MICHAEL İÇİN BİR KAÇ SÖZÜM VAR..

Sabah 06:30..Kapitalist baronların esiri, daha çok daha çok para diyen, babasının, inançla materyalizmi birlikte kurgulaması, ailesinin ve belki para kazandırdığı binlerce insanın kölesi biri.

Haberler 23.10.2009 - 23:21

MICHAEL İÇİN BİR KAÇ SÖZÜM VAR..

Sabah saat 06:30. Binlerce düşünce var kafamda. Özellikle biri ağır basıyor. Çocukluğunu yaşayamamış, babası tarafından şiddet görmüş biri için. Ettiği danslar, vitiligo gibi varolan genetik bir hastalığını bile özgürce yaşayamamış biri için.

Sabah 06:30..Kapitalist baronların esiri, daha çok daha çok para diyen, babasının, inançla materyalizmi birlikte kurgulaması, ailesinin ve belki para kazandırdığı binlerce insanın kölesi biri. Evet sevgili arkadaşlar, beni ne sesi ne de yaptığı müzikler ilgilendirmiyor. Ancak çok derinden gelen bir haykırış ile yaşadığı hayatın yaratmış olduğu sıradışılık ile ilgimi çekiyor Yüzyılımızın pinokyosu; Michael Jackson’ ı karmaşık düşüncelerim arasına sığdırmaya çalışıyorum. .

Çocukça hayallerinin peşinden koşamadan, ne alması istenirse onu alabildiği bir çocukluk geçiren birinden bahsediyoruz. 15 yaşında ilk kız arkadaşı ile sinemaya gidip ergenlik tecrübeleri yaşayamayan, dünyayı istediği renkte boyayamadan büyüyen bir çocuktan bahsediyoruz. Hırslı babası sebebi ile 5 yaşında sahneye çıktı. 46 yıl bizleri eğlendirdi. Bir röportajında çocukları neden sevdiğini söylüyordu; “Ben hiç çocuk olmadım ki”. Bugün 40’lı yaşlarda olan, çocukluğunu onunla birlikte geride bırakmış pek çok kişinin gençliklerinde önemli bir mitti Micheal.

Yıllar önce, horoskopuna baktığımda Elvis Presley ile ne kadar benzediğni söylemeliyim horoskopunun. Hatta Richie Valens ile de. Obsesifti, panik atakları vardı. Sony Music ile yaptığı anlaşmanın hemen arkasından yüzünde vitiligo hastalığı başlayınca ve burnunun üzerinde büyük bir beyaz leke oluşunca, ailesi ve onun üzerinden para kazanan menejerleri çözümü sanki çamaşır suyuna sokar gibi rengini açmakta bulmuşlardı. Amerika için bir çeşit endüstriyel kazançtı. Biz gençler için ise zamanımızın pinokyosunun yaptığı danslar ve müzikler bir döneme damgasını vuruyordu.

Şimdi her şey daha net görünüyor. Kapitalist sistemin bir insanı nasıl yok ettiğini görüyoruz. Hep bana diyen kazanç sistemlerinin bir kurbanını daha veriyoruz. Oysa biliyor musunuz çocuklar ile ilgili kuruluşlara en çok yardım yapan, fakat bu sebepten dolayı da çocuk tacizcisi damgası yiyen de oydu. Belki çocukluğunda doya doya gidemediği hayvanat bahçeleri yerine, özel bir hayvanat bahçesi açarak mutlu olmaya çalışan, foklar ve greenpeace için maddi destekte bulunan ve biliyor musunuz yalnız olduğu pek çok yıl boyunca babasından dayak yiyen, ama hiç bir zaman “istediği kendisi” olamayan bir kişi idi. Şimdi camdan bir cenaze arabası ile son yolculuğuna gene pek çok insana para kazandırarak gidecek. Cenazesi kült olacak. Mozalesine milyonlarca dolar harcanacak. Öldüğü için eserlerinden yine birileri para kazanacak.

Ölümünden bir gün sonra NTV ‘ de yapılan özel programı seyrediyordum. Programa tuhaf ve balon olan, dönemimizin gençlerini etkilediğini söyleyen King Queen ( ıvır zıvır ) lakaplı müzik adamları olduğunu söyleyen tuhaf insanlar bağlanıyor. Bu arada bir başkası, “Kral öldü. Biz gangester rapçiler kralı seviyoruz.” diyordu. Queen olduğunu iddia eden bir kişi, -fabrika gıcırtılarından oluşan endüstriyel teknolojik müzik ilahesiymiş - “Michael öldü kalbimizde yaşayacak” derken, travestiliği ile ünlü kraliçelerden biri artık striptiz barlarda onun için ücretsiz geceler yapılacağından bahsediyordu. ( Oh my god !! ). Ya ben delirdim ya insanlar deli, ya da bilmediğim bir dünyanın şizofrenik varoluşu içindeyim.

Acaba Tolkien haklı mı ? Orta Dünya, Orc’lar, Elf’ler, İnsanlar.

Bir insan ölmüş, bir yaşam erken bitmiş kimin umurunda. Gangster müziği, striptiz kulüplerinde ücretsiz geceler, endüstriyel makine müziği, kendisini ilah zanneden tipler, işte kapitalizm bu.

Ey fani yolcu “Gideceğimiz yer kara topraktır”. Evrimcilerin bakışı ile uyuyacağımız yer çürüyeceğimiz toprağın altıdır. Pinokyo’nun hikayesini hatırlar mısınız ? Ruhunu arayan tahta bir bebekti pinokyo. Ordaki sembolizm etini kaybetmiş, hiç bir zaman gerçek bir çocuk olamamış bir çocuktu. Çoğumuz böyle değil miyiz ? Güle güle Micheal. Kazancının çoğunu çocuklara bağışladığın için teşekkürler. Yok olmakta olan hayvanları koruduğun için de , onca dayak yemene rağmen babanı kabul ettiğin için de. Kumar borçlarını ödediğin için de.

Olmayan ülkede; “Neverland” de sana huzurlu uykular..

Astrolog Oğuzhan Ceyhan
http://www.astrologyanalyst.com

Sayfa Yükleniyor...