIŞ''

Akşener, partisinin il teşkilatı binasının açılışının ardından gazetecilere de açıklamalarda bulundu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Kanun Hükmünde Kararnamelere (KHK) karşı olan herkesi ''FETÖ üyesi'' ilan ettiğini savunan Akşener, şunları söyledi:

"Bahçeli'nin tweet’lerinden gördüğümüz kadarıyla herkesi FETÖ'cü yapmış, KHK'lara karşı çıkan herkese. Bahçeli, ciddi bir kişi olduğunu insanlara düşündürtür. Ciddiyetin en önemli özelliği, surat asıklığı değildir. Kimmiş bu FETÖ'cüler; elindeki tüm bilgiyi, belgeyi, savcılıklara vermelidir. İktidara eklendiği kişi konumunda olduğu için bu konuda zorluk çekeceğini düşünmüyorum. İktidar partisi, bu kararnameyi benim gördüğüm kadarıyla iktidar partinin mensupları Sayın Bahçeli kadar savunmadılar. Bahçeli, lakap takmaları sever. '17-25 Recep Tayyip Erdoğan' diye lakap takmıştı. Şiddetli tepki gösterdiği kişilerle daha sonra derin dostlukları olduğu belli. Bunu da kamuoyuna bırakıyorum.''