Neşet Ertaş ve Nil Karaibrahimgil arasında geçen haftalarda yaşanan polemikler son buldu. Kral FM'de 'Gezegen' Mehmet Akbay'ın programına konuk olan Neşet Ertaş ve Nil Karaibrahimgil arasında şu diyaloglar yaşandı:

SİZİ SEVEN HERKESTEN ÖZÜR DİLİYORUM
Nil Karaibrahimgil (Yayına bağlanarak):
Her şeyden önce Neşet Bey’le bu vasıtayla tanışmış olmak güzel bir şey. Her ne kadar yanlış saptırılmış bir şey de olsa... Ben ancak bu ülkede sizin sazınızla sözünüzle yapmış olduğunuz etkiyi başarmayı hayal edebilirim. Size çok büyük saygı duyuyorum ve bütün bu yanlış anlaşılmalar için sizden ve sizi seven herkesten özür diliyorum.

ANCAK SİZİN MİRASÇINIZ OLABİLİRİM
Asla kibirli bir insan değilim. Ancak sizin bir mirasçınız olabilirim. Zaten dün yanlış anlaşıldığımı düşündüğüm için oturup size bir mektup yazdım. Bunu paylaşmak isterseniz yarın bütün gazetelerden okuyabilirsiniz. Bunu bilerek medyayla paylaşmadım. Benim için önemli olan onun bilmesidir. Ama herhalde onlar da bunu paylaşmak istediler. İsterlerse yarın gezeteden alıp okuyabilirler. Bu mektup benim gönlümden sizin gönlünüze akan bir köprüdür.

GÜZEL BİR FIRSAT OLARAK GÖRÜYORUM
Bunu babama söylediğimde, bana; ''Senin babaannen hep Neşet Ertaş dinlerdi, evde hep Neşet Ertaş dinlenirdi, bütün plakları vardı'' dedi. Zaten amcam da Modern Folk Üçlüsü’nden. Yıllarca türküleri yorumladılar ve ben hep onları dinleyerek büyüdüm. Tabii ki bütün türkülerin kime ait olduğunu bilmiyorum ama kulağımda eminim ki doğduğumdan beri bu ezgiler çaldı. Bu ülkenin bir mirasçısı ve bu coğrafyada çalan böyle büyük bir aşığı tanımamak ancak benim bir eksikliğimdir. Ama bunu inanın çok güzel bir fırsat olarak görüyorum. Bundan yararlanmak isteyenler farkında olmadan büyük bir hayır yaptılar.

WEB SİTEMDE TÜRKÜLERİNİZE YER VERECEĞİM
Bir hafta boyunca kendi web sitemde sizin türkülerinize yer vereceğim. Ve böylece hem ben dinleyeceğim hem de benim siteye giren insanlar sizinle tanışmış olacaklar. Ben de eğer böyle bir şeye vesile olursam ne mutlu bana. Ellerinizden öpüyorum sizin.

GÖNÜL TAZELEMEK GİBİ BİR ŞEY
Ertaş:
Sizin gibi genç bir kızımızın benim gibi yetmişini aşmış bir sanatçıyla ilgilenmiş olması gönül tazelemek gibi bir şey. Türkülerimiz geleceğinize dair bir teminattır sizin için. Çünkü yalan söylemez türküler; doğru söyler. Ve doğrusu hiçbir zaman da kayıp olmaz. Müziğin dallları farklı farklı olabilir ama suyu aynıdır. Yolunuzda başarılar diliyorum. Geleceğinizin parlak olmasını diliyorum. Ve gözlerinizden öpüyorum.

ÇOK ŞANSLIYIM...
Karaibrahimgil:
Bu mektubu gerçekten Neşet Bey’e yazdım. Çünkü medya, her zaman insanları birbirine çarpıştırıp, o tantanadan kendine eğlence yaratmak ister. Ve bunu Neşet Ertaş’la yaşadığım için çok şanslıyım çünkü farkında olmadan çok güzel bir şeye vesile olduk. İnsanlar benim nasıl biri olduğumu bilsinler ama daha da önemlisi Neşet Ertaş’ın ve sevenlerinin kalbinin kırılmamasıydı.

UNUTULMASI GEREKEN BİR YAŞTAYIM
Ertaş:
Gönlümüze su serpilmiş gibi birşey oldu. Ben unutulması gereken bir yaştayım, 55 senedir aralıksız türküler verdim. Biri unutulsa, biri unutulmaz. Artık o unutulmamazlık dinleyicinin gönlüne kalmış. Bu kızımız da gönlümüze taze bir gül atmış oldu. Kendisine bunun için tekrar teşekkür ediyor, başarılar diliyor ve gözlerinden öpüyorum.

KENDİMİ TAKİPÇİNİZ OLARAK GÖRÜYORUM
Karaibrahimgil: Ben de kendimi bir nevi sizin takipçiniz olarak görüyorum. Çünkü ben de gitarımla şarkılar yazıyorum. Sizler bizim yolumuzu aydınlatmış, bu ülkede yıllardır çalan insanlarsınız. Babaannemi hiç görmedim ama babaannem hep dinlermiş, şimdi ben onu dinlediğimde babaannemin kulaklarından içeri geri gireceğim ve bu da benim için mirastır. Eğer dilerseniz bir araya gelmek isterim. Benim için gurur kaynağı olur.

Ertaş: Ben de sizi seviyorum, sevgiler sunuyorum. Benim dinlenme zamanım; kendimi dinlenmeye verdim, inanın program da almıyorum hiçbir yerde, konser de almıyorum. Bu ara dinlenmeye ihtiyacım var. Ama ileride zaman ne gösterir görmek lazım. Söz vermiş olmayayım ama umarım olur. Bu konunun da burada kapanmasını rica ediyorum.