Almanya Başbakanı Angela Merkel, Göç ve uyumdan sorumlu Devlet Bakanı Maria Böhmer ve çok sayıda işadamıyla birlikte Ankara'ya geldi.

Almanya Başbakanı Merkel, Ankara'da ilk olarak Anıtkabir'i ziyaret etti.

İlişkili Haberler


Merkel ve beraberindeki heyet, Atatürk'ün mozolesine çelenk bıraktı. Saygı duruşunun ardından Merkel, Misakı Milli Kulesine geçerek, Anıtkabir Özel Defteri'ni imzaladı.

'MODERN TÜRKİYE'NİN BABASI'
Merkel, Anıtkabir Özel Defteri'ne şunları yazdı: "Modern Türkiye'nin babası Mustafa Kemal Atatürk'ün eserine saygıyla. Almanya gelecekte de Türkiye'ye yolunda eşlik edecektir."

Merkel, kendisine Anıtkabir ziyaretinde eşlik eden Başmüzakereci Egemen Bağış ile Almanya'nın Ankara Büyükelçiliği'nde bir araya geldi. Görüşme basına kapalı yapıldı.

'MERHABA ASKER'
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Almanya Başbakanı'nı Başbakanlık'ta resmi törenle karşıladı.

Törende, iki ülke milli marşlarının çalınmasının ardından Merkel ''merhaba asker'' diyerek tören
kıtasını selamladı.

LARA'NIN EMANETİNİ VERDİ
Başbakan Erdoğan ile Almanya Başbakanı Merkel, resmi karşılama töreninin ardından baş başa görüşmeye geçtiler.

Angela Merkel, görüşmenin başında Lara isimli öğrencinin gönderdiği ''beyaz barış güvercini'' ni Başbakan Erdoğan'a hediye etti ve öğrencinin şu mesajını iletti: ''Merhaba! Bu güvercin sana geldi. Onu Unna şehrinde Katharinenschule'de okuyan Lara adında dokuz yaşındaki bir çocuk yaptı. Güvercin 'barış'ın sembolü. Birkaç gün ona baktıktan sonra onu bu yazı ile dünya barışını devam ettirmek için bir kişi veya kuruluşa gönder. Bize de hemen, mümkünse çektiğin bir resim ile birlikte bir mail yolla. Böylece biz de güvercinin 'barış yolu'nu takip edebiliriz. Bununla sen de Margaretenhöhe Essen'deki ilkokullarının, Hattingen'deki Franziskusschule'nin, Unna'daki Katharinenschule'nin, ayrıca İstanbul ve Pecs'deki okulların barış hareketine katkıda bulunmuş olacaksın'.

Angela Merkel, Başbakan Erdoğan'a Katharinenscuhule'nin mail adresini de verdi.



Başbakan Erdoğan ile Merkel daha sonra ikili görüşmeye geçti. Görüşmenin ardından iki lider ortak basın toplantısı düzenlendi ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.Erdoğan, Almanya'da geçtiğimiz Eylül ayında yapılan genel seçimler sonrasında Merkel'in Türkiye'yi ilk kez ziyaret ettiğini belirten Erdoğan, bundan önceki ziyaretin yaklaşık 4 yıl önce olduğunu anımsattı.

İki ülke arasındaki karşılıklı üst düzey ziyaretlerden farklı bir mutluluk duyduklarını dile getiren Erdoğan, Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine büyük önem verdiklerini söyledi.

Erdoğan, iki dost ve müttefik ülkenin Başbakanları olarak yaptıkları görüşmenin çok faydalı olduğuna inandığını belirterek, ''Türkiye-Almanya ikili ilişkilerini yakından ilgilendiren bölgesel ve uluslararası konular üzerinde kapsamlı bir görüş alışverişinde bulunduğumuz gibi, aramızdaki ikili ilişkilerin gelişmesine yönelik, siyasi, askeri, ticari kültürel, bunları da görüşme fırsatı yakaladık'' dedi.

İki ülke arasındaki dostane bir seyir izleyen ikili ilişkilerin, tüm alanlarda geliştiğini gördüklerini ifade eden Erdoğan, mevcut işbirliğinin her alanda daha da güçlenmesi noktasında neler yapılabileceği konularını da değerlendirdiklerini anlattı.

TÜRK VATANDAŞLARININ UYUMU
Merkel ile Almanya'da yaşayan Türk vatandaşlarını ilgilendiren konuları ve Türk vatandaşların Alman toplumuna entegrasyonu konusunu da değerlendirme fırsatı bulduklarını belirten Erdoğan, ''Vatandaşlarımızın kendi kültürlerini koruyarak Alman toplumuna uyum sağlamaları için her iki tarafın da önemli görevler üstlenmesi gerektiğine olan düşüncelerimizi karşılıklı paylaştık'' diye konuştu.

Türkiye'nin Almanya ile ilişkilerinde gösterdiği kolaylaştırıcı ve yapıcı adımların aynısını Almanya'dan beklediklerini dile getiren Erdoğan, ''Bu konuda da aynı iradeyi sayın Şansölye'den görmek beni memnun etti'' dedi.

Avrupa Birliği ilişkilerinin de görüşme gündeminde yer aldığını bildiren Erdoğan, Türkiye'nin AB'ye tam üyelik konusunda sağlam adımlarla ilerlediğini söyledi. Erdoğan, Almanya'nın dönem başkanlığında 3 faslın açıldığını, çevre konusundaki fasılda Almanya'nın verdiği desteğin herkesin malumu olduğunu belirtti.

Başbakan Erdoğan, ''Türk-Alman ilişiklerinin köklü tarihinden de yararlanarak, Almanya'nın diğer AB üyelerine de örnek olacak şekilde özellikle inanıyorum ki bu sürece yönelik eğitim alanında -ki yarın Türk-Alman Üniversite'sinin Parlamentomuzdan geçeceğine inanıyorum- ve bu arada Anadolu yakasında Beykoz tarafında da üniversitenin yapımına yönelik alt yapı çalışmalarını bitirdik'' diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti: ''Ülkemizde, gerek Alman Lisesi, gerek Avusturya Lisesi, gerek İstanbul Erkek Lisesi gibi liselerimiz Almanca eğitim veren liselerimiz. Bunun yanında Anadolu liselerimizde yine Almanca dilini öğrenmek mümkün ve bunun eğitim öğretimi yapılıyor ve normal liselerde de bunlar var. Türkiye'deki bu atılan adım zaten Türkiye-Almanya arasında özellikle gençlerimizin Almanca öğrenmesi noktasında çok çok önemli, onlarca yıl önce atılmış bir adım. Ve aynı statüde, benzer statüde adımların Almanya'da atılabileceği noktasında Bayan Merkel'den bunu duymak beni ayrıca mutlu etti.''



Almanya'nın Türkiye'nin önde gelen ekonomik ortaklarından olduğunu vurgulayan Erdoğan, iki ülke arasında stratejik ortaklık modelini geliştirmek için de adımlar atıldığını söyledi.

''3 bini aşkın girişimcisinin Türkiye'de olduğu bir Almanya ile bu alanda atacağımız adımlar şüphesiz ki her iki ülkenin de faydasına olacaktır'' diyen Erdoğan, Merkel'e bu ziyaretinde çok sayıda iş adamının eşlik etmesinin de bunun bir başka göstergesi olduğunu belirtti.

Erdoğan, Merkel ile yarın İstanbul'da iş konseyinde bir arada olacaklarını ve iş adamlarına hitap edeceklerini anımsattı.

İki ülke arasındaki ticaret hacminin 2008 yılında 23 milyar avroya ulaştığını, küresel ekonomik kriz nedeniyle bu rakamın 2009'da düşüş gösterdiğini anlatan Erdoğan, bu yılın Ocak-Şubat döneminde toparlanmanın ilk işaretlerinin alındığını ve Almanya'ya ihracatın yüzde 16 oranında artış gösterdiğini kaydetti.

Bir yabancı gazetecinin görüşmelerde İran'a ilişkin yaptırım konusunun ele alınıp alınmadığını sorması üzerine Başbakan Erdoğan, İran ile Türkiye'nin durumunun diğer dünya ülkelerinden çok farklı olduğunu söyledi.

İki ülke arasında 380 kilometrelik bir sınır ve asırları yakalayan bir dostluk bulunduğunu hatırlatan Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu: ''Şu anda da bizim için önemli bir ortak hele hele enerji konusunda. Enerji konusunda Rusya'dan sonra ikinci ortak. Bu ilişkilerimizi değerlendirirken bunu gözardı etmemek gerekiyor. Yaptırımlar konusuna gelince zaten şu anda İran'a karşı dünya iki kez yaptırım uyguladı. Fakat yaptırım uygulama kararını alan ülkelerin yaptırımı deldiklerini gördük ve yaptırım yolunun sağlıklı olmadığı inancındayım, inancındayız. Ve diyoruz ki bunu diplomasiyle çözelim. En isabetli yol diplomasi. Bu konuda dünyada farklı ülkelerde yapılan uygulamalar olmuştur ama bunun bölgemizde sağlıklı netice vereceğine inanmıyorum. Kaldı ki Türkiye bölgemizde, nükleer silahların ülkemizde yapılmasına, uygulanmasına kesinlikle karşıdır ama bölgemizde başka bir ülkede nükleer silah var mı? Var. Peki ona karşı bugüne kadar yaptırım uygulandı mı? Hayır. Burada tek fark var; İran'ın Uluslararası Atom Enerjisi Kurumuna üye olması diğer ülkenin ise olmaması.

Biz Türkiye olarak elimizden gelen tüm çalışmaları yaptık. Bundan sonra da bu çalışmaları yaparız ve Türkiye olarak bize dünya bu konuda güvenirse biz bu çalışmaları devam ettirelim, buradan netice alacağımız umuyoruz. Ama diğer dostlarımızın da bize güvenmesini istiyoruz. Karşılıklı çalışmayla bu işin orta yolunu buluruz. Çözüme de ulaşırız diye düşünüyoruz. Detaylarını da zaten Sayın Şansölye ile görüştük. Bu yıl Nisan ayı içerisinde malum ABD'de uluslararası bir toplantı var. 11-12 Nisan dışında bir de tabii BM de oylama durumu bununla ilgili, söz konusu. Bunların değerlendirmesini aramızda yapacağız. Nihai kararımızı ondan sonra vereceğiz.''

1915 OLAYLARI
Başbakan Erdoğan, bir başka yabancı gazetecinin, ''Ermeni soykırımı konusundaki tarihi sorumluluk konusunda konuştunuz mu? Çünkü farklı yorumlar var bu konuda'' sorusuna karşılık olarak şu yanıtı verdi: ''Aramızda bu görüşmeyi de yaptık. Özellikle son zamanlarda ABD Dış İlişkiler Komisyonu'nda oylama vardı. Bu oylamayı aramızda görüştük. Bu konuda daha farklı bir detay üzerinde durmadık. Ancak İsveç Başbakanı'nın ve Dışişleri Bakanı'nın orada da yapılan oylama sonucuna tepkisini gündeme getirdik. Dün de yine ABD Dışişleri Bakanı Bayan Clinton, Dışişleri Bakanımız Sayın Davutoğlu'nu aramak suretiyle bu konuyla ilgili hassasiyetlerini ifade ettiler ve Dışişleri Komitesinde alınan karara yönelik kendi üzüntülerini Dışişleri Bakanıma ifade ettiler. Bizler de bunu değerlendirmek suretiyle, sürece ilişkin tavrımız ortadadır. Her zaman söylediğimiz gibi, biz bu konuyu tarihçilere bırakalım. Tarihçiler bunu çözsün. Parlamentolar çözüm yeri değildir. Bunu defaatle söyledik. 2005 yılında Sayın Koçaryan'a bir mektubum vardı. Bu mektubun cevabını hala alabilmiş değilim. Kaldı ki bir normalizasyon süreci var Türkiye ve Ermenistan arasında. Bu tür alınan kararlar bu normalizasyon sürecini de olumsuz istikamette etkilemektedir. Bunu da aramızda müzakere etme imkanını bulduk.''

Erdoğan, iki ülke arasındaki çifte vergilendirmenin önlenmesi anlaşmasının yakında sona ereceği belirtilerek, yenilenip yenilenmeyeceğinin sorulması üzerine ''Zaten onu bitirmemiz lazım'' yanıtını verdi.



Almanya'da çok sayıda Türk-Alman okulu olduğunu, çok sayıda okulda Türkçe eğitim verildiğini kaydeden Merkel, şöyle konuştu: "Bizim üzerinde durduğumuz husus, Almanya'da Almanca bilmeyen kimsenin yaşaması uygun olmaz. Çünkü içinde yaşadıkları ülkenin dilini bilmeleri entegrasyon için ön koşul. Bizim hedefimiz asimilasyon değil, herkesin kültürünü, köklerini korumasını istiyoruz. Fakat 3. ve 4. kuşak Almanya'da yaşayanların toplumsal yaşama katılmasını istiyoruz. Gelecek kuşaklarda da insanların sadece işçi olarak değil, iş adamı, öğretmen, bilim adamı olarak çalışmalarını istiyoruz, geçmişlerini geleneklerini unutmadan elbette..." diye konuştu.

"Türkiye'nin yurt dışında, Almanya'da okulları olabilir. Ama Almanya'da yaşayan Türkler için bu Almanca öğrenmemek için bir bahane olmamalı. Bunları ayrıntılı olarak ele aldık ve ortak bir tutum üzerinde anlaşmaya vardık" diyen Merkel, "Almanya'da yaşayan Türkler bize zenginlik katıyor. Büyük katkıları var ve onların topluma daha da iyi entegre olmalarını istiyoruz" dedi.

Angela Merkel, Başbakan Erdoğan ile bu konular hakkında ortam bir tutum benimseme konusunda anlaşmaya vardıklarını kaydetti.

Almanya Başbakanı, görüşmede AB katılım müzakereleri konusunu ele aldıklarını ve "Ahde vefa ilkesini yeniden vurguladıklarını" belirtti.

Merkel, "Benim açımdan en önemli husus, Ankara Protokolü'nün uygulanması, çünkü burada Kıbrıs sorunu halledilmedi. Türkiye'nin tam üyeliği dışında, Kıbrıs konusunun da ele alınması hepimizin yararına olacaktır" dedi.

Türkiye'nin AB üyeliğine destek veren ülkelerin "imtiyazlı ortaklık" hususundaki eleştirileri hakkındaki bir soru üzerine Merkel, Türkiye'nin AB ile çok uzun bir geçmişi olduğunu, bu süre içinde hem Türkiye'de, hem AB'de çok şey değiştiğini söyledi.

Merkel, Türkiye'nin ekonomik, bilimsel ve kültürel ilişkilerde "çok özel bir konumu" olduğunu vurguladı ve başlangıçta imtiyazlı ortaklığı AB ile özel bir ilişki olarak düşündüklerini, ancak bu durumun olumsuz algılandığını belirtti.

AB'nin ve oyunun kurallarının değiştiğini ve "buna rağmen müzakereleri yaptıklarını" kaydeden Merkel, müzakere sürecinin sonu açık bir süreç olduğunu ve Almanya'nın bu süreci savunduğunu vurguladı.

"Sonu açık olan bu süreci sürdürmeliyiz" diyen Merkel, bir adım ileriye atılması için "somut olarak Kıbrıs sorununun çözülmesi gerektiğini" belirtti.

İRAN İÇİN DİYALOG SÜRECEK
Angela Merkel, İran'a yaptırım uygulanıp uygulanmayacağı yönündeki bir soru üzerine, "İran konusunda uzun süredir ilerleme kaydedilmiyor. İran önümüzdeki kısa dönemde belirgin adımlar atmazsa, yaptırım konusunda BM nezdinde karar vereceğiz. Bu konuda görüşmelerimizi sürdürmeye karar verdik" diye konuştu.

Merkel, "Elbette biz İran konusunda Nisan ayında yapacağımız görüşmeleri de değerlendirdik. Burada, ABD, Avrupa ve Türkiye ile birlikte oy verebilirsek, Almanya açısından çok mutlu oluruz" dedi.

Dış politika konularının yanı sıra ikili ilişkilerde de çok önemli hususlara değindiklerini belirten Merkel, iki ülke arasında kültürel işbirliği ve ekonomik ilişkiler konusunu da ele aldıklarını kaydetti.

ERMENİ İDDİALARI
"1915 olayları ve tarihi sorumluluk" üzerine konuşup konuşmadıklarını sorması üzerine Merkel, kendileri açısından önemli olanın Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkileri mümkün olduğunca iyi bir biçimde şekillendirmek olduğunu söyledi.

Merkel, Türkiye ile Ermenistan arasında diplomatik ilişkilerin kurulması yönündeki gelişmelerinde herkes açısından "çok olumlu bir adım" olacağını kaydetti.



Merkel daha sonra Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından kabul edilecek.

ALMAN LİSESİ'NE GİDECEK
Erdoğan'ın onuruna vereceği akşam yemeğine katılacak olan Merkel, Pazartesi akşamı İstanbul'a geçecek.

Ayasofya Camii ve Sultanahmet Camii'ni gezecek olan Merkel, daha sonra Alman Lisesini ziyaret ederek, öğrencilerle bir tartışma paneline katılacak.

Angela Merkel, Alman cemaatinin dini temsilcileriyle de görüşecek.

Almanya'nın Essen kentinin ve İstanbul'un 2010 Avrupa Kültür Başkenti olması sebebiyle verilecek konsere katılacak olan Merkel, yarın akşamı ülkesine dönecek.

Merkel'e ziyareti sırasında göç ve uyumdan sorumlu Devlet Bakanı Maria Böhmer ile çok sayıda Alman ve Türk işadamının da eşlik edecek.