Kremna adındaki bir Sırp köyünde okuma yazma bilmeyen bir köylü olan Tarabich, 19. yy’ın sonlarında, ülkesinin geleceği hakkında bazı öngörülerde bulunmuştur. İlk olarak Kral ve Kraliçe’nin öldürüleceğini, onların yerine gelen Karageorgeviç’lerin de Türklere savaş açacağını, bu savaşa üç tane daha Hristiyan devletin dahil olacağını ve sınırların Lim nehrine kadar uzanacağını ifade etmiştir. Gerçekten de, 1903’de Alexandar ve Draga Obrenoviç suikaste kurban gitmiş, Petar Karageorgevich Sırbistan’ın yönetimini ele almıştır. 1912’de Osmanlı’ya açtığı savaşta, üç tane daha Hristiyan devletin (Yunanistan, Bulgaristan, Karadağ) desteği ile sınırlarını Lim nehrine kadar ilerletmiştir.

Bu savaştan sonra, çok fazla kan dökülecek Büyük Savaş’ın başlayacağını öngörmüştür. Nehrin ötesinden bir ordu geleceğini ama siyah bir ata binmiş zeki bir adamın idareyi ele alıp Sırbistan’ı düzlüğe çıkaracağını anlatmıştır. Bahsettiği büyük savaş 1. Dünya Savaşı’dır. Prens Ferdinand’ı öldüren Sırp milliyetçileri, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun gazabını Sırbistan üzerine çekmişlerdir. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ilk başta Sırplara karşı büyük üstünlük sağlamışsa da, siyah at üzerindeki zeki adam olan General Alexandar Mishich tarafından Drina Nehri’nin ötesine atılmışlardır. Almanya’nın Avusturya Macaristan İmparatorluğu’na verdiği destek nedeniyle tekrar yenilmişlerse de, çekildikleri yerlerde tekrar gruplaşıp, müttefiklerinin desteği ile ülkelerini ele geçirmişlerdir.

Tarabich, Büyük Savaş’tan sonra Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun dağılacağını ve Sırplar’ın “kuzeydeki kardeşleriyle” birlikte yaşayacağını, Sırbistan’ın da bir krallık kadar büyük olacağını, bir süre huzur içinde yaşadıktan sonra aralarına nifak ve kin gireceğini söylemiştir. Gerçekten de, 1918 yılında Avusturya-Macaristan İmp. Dağılmış ve Yugoslavya Krallığı kurulmuştur. Ancak, 1928’de, Sırp bir parlamenter, 3 Hırvat parlamenteri silahıyla öldürünce karışıklık çıkmış, askeri diktatörlük rejimi başlamıştır.

Diğer kehanetleri ise şöyledir:

“İlk başta Ruslar savaşa girmeyecek ama kötülük saçan ordunun saldırısına uğradıklarında karşılık verecekler. Rusya’nın yönetimi, bir kızıl çarın elinde olacak. Düşman, bu sırada birbirini yiyen Sırplar’a bakıp gülecek. Daha sonra alnında yıldız olan mavi gözlü bir adam çıkacak. Düşman onu her yerde arayacak ama bulamayacak. Her yerde alınlarında yıldız olan insanlar görülecek. Uzice’yi 73 gün ellerinde tutacaklar ama tutunamayacaklar. Ancak sonunda büyük bir ordu toplanacak ve Belgrad kurtarılacak. O [mavi gözlü adam], düşmanı Sırbistan’dan çıkaracak ve topraklarımız da her zamankinden daha geniş olacak. Rusya, denizlerin ötesindeki ülkelerle anlaşmalar yapacak ve bunlar kötülük saçan orduyu yenecekler. Köleleştirilen Avrupa halkları tekrar özgür kalacak.”

Tarabich’in bu kehanetleri de aynen gerçekleşmiştir. Mavi gözlü adam da, Alman ve İtalyanlar’a direnişi başlatan Komünist Parti’nin lideri Josip Broz Tito’dur. Uzice’yi 73 gün ellerinde tutan, alınlarında yıldız olan insanlar ise Partizanlardır.

Tarabich, Tito’nun Rusya’nın kukla devletlerinden birinin yöneticisi olmak istemediği için Stalin’le bağlarını koparacağını, Stalin’in ölümünden sonra Rusya’yla eskisi kadar sağlam olmayan yeni bağlantıların kurulacağını, Tito’nun ölümünü ve bundan sonra da Yugoslavya’nın dağılıncaya kadar bir “ortak başkanlık” sistemi ile idare edileceğini de öngörmüştür.

http://www.astrologyanalyst.com