KONYA - Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Genel Başkanı Kemal Özer, geçtiğimiz hafta TBMM heyetinin ABD'ye, bu ülkenin Tarım Bakanlığı sponsorluğunda, ''GDO (Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar) ve Tohum Gezisi'' düzenlediğini belirtti.

Bu geziye TBMM üyeleriyle birlikte TÜBİTAK temsilcilerinin de katıldığını ifade eden Özer, bu seyahati, ''genetiği değiştirilen ürünlerin Türkiye'de satılmasının yasallaştırılmasına yönelik ikna gezisi olarak yorumlandığını'' öne sürdü.

Geziye katılan milletvekillerinin açıklamalarının gezinin gizli amacını ortaya koyduğunu iddia eden Özer, açıklamasında şunları kaydetti: ''Bu açıklamalar geziden toplumun endişe duyması ve Genetiği Değiştirilmiş Organizmalı ürünlerin zararlarını bilen çevrelerde tedirginliğe yol açması için yeterli nedendir. Dünyanın 'felaket' olarak nitelediği bir konuda, geziye katılan milletvekillerinin söylediği, ''Bilgilenme amacıyla gittik. Biyoteknoloji demek ille de kötü bir şey yapılacak demek değil. Gezide, Meclis'e gelmesi beklenen Biyogüvenlik Yasa Tasarısı ile ilgili oldukça faydalı bilgilere eriştik. Biz, ABD için çok iyi müşteriyiz. Pamuk, mısır ve yağlı tohumlarda ABD ihracatında ikinci sıradayız. Faydalı bir gezi oldu' şeklindeki ifadeler, 'ABD iknada başarılı mı oldu?' sorularını akla getiriyor. Tüm bu gerekçelerle, TBMM heyetinin ABD'ye yaptığı ziyaret oldukça düşündürücüdür.''

Özer, açıklamasını şöyle sürdürdü:''100 dolayında ülkenin tohum sektörü, genetiği değiştirilmiş tohumlar üreten ABD şirketlerinin eline geçmiş durumdadır. GDO, başta insan nesli olmak üzere tüm canlılar ve bitkilerin doğal yapısını bozan gıdaları kullanarak, ülkeleri ve insanları esir eden yeni bir teknolojidir. Genetiğin değiştirilmesi sayesinde insanlığın ortak mirası olan tohumlar, patentleştirilerek ABD ve İsrail'in veya bu ülkelere ait şirketlerin mülkiyetine terk edilmektedir. Teknoloji hangi seviyeye gelirse gelsin, insanoğlu ve birçok canlının yaşamı, toprağa, dolayısıyla tohuma bağlıdır. GDO'lu ürünlerin tüketilmesi, birçok gelişmiş ülkede de yasaktır. Çünkü insan sağlığına zararlıdır. Öyle anlaşılıyor ki sırada şimdi işi yasal hale getirme süreci var. TBMM'nin hiçbir değerli üyesi buna izin vermeyecektir.''