Cumhurbaşkanlığı Sofrası’na konuk olan gazeteci Mustafa Armağan, "Sayın Abdullah Gül’ün gidip Erivan’da maç seyretmesi gibi olayların sayın Cumhurbaşkanımızın tasvip ettiği tavırlar olmadığı noktasında bir konuşma geçti" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Sofrası sona erdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan tarihçilerle birlikte Birinci Dünya Savaşı ve 1915 olaylarını masaya yatırdı.

Sofranın ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Armağan, "Sayın Abdullah Gül’ün gidip Erivan’da maç seyretmesi gibi olayların sayın Cumhurbaşkanımızın tasvip ettiği tavırlar olmadığı noktasında bir konuşma geçti. Böyle bir izlenim edindik. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Dolayısıyla orada yumuşak davranmaktan ziyade net olalım. Biz Ermeni düşmanı değiliz, biz Ermenileri her zaman kucak açmış devletiz. Dolayısıyla bugün bu meselenin çözülmesinde de bir adım atılması gerekiyorsa atalım ama bunun karşılığında da bu adım attığımız devletin bize de aynı şekilde adımla cevap vermesi sayesinde biz yine bir karşı adım atarak bu süreci olumlu noktaya taşıyabiliriz’ dedi" diye konuştu.

"GEREKİRSE ELÇİYİ GERİ ÇAĞIRACAK"

Armağan, “Rusya konusunda da Putin’in söylemine yönelik spesifik ifadesi oldu mu sayın Cumhurbaşkanı'nın bir de diplomatik ilişkilerin tekrar gözden geçirilmesine kadar bu konuda herhangi bir girişim olmuş mu?” diye sorulması üzerine ise şu cevabı verdi:

"Bu konuda bir görüşme yaptığını Putin’le, telefonla konuştuğunu ve üzüntülerini dile getirdiğini söyledi. Arkasından da Türkiye’nin gerekirse bu diplomatik ilişkilerini gözden geçireceğini yani büyükelçiliği gerekirse kaldırıp başkonsolosluk düzeyinde hatta gerekirse de maslahatgüzarı seviyesine kadar indirebileceğini söyledi. Yani burada Rusya ilişkilerimiz iyi, biz Putin’le iyi anlaşıyoruz ama böyle bir milli konuda bizim taviz vermemizin mümkün olmadığını dünyanın görebilmesi gerekiyor. Bu kadar ilişkilerimizin iyi olduğu bir ülkeye de karşı bile bu tavrı göstere bilmeliyiz şeklinde bir göstereceklerinden değil ama gerekirse bunu deneye biliriz gibi bir ifade kullandı."