BBC’de Osman İkiz imzasıyla yayımlanan haberde ‘Nobel’li Tomas Tranströmer’in Türkiye ile ilgili bağlantısı özetle şöyle anlatıldı:

“Tomas Tranströmer gezmek, dünyayı tanımak istiyordu. Türkiye de tanımak istediği ülkelerden biriydi. İsveç’te yaşayan Türk şair ve fotoğrafçı Lütfi Özkök’e telefon etti. Özkök, İsveç’te edebiyat çevresinde çok iyi tanınıyordu. Kahkahalarıyla ünlü Türk şairin evi İsveçli kalburüstü yazarların hafta sonlarında buluşma yeri haline gelmişti.

Tranströmer, telefon konuşmasından sonra Özkök’ün evine geldi. Uzun uzun sohbet ettiler. Özkök, İstanbul’da arkadaşları Oktay Rifat ile Melih Cevdet Anday’ı aramasını tavsiye etti. İsveçli genç şair denileni yaptı. Türk şairleri, İsveç’ten arkadaşlarının gönderdiği konuğa yakın ilgi gösterdiler. Gezdirdiler, akşam yemeklerine, evlerde düzenlenen partilere götürdüler. Tomas Tranströmer çok mutlu oldu. İstanbul’dan Bursa’ya geçti. Osmanlı’dan kalan tarihi yerleri gezdi. Oradan İzmir’e devam etti.

İSVEÇ’TE BAYRAM HAVASI
İsveç’e mutlu ve gezmekten yorgun düşmüş olarak döndü. Bu geziden ‘İzmir Saat 3’ şiiri çıktı. İsveç’e döndükten sonra o da Lütfi ve Anne-Marie Özkök’ün evinde toplanan gruba katıldı. Çok iyi piyano çalıyordu. Özkök de bazen ona kemanla eşlik ediyordu. Müzikli dakikaların dışındaki edebiyat sohbetlerine katılıyor ama ateşli politik tartışmalarda sessiz kalmayı tercih ediyordu.

Tranströmer’in ödülü kazanması İsveç’te bayram havası yarattı. Büyük şairin ödül almasına en çok sevinenlerden birinin de Lütfi Özkök olduğunu belirtmek gerek. Hafta sonlarında evinde toplanan yazarların, şairlerin çoğu bu dünyadan göç edip gitti. Tranströmer’in günlerdir gazetelerde yayımlanan Lütfi Özkök imzalı fotoğraflarıyla Lütfi Özkök’ün arşivinde portresi bulunan Nobel kazanmış yazarların sayısı da 37 oldu.”