Mersinli çiftçi Kemal Öncel, üç yıl önce Başbakan Erdoğan'ı protesto etmiş ve Erdoğan'dan "ananı da al git" karşılığını almıştı.

Mersin'de dün AK Parti'nin mitingi vardı ve kente Başbakan Tayyip Erdoğan geldi.

Miting öncesi Mezitli ilçesinde bir kahvehanede çay içen çiftçi Kemal Öncel, polisler tarafından gözaltına alındı. Karakolda 7 saat tutulan Öncel serbest bırakıldı.

Öncel, NTV'ye yaptığı açıklamada AK Parti Mersin Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mustafa Eyicioğlu'nun daha önce kendisine Başbakan Erdoğan'dan özür dilemesi için baskı yaptığını iddia etti.

Emniyet yetkilileri ise Öncel'in karakolda tutulmasının gözaltı sayılmayacağını, Öncel'in Başbakan'ın mitinginde eylem yapma olasılığına karş, kontrol altında tutulduğunu söyledi.

Başbakan'a hakaret ettiği iddiasıyla açılan davadan beraat eden çiftçi Kemal Öncel hakkında, başka eylemlerle ilgili açılmış altı dava sürüyor.

Yaşananları değerlendiren Ümit Kocasakal, bu durumun hürriyeti tahdit suçu olduğunu ve görevliler hakkında işlem yapılması gerektiği görüşünde;

Doç. Dr. Ümit Kocasakal (Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi):
BU HÜRRİYETİ TAHDİT SUÇUDUR

Ceza Muhakemesi Kanunu’nda bir insanın gözaltına alınmasının çeşitli şartları vardır. Hiç kimse ileride suç işleyeceği düşüncesiyle ya da kaygısıyla gözaltına alınamaz. Hatta mevzuatımızada doğrudan doğruya göz altına alma veya buna ilişkin bir karar yok, yakalama var. Yakalamanın olabilmesi için de bir kişiye bir suç isnat edilmiş olması ve bu sebeple ifadeye çağrılmış olması fakat gelmemiş olması gerekir. Ya da suç işlerken, suç üstü halinde bu kişiye yakalanaması gerekir. Bir de maalesef Polis Vazife Selahiyetleri Kanunu’nda yapılan değişiklikle, bir kişi polis kimlik sorduğunda kim olduğunu ortaya koyamıyorsa, o kişi kim olduuğu anlaşılana kadar gözaltına alınabiliyor. Bunlar dışında hiç bir sebeple kişi gözaltına alınamaz. Başbakan’ın mitinginde yine bir şey yapabilir diye bu kişini gözaltına alınması hukuka aykır bir gözaltına alma olduğu gibi, bunu uygulayanlar bakımından da görevi kötüye kullanma suçunu oluşturur.

Gözaltının şartları olmadığı halde bir kişinin gözaltına alınması, görevi kötüye kullama suçudur. Ama eğer bu kişi herhangi bir biçimde bir suç isnadı altında olmaksızın ya da bir suç işlerken rastlanmamış olduğu halde sırf bir mitinge katılamasın diye gözaltına alınmış, üstelik bununla ilgili de herhangi bir tutanak tutulmamış ise bu tipik bir hürriyeti tahdit suçudur.

Sonuçta yapılan bu fiil, hürriyeti tahdit suçunu oluşturuyor. 109. Madde uyarınca; bir yıldan beş yıla kadar hapis söz konusuyken bu iki yıldan on yıla kadar çıkıyor. Dolayısıyla bu öyle basit bir olay değildir.

SAVCI HAREKETE GEÇMELİ
Derhal bu kişiler hakkında soruşturma açılmalıdır. Burada şöyle bir durum var. Eğer soruşturma görevi ifa kapsamında açılacaksa soruşturmayı İçişleri Bakanlığı başlatacak ve savcının soruşturmaya devam edebilmesi için bir yargılamanın gerekliliği hususunda bir karar verilecek. Ama bana sorarsanız, burada memur için koruyucu bir zırh olan Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkındaki Kanun burada uygulanmaz çünkü burada yapılan memurun görevi sebebiyle değil. Yani, yapılanlar görevin ifası kapsamında değil bu nedenle bir suç duyurusu ya da savcının bunu haber alması ile birilikte savcının harekete geçmesi gerekiyor.

Bunun dışında, bu olaydaki kişi de Cumhuriyet Savcılığı’na giderek, suç duyurusunda bulunabilir. Ama zaten konuyla ilgili haberler çıktığı zaman da bu haberi duyan savcı da resen harekete geçmek durumundadır.