MHP'den taş atan çocuklara yeşil ışık

Bahçeli, "Bir çocuğun sırf taş attığı için yıllarca mahkum edilmesine ve adım adım terörist olmasına sıcak bakmayız. Ancak bir suç varsa karşılıksız kalmasına da destek veremeyiz” dedi.

16.03.2010 - 12:47

Partisinin grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin gündeminde taş atan çocuklar vardı.

Özellikle son yıllarda silahlı terör eylemlerine paralel olarak sokakları ve caddeleri de eylem alanı olarak seçen terör örgütünün ''sivil itaatsizlik'' adını verdiği ayaklanma ve taşkınlıklarda çocukları ve gençleri kullanmaya başladığını anlatan Bahçeli, şöyle konuştu:

''Sokak eylemlerinde çocukların kullanılmasında amaç cezaların çocuklar için hafifletici etkisinin olması, çocukları kamu vicdanında duygu sömürüsüne yol açması, aynı zamanda sokakların devlete meydan okumada adeta staj yeri olarak görülmesidir. Biz, elbette ki, hiçbir çocuğun her hangi bir suça karışmasını istemeyiz ve dilemeyiz. Böyle bir temenninin ve sürecin içinde de asla olmayacağız. Bir çocuğun sırf taş attığı için yıllarca mahkum edilmesine ve adım adım terörist olmasına da sıcak bakmayız.

Ancak kamuoyuna 'taş atan çocuklar' olarak yansıyan gündemi dikkate aldığımızda, varsa bir suçun veya kusurun da karşılıksız kalmasına destek veremeyiz. Bugün çocukken polise taş atanın, yarın büyüyünce Mehmetçiğe kurşun atmayacağından emin olacak bir çözüme, şayet ikna olursak, elbette ki yanında yer alacağız. Ne var ki, kamu vicdanını yaralayan bu vakıanın çözümünü sağlayalım derken, PKK güdümündeki aileler ile çocuklarına, polisi ve karakolu taşlama serbestliği verilmesine de göz yummayız.''

Eylemlerin yaygınlaşması halinde araçları yanan, evleri tahrip olan, dükkanları hasar gören veya kendileri bizzat mağdur olan vatandaşlara verecekleri hesabı mutlaka dikkate alacaklarını belirten Bahçeli, son derece hassas dengelere dayanan konunun, bütün yönleriyle incelenmesinde yarar olduğunu söyledi.

Devlet Bahçeli, sorunun sadece hukuki olmadığını, aynı zamanda adli, siyasi ve sosyal olduğuna dikkati çekerek, ''çocukları taş atmaya iten nedenlerin tespit edilmedikçe, bu yaştaki çocukları taşlamaya, patlayıcı atmaya veya ateşe vermeye sevk eden mihraklar engellenmedikçe, çocukların ailelerine sorumluluk verilmedikçe, okullarda özel ortamlarda eğitilmedikçe, aileleri iş ve aş sahibi yapmadıkça, milyonlarca çocuğun aklından bile geçmeyen saldırganlığı neden bu çocukların yaptığı kaynağından bulunmadıkça'' konunun çözülmesinin mümkün olmadığını savundu.

Bahçeli, ''Yoksa sadece kanun çıkararak bu sorunun ortadan kaldırılması söz konusu bile olmayacaktır. Taş atmak bir çocuk hakkı, çocukları sokaklara sürmek de insan hakkı değildir ve olmamalıdır. Partimiz, konuyu bu mecraya dönüştürecek hiçbir sözde tedbirin yanında yer almayacak ve destek vermeyecektir. Hükümetin Devlet Bakanı basına verdiği beyanatta, bu çocuklara 'taş atan değil, suça itilen ve istismar edilmiş çocuklar' olarak tanımlamasını talep etmiştir ve elbette ki doğrudur. Ne var ki yaptıkları suçsa ki öyledir, onları arkalarından bu suça itenler de cezasız kalacaksa bilinmelidir ki sorunun çözümü yanlış yerde aranmaktadır'' diye konuştu.

Nevruz Bayramı'nın acı ve talihsiz olayların yaşanmaması temennisinde bulunan Bahçeli, ''Dileriz ki, çocuklarımız ne suçlu olsunlar ne de suç işlesinler. Lider ülke Türkiye'nin mimarları olsunlar, iş sahibi aileleriyle huzur içinde, milletiyle gurur duyarak, al bayrağın gölgesinde, alın terleriyle, el emekleriyle, pırıl pırıl zekalarıyla bu topraklarda kardeşleriyle iftihar ederek yaşasınlar. En samimi temennimiz budur'' dedi.

DİYARBAKIRSPOR LİGDE KALMALI
Grup toplantısının ardından gazetecilerin Diyarbakırspor maçlarında çıkan olaylara ilişkin sorusunu da yanıtlayan Bahçeli, geçmişten bu yana özellikle futbol karşılaşmalarında takımlar ve şehirler arasında gerginlikler yaşandığına dikkati çekti.

Bahçeli şöyle konuştu:

''Ancak son Diyarbakır ve karşılaşma yaptığı takımlar arasındaki gerginlikler, spor anlayışının çok dışına taşınarak, bölücü faaliyetlerin tabana yayılması, gençlik üzerinde keskinleşmesi için bir provokatör olarak görülmelidir. Bu konuda başta açılımı yöneten İçişleri Bakanı, gerekli tedbirleri acilen almalı ama Diyarbakırspor  süper ligde bulunan bir takımdır. Orada kalması, bütün illerle maç yapması, ülke bütünlüğü açısından da karşılıklı sevgi ve saygının gelişmesi açısından da çok önemlidir. Diyarbakırlılar kendi takımlarına sahip çıksınlar, bölücü unsurun spora aktarılmasına mani olsunlar.''

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...