Bilim insanları, Uzay’da akıllı varlıkların olup olmadığı sorusuna yanıt bulmak için arayışlarına devam ediyor. Yapılan araştırmalarda, Dünya’nın sahip olduğu biyolojik özelliklere göre karşılaştırma yapılıyor.

Araştırmacılar, Dünya’daki yaşamın 3.8 milyar yıldır var olduğu öngörülerek, dış gezegenlerdeki değşimi de bu zaman dilimine göre değerlendiriyor.

Astrophysical Journal dergisinde yayımlanan araştırmada yer alan Esther Sanroma, “Geride kalan 3.8 milyar yılda Dünya’nın görünümü fazlasıyla değişti. Gezegenimiz, diğer küçük ve kayalık gezegenşerin araştırılmasında bir kılavuz olacak” ifadesini kullanduı.

Arkeyan Çağı’nı temsil eden 3 milyar yıl önce, Dünya’nın mor bir bakteri tarafından kaplı olduğu düşünülüyor. Fotosentez özelliği bulunan ve kara ve denizleri kaplayan mikroorganizma, Dünya’nın bir zamanlar sahip olduğu basit yaşam formunu temsil ediyordu.

Sanroma’nın ekini, mikroorganizmanın Dünya genelindeki dağılımını gösteren modeller çıkararak, farklı iklim koşulları bulunan bölgelerdeki görünür ve yakın kızılötesi radyasyonun gezegenimizden nasıl yansıdığını belirledi. Günümüzde mor olan her yer, çöller, bitki örtüleri ve kayalık alanlarla yer değiştirdi.

‘MOR UZAYLI FORMLARI’
Dünay dışı gezegenlerde yaşam aranırken Dünya’nın geçmişteki görünümünü model alan araştırmacılar, gezegenimizin modern değil ancak mor haline yakın yabancı gök cisimleri bulabileceğmizi düşünüyor.

Discovery News’in haberine göre, tespit edilecek yaşam formlarının Dünyamızdaki gibi gelişmiş seviyede olma ihtimalinin düşük tutulması, mor renkli gezegene rastlama beklentisini yükseltiyor.

Gök bilimciler, 2011’de yaptıkları araştırmada özellikle çift yıldızlı sistemlerde ortaya çıkacak yaşam formlarının ‘mor renk’ teorisini destekleyeceğini öne sürmüştü.

Güneş benzeri yıldızların yüzde 25’inden fazlası ve kırmızı cücelerin en yaz yarısı çift yıldız sisteminde yer alıyor. Bu durum, birçok keşfedilmeyi bekleyen gezegende mor ötesi spektrumda hatta siyah bitki formlarının fotosentez yapıyor olabileceğini savunuyor.