lk silikon entegre devre ya da yaygın adıyla mikroçip 1961 yılının Nisan ayında patent almıştı.

Bir çok insan mikroçipin elektronik cihazların kabiliyetlerini büyük oranda arttıracağını ummuştu. Ama kimse böylesine büyük bir başarıyı beklemiyordu. Mikroçipler elektronik sinyalleri yükseltmek ya da değiştirmek için transistörlere başvuruyor.

1965'te Gordon E Moore bir çalışma yayınlayarak, iki yılda bir, çipin içindeki transistör sayısının ikiye katlanacağı tahmininde bulundu. Elektronik endüstrisi de bu eğilime sadık kaldı.

Giderek daha hızlı çalışmaya başlayan çipler teknolojik ve dijital devrimin motoru oldu. Ancak şimdi bu devrimin sonunun yaklaştığı kaygıları dile getiriliyor.

YOĞURT GİBİ BİLGİSAYAR
İngiltere'nin önde gelen çip tasarımcılarından Steve Furber mikroçipleri giderek daha küçük yapmanın ekonomik ve fiziksel açıdan imkansız hale geldiğine dikkat çekiyor.

Her teknolojinin bir sınırı olduğunu belirten Furber, mikroçipin de bu sınıra önümüzdeki 10 yıl içinde ulaşacağını söylüyor. Elektronik şirketleri bilgisayarlarımızı, müzik çalarlarımızı ve dijital kameralarımızı geliştirmenin yeni yollarını ararken yeni teknolojiler çok önemli hale geliyor.

Ancak eğer mikroçipin garip bir icat olduğunu düşünüyorsanız, onun yerini neyin alacağına ilişkin tahminleri duymadan karar vermeyin.

Gelecekbilimci Ian Pearson'a göre gelecekteki bilgisayarlar yoğurdu andıracak:

"İleride iletişim teknolojileri ile iç içe girecek alanlardan biri sentetik biyoloji olacak ve elektroniği bakterilerin içine saklamayı başaracağız."

"Bu bakteriler birbiri ile iletişim kurma yeteneğine sahip olacak ve içinde milyonlarca farklı çipin olduğu bir yoğurt çıkacak ortaya."