Moskova Türk Kadınlar Organizasyonu (MTKO) tarafından düzenlenen anma törenine, Türkiye'nin Moskova Büyükelçisi Halil Akıncı, şair ve yazarlar Sunay Akın ve Akgün Akova ile Moskova'da yaşayan çok sayıda Türk vatandaşı katıldı.

Büyükelçi Akıncı, anma töreninde yaptığı konuşmada, Nazım Hikmet'in "Dört nala gelip uzak Asya'dan, Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan" şiirini örnek göstererek, "Bunda ne olabilir? Nazım Hikmet devlet tarafından ızdırap çektirilen, devlet tarafından, bastırılan ama eserleri bir türlü yok edilemeyen, öldürülemeyen şairlerimizden biridir" dedi.

Törene katılanlar daha sonra Nazım Hikmet'n mezarına karanfil bırakıp saygı duruşunda bulundu.

NAZIM HİKMET'İ ANMA GECESİ
Sosyal Hizmetler Araştırma Belgeleme Eğitim Vakfı (SABEV), geliri yüksek öğrenimde okuyan öğrencilere burs olarak verilmek üzere Nazım Hikmet'i anma gecesi düzenledi.

Geceye, Kültür ve Turizm Bakanı Günay ile eşi Gülten Günay, Avusturya'nın Ankara Büyükelçisi Heidemaria Gürer ve çok sayıda davetli katıldı.

Bakan Günay, açılışta yaptığı konuşmada, Nazım Hikmet'in ölümünün üzerinden 46 yıl geçtiğini belirtirken büyük şairlerin ölmediğini ve yaptıklarıyla insanlığın kalbinde saygıdeğer bir yer kazandıklarını söyledi.

Nazım Hikmet'in de bu vasfı hakkıyla kazandığını ve Türkçe'nin ''ses bayrağı'' olduğunu ifade eden Günay, büyük şaire Türk vatandaşlığının 5 Ocak 2009'da iade edildiğini, aynı günün kendi kızının da doğum günü olduğunu, bu nedenle çifte sevinç yaşadığını dile getirdi.

Günay, ''Umuyorum bu mütevazi karardan sonra ruhu rahat etmiştir. Nazım'ın ruhunun şimdiye kadar bunu yapmayanları bağışlamasını diliyorum'' diye konuştu.

Nazım'ın şiirleriyle tanıştığı yılları hatırlatan Günay, şairin ''Memleketim'' gibi şiirlerinden dizeler okudu.

Dünyanın birçok yerindeki kitapçıların vitrinlerinde Nazım Hikmet'in kitaplarına rastladığını kaydeden Günay, ''Nazım ülkemizde çok haksızlık gördü. Kurtuluş Savaşını yazmış olmasına rağmen İsmet Paşa döneminde 12 yıl hapiste kaldı. Onun en acıklı şiirleri vatan hasretiyle yazdığı şiirlerdir'' dedi.



Bakan Günay, Nazım Hikmet'in mezarının Türkiye'ye getirilmesi konusuna da değinerek, ''Türkiye Cumhuriyeti yasasında hiç bir engel kalmadı. Ailesinin istemesi halinde hepimiz hazırız. Ancak hayattaki oğlu bir talepte bulunmuyor. Nazım'ın orada bir kültür köprüsü oluşturduğunu düşünüyor. İçtenlikle söylüyorum, ailesinin teklif etmesi halinde, Anadolu'nun neresinde olursa hazırız, getirmeye'' diye konuştu.

Bakan Günay, konuşmasını Nazım Hikmet'in ''Bugün pazar... Bugün, beni ilk defa güneşe çıkardılar, Ve ben, ömrümde ilk defa gökyüzünün bu kadar benden uzak, bu kadar mavi, bu kadar geniş olduğuna şaşarak, kımıldamadan durdum, sonra, saygıyla toprağa oturdum, dayadım sırtımı duvara, bu anda; Ne düşmek dalgalara, Bu anda; Ne kavga ne hürriyet ne karım. Toprak, güneş ve ben... Bahtiyarım'' şiirini okuyarak ve ''Ruhunun bahtiyar olmasını tüm kalbimle diliyorum'' diyerek bitirdi.

SABEV Başkanı İlhan Tomanbay, bu yılın Nazım Hikmet adına mutlu bir yıl olduğunu, çünkü vatandaşlık hakkının 48 yıl sonra iade edildiğini söyledi.

Tomanbay, ''Bu revizyonun ustası, mimarı, değerli Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'a teşekkür ediyorum'' dedi.

Türkan Saylan'ın bıraktığı yerden devam etmeye ve öğrencilere burs vermeye karar verdiklerini anlatan Tomanbay, bir fon oluşturduklarını, bu etkinliğin de fonun ilk adımı olduğunu bildirdi.

Konuşmaların ardından Tomanbay, Bakan Günay'a plaket verdi.

Etkinlik kapsamında Rüştü Asyalı ve Mustafa Şerif Onaran da ''Bir destan şairi olarak Nazım Hikmet'' konulu şiir dinletisi sundu.

Video: Nazım'ın son yolculuğu