Yusuf Yavuz'un Açık Gazete ve Oda Tv'de yayınlanan haberine göre, üç ayrı koruma statüsü bulunan Kaş'a bağlı antik Patara kentini de içine alan Gelemiş köyüne 400 villa yapılacak. Koruma imar planı çerçevesinde yapılacak olan villaların bir kısmının inşaatına başlandı. 07-12-2010, Salı 2008 yılında hazırlanan Patara Koruma Amaçlı İmar Planı'nda yapımına izin verilen kooperatif villaları bölgede tartışma yarattı. Mimarlar Odası Antalya Şube Başkanı Osman Aydın, uluslararası bir toplantı için Likya meclisinin restorasyonunun sürdüğü bölgeye ikinci konut yapımının yanlış olduğunu söylerken, Patara Muhtarı Arif Otlu, "Patara henüz bakir bir yer, bu kadarlık yapılaşmayı kaldırır" dedi.

Patara'da sekiz yıl planlama çalışmaları yapan Prof. Dr. Tunçer ise Patara'nın Side olma yolunda ilerlediğini söyledi.

Özel Çevre Koruma Bölgesi (ÖÇK) özelliğinin yanında hem doğal hem de arkeolojik sit alanı olarak üç ayrı koruma statüsü bulunan Patara, geçtiğimiz ay 34 Akdeniz ülkesini kapsayan uluslararası bir çalışmayla Önemli Doğa Alanı (ÖDA) ilan edilmişti. Patara'da bulunan ve dünyanın 'ilk demokratik meclisi' olduğu öne sürülen Likya Birliği Parlamentosu'nun (Bulevterion) restorasyon çalışmaları ise devam ediyor.

Patara ÖÇK içerisinde kalan ve Ova Beldesi sınırlarındaki alanda inşatına başlanan villaların, 2008 yılında onaylanan koruma imar planı çerçevesinde yapıldığını belirten Patara Muhtarı Arif Otlu, bölgenin 18 uygulamasının Mart ayında ihale edildiğini anımsatarak, "En kısa zamanda da 18 uygulamasının sonuçları askıya çıkarılacak. Belki de bir iki ay sonra köyde de inşaatlar ortaya çıkacak. Burada yapılan inşaatlar gayet yasal.Endişesi olanlar mutlaka olacak tabii ki. Ancak buradaki imar planı koruma amaçlı olduğu için yapılacak olan yapılar planın şartlarına, mevzuatlarına uygun olacak. 700 metrelik alana, 70 metrekarelik konutlar yapılacak" yanıtını veren Muhtar Otlu, kaç konut yapılacağıyla ilgili sorumuzu da, "fazla değil, 350-400 arasında. Daha önceden bu kooperetiflerin 1000 konut yapma durumu vardı, imar planına göre bu biraz düşürüldü" diye konuştu....

....Patara'nın bir önceki koruma amaçlı imar planını Kamutay Türkoğlu ile birlikte hazırlayan Şehir Yüksek Plancısı ve Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Tunçer ise Patara'daki kooperatiflere yapılaşma izni verilmesinin yanlış olduğunu belirterek, kazanılmış hak kavramının bu tür özel alanlarda geçerli olmadığını kaydetti. İnşaat izni verilen bölgede nekropol bulunduğunu ve 1. Derece Arekeolojik Sit Alanı olması gerektiğini söyleyen Tunçer, kooperatiflerin takas ya da kamulaştırma yoluyla başka alanlara nakledilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Sekiz yıl Patara'nın korunması için planlama çalışması yaptıklarını belirten Tunçer, 1997'de hazırladıkları plan raporları ve analizlerin, 1998 sonunda Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü'ne sunulduğunu ancak Kültür Bakanlığı'nın altı yıl süren uzun inceleme sürecinden sonra planı uygun bulduğunu anlattı. Tunçer, "bu dönem içinde Patara'da kaçak yapılaşmalar, yangınlar ve tahribatlar yaşandı. Plan biter bitmez de kooperatifler tarafından iptal davası açıldı" diye konuştu. 1996 ve 1997 yıllarında hazırlanan Patara Yönetim Planı'na da değinen Tunçer, bu planın uluslararası krediyle yapıldığını belirterek, "Patara'da halkın katılım toplantılarında bütün katılımcılar büyük bir coşku ile 'Pataranın bir Side olmaması için elimizden geleni yapacağımızı' söylemiştik. Ancak şimdi Patara'nın yeni bir Side olma yolunda büyük bir hızla ilerlediğini görüyor ve üzüntü duyuyorum. Türkiye tüm değerlerini yokederek kendini de yokediyor!" ifadelerini kullandı.

Mimarlar Odası Antalya Şube Başkanı Osman Aydın, Patara'nın önemine dikkat çekerek buradaki yapılaşmanın baskıyı arttıracağını kaydetti. Kooperatiflere ait arazilerin kamulaştırılması gerektiğinin altını çizen Aydın, "bir yandan dünyanın ilk meclisini restore ediyoruz bir yandan da ikinci konuta izin veriyoruz. Bırakın Patara'yı, hiç bir antik kente ikinci konut yapılmamalı" diye konuştu.

Kooperatiflere takas yoluyla eşdeğer arazi gösterilmesi yönündeki görüşleri de değerlendiren Aydın, "Türkiye'de bu tür takaslar doğru dürüst yapılamıyor. Ancak kamulaştırılabilirdi" dedi. Patara'ya yapılacak olan villaların Türkiye'nin en değerli villaları olacağına işaret eden Aydın, "kooperatif adı altında herkes villa sahibi olacak" dedi.

PATARA'NIN DOĞAL VE KÜLTÜREL ZENGİNLİĞİ

Patara Antik Dönemde Likya' nın Başkentidir. Korunması gerekli doğal ve kültürel değerlerin yoğunlaştığı Özel Çevre Koruma Bölgesi içinde (193 km²) yer almaktadır. Antik Kentin Nekropol Alanı ise, Gelemiş Köyü içinde yer almaktadır. Bölgede korunması gerekli en önemli kültürel değerler Pyndai ve, Xanthos Antik Yerleşimleri, Gemicik Adası, Tavas Tepesi'dir.

Doğal değerleri; Akdeniz'de Caretta Caretta türü kaplumbağaların yumurtlama yeri olan "Patara Kumsalı" ve bu kesimde alüvyonel birikintiyi sağlayan ve Kumul'un ortasından Akdeniz'e dökülen "Eşen Çayı" oluşturmaktadır. Düzlükler; doğuda günümüzde kısmen kurutulmuş bulunan "Ova Gölü" ile son bulmaktadır. Biyo-çeşitlilik bakımından da, Akdeniz fito-coğrafik bölgesi içinde yer alan Patara ÖÇKB bitki ve hayvan örtüsü ile, eko-sistem çeşitliliği yönünden önemli bir zenginlik içermektedir. Turizmin geliştiği Gelemiş Köyü dışında bölgenin temel geçim kaynağı tarımdır, hemen bütün kırsal yerleşimlerde örtü altı tarım yaygındır. Yamaç alanların 500 metre kotuna kadar kesimlerinin ana örtüsü zeytin, bu yükseltiden sonra, iğne yapraklı ormanlardır. Patara Antik Kenti'nin orta kesimlerinde Antik Dönem Limanı iken bataklığa dönüşmüş olan "Gelemiş Gölü", hem kent kalıntılarını hem de özel bir ekosistemi içermesi bakımından ayrı bir öneme sahiptir.