Ankara'ya gelen ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, temasları çerçevesinde Dışişleri Bakanı Ali Babacan ile bir araya geldi. Clinton ve Babacan, görüşmelerin ve çalışma yemeğinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

İlişkili Haberler


ABD Dışişleri Bakanı Clinton, Türkiye'ye yeniden geldiği için çok mutlu olduğunu söyleyerek, kalbinde Türkiye'nin çok özel bir yeri bulunduğunu bildirdi. Clinton, "Ülkelerimiz arası ilişkiler bir ittifak, ortaklık ve dostluk ilişkisidir. Zorlukları aşmak için omuz omuza durduk" diye konuştu.

Clinton, ABD Başkanı Barrack Obama'nın gelecek bir ay içinde Türkiye'yi ziyaret edeceğini bildirdi.

Babacan da Clinton'ı Ankara'da görmekten büyük memnuniyet duyduğunu söyleyerek, yeni ABD yönetiminin iş başına gelmesinden sonraki bu ilk üst düzey ziyaretin çok zamanlı olduğunu, çünkü iki ülke ilişkilerinin geniş bir gündeme sahip olduğunu kaydetti.

Türkiye-ABD ilişkilerini tanımlarken "dostluk, ortaklık ve müttefiklik" kavramlarının kullanıldığını belirten Babacan, görüşmelerde ikili ilişkileri değerlendirdiklerini söyleyerek, "Stratejik ortaklığımızı karşılıklı olarak teyit ettik" dedi.

Babacan, ABD ile Türkiye arasında pek çok alanda istişarelerin daha da derinleştirerek sürdürülmesi konusunda ortak anlayışlarının olduğunu bildirdi.

Bundan sonraki dönemde görüştükleri konuların hem alan olarak genişleyeceğini hem de bu konuları daha derinlemesine ele alma fırsatını bulacaklarını ifade eden Babacan, Türkiye ve ABD'nin, demokrasi, insan hakları, özgürlükler, hukukun üstünlüğü, serbest piyasa ekonomisi gibi aynı değerleri savunan ve bu değerleri dünyanın dört bir köşesine yaymak için çalışan iki ülke olduğunu belirtti. Babacan, bu konuda da bir vizyon birliklerinin bulunduğunu ve ortak hedeflerinin söz konusu olduğunu kaydetti.

3 yıl kadar önce Ortak Vizyon ve Yapılandırılmış Diyalog adlı bir belge üzerinde mutabık kaldıklarını hatırlatan Babacan, bugün de ortak yazılı açıklamalarının olduğunu bildirdi.

"Göreceksiniz ki daha yakın çalışarak çok farklı konularda çok daha iyi sonuçlara ulaşmamız mümkün olacak" diyen Babacan, Clinton ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri değerlendirdiklerini söyledi.

Siyasi, ekonomik, kültürel konuları değerlendirdiklerini, eğitim alanında bundan sonra neler yapabileceklerini ele aldıklarını aktaran Babacan, Orta Doğu barışı ve bu kapsamda İsrail-Filistin, İsrail-Suriye ve İsrail-Lübnan ilişkilerini, Irak ve Afganistan'daki gelişmeleri masaya yatırdıklarını kaydetti.

Balkanlar, Kafkaslar'daki gelişmeler, Kıbrıs, Türkiye-AB ilişkileri, enerji, enerji alanında ikili işbirliğini konuştuklarını söyleyen Babacan, teröre karşı mücadeledeki iyi giden işbirliklerini bundan sonra da aynı kararlılıkla ve güçle devam ettirecekleri konusunu karşılıklı teyit ettiklerini vurguladı.

Babacan, Afrika, Kuzey Kore gibi konuları da kısaca değerlendirme imkanı bulduklarını belirtti.

Babacan, Clinton'a hitaben, "Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin bir bakıma bundan sonraki dönemde her ülke için ne kadar önemli olduğunu teyit ettiğimiz bu görüşmeler için Türkiye'ye gelmesinden ötürü kendisine teşekkür ediyorum" diye konuştu.



Babacan ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında Clinton, Türkiye'de gördüğü güzel misafirperverlik için teşekkür ederek, eşi Bill Clinton ile birlikte 1999'da Türkiye'ye yaptıkları ziyaretin kendileri için çok özel olduğunu söyledi.

Clinton, bu ziyaretlerinin acı deprem felaketinden sonra yapıldığını hatırlatarak, Türk halkının o zamanki cesareti, insanlığı ve yaşama bağlılığını hiç unutmadıklarını kaydetti.

İki ülke arasındaki ilişkinin bir ittifak, ortaklık ve dostluk ilişkisi olduğunu, ortak zorlukları aşabilmek için omuz omuza durduklarını vurgulayan Clinton, demokrasi, laik anayasa, dini özgürlükler, serbest piyasa ve küresel sorumluluk duygularını paylaştıklarını belirtti.

"Biliyorum ki Başkan Barack Obama ve ben, aramızdaki bağları güçlendirmek için sizlerle birlikte çalışacağız ve bu yolda daha da fazla fırsatlar yaratacağız" diyen Clinton, açıklamasında, Türkiye'nin Afganistan'ın istikrarına katkılarına değindi. Clinton, 2003 yılında Afganistan'a gittiğinde bir Türk subayının kendisini karşıladığını anlatarak, Türk askerlerinin cesareti ve fedakarlığı için müteşekkir olduklarını ifade etti. Türkiye'nin, Irak ekonomisi ve demokrasisinin yeniden yapılandırılması konusunda, özellikle kuzey Irak'ta yatırım ve ticaretin canlandırılmasında oynadığı önemli role atıfta bulunan Clinton, bugünkü görüşmelerinde Irak ve Afganistan'ın yanı sıra "ortak düşmanları" PKK ile mücadele konusuna değindiklerini aktardı.

Clinton, Orta Doğu'da iki devletli kapsamlı çözüm konusuna da değindiklerini söyledi.

Obama yönetiminin Türkiye'nin AB katılım sürecine desteğini yineleyen Clinton, ABD'nin, bunun Türkiye, Avrupa ve Atlantik ötesine ortaklıklarını güçlendireceğine inandığını ifade etti.

KIBRIS'TA ÇÖZÜMÜ DESTEKLİYORUZ
Kıbrıs meselesinin çözümü konusunda yapılan görüşmeleri desteklediklerini belirten Clinton, adanın iki bölgeli, iki toplumlu federasyon olarak birleşmesi konusundaki desteklerinin devam ettiğini kaydetti.

Clinton, bugünkü ortak açıklamayla, Türkiye-ABD ittifakının yeniden canlandırılmasına bağlılıklarını ifade ettiklerini belirtti. Konuşmasının sonunda iki açıklamasının olduğunu bildiren Clinton, bunlardan birincisi olarak, Genç Türkiye Genç Amerika girişimi oluşturacaklarını, böylece genç liderlerin Türkiye'de ve ABD'de çeşitli girişimler geliştirerek, sadece kendi hayatları üzerinde değil, her iki halkın da hayatlarını olumlu şekilde etkilemek ve daha iyi gelecek inşa etmeleri çalışmalarına katkıda bulunabileceklerini söyledi.

Clinton, ABD Başkanı Obama'nın da, kendisinden kişisel bir mesaj iletmesini istediğini belirterek, Obama'nın mesajında Türkiye ile dostluklarına verdikleri değeri ifade ettiğini bildirdi.

Obama'nın 1 ay içinde Türkiye'yi ziyaret edeceğini açıklayan Clinton, ziyaretin tarihinin henüz belli olmadığını, Türk hükümetiyle uygun bir tarih üzerinde çalıştıklarını kaydetti.

Clinton, ülkesine döndüğü zaman Obama'ya, Türkiye'ye geldiği zaman sıcak bir karşılama bekleyebileceğini ifade edeceğini söyleyerek, Türkiye'de her zaman dostluk bulduğunu sözlerine ekledi.

Dışişleri Bakanı Ali Babacan ile düzenlediği ortak basın toplantısında, bir soru üzerine, ziyaretin planlama safhalarının çok daha başlarında olduklarını, henüz tarihlerin kesinleşmediğini, ziyaretin ayrıntıları belli olduğunda bunu duyuracaklarını belirtti.

Bir gazetecinin, Obama'nın, yönetime gelmesinin ilk 100 günü zarfında bir Müslüman ülkenin başkentinden Müslüman dünyasına hitap etme planına dikkati çekerek, bu ülkenin Türkiye olup olmadığını sorması üzerine, "Hayır" yanıtını veren Clinton, bu ülkenin neresi olacağı konusundaki çalışmaların devam ettiğini bildirdi.



ABD'nin Suriye'ye yeniden büyükelçi göndermeyi düşünüp düşünmediğinin sorulması üzerine Clinton, ABD hükümetinin iki temsilcisinin şu anda Şam'da Suriyelilerle görüşmeler yaptığını söyledi.

Bu konuda bir sonraki adımlarının ne olacağına dair henüz kararların alınmadığını ifade eden Clinton, temsilcilerden haber beklediklerini, istişarelerinin devam edeceğini kaydetti.

Clinton, Suriye-İsrail dolaylı barış görüşmelerine ilişkin bir soru üzerine de, bugünkü görüşmelerinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Babacan'a, Türkiye'nin Suriye ve İsrail'i bir araya getirme konusunda oynadığı liderlik rolü için müteşekkir olduklarını ilettiğini bildirdi.

ABD'nin kapsamlı bir barışı, İsrail'in güvenlik ve barış içinde Filistinlilerle birlikte yaşadığı ve Filistinlilerin kendi devletlerinin olduğu bir çözümü ve Suriye de dahil olmak üzere İsrail'in tüm Arap komşularıyla barış içinde yaşadığı bir çözümü desteklediğini söyleyen Clinton, bu çerçevede Türkiye ile ilerleyen süreçte çok yakın istişare içinde olacaklarını kaydetti.

Babacan da, aynı soruya cevabında, Gazze'deki gelişmelerin bu görüşmelerin devam etmesini imkansız hale getirdiğini ve süreci askıya aldıklarını o zaman açıkladıklarını hatırlatarak, "Çünkü barış sürecinde hatlardan bir tanesinde görüşmeler varken, bir diğer hatta savaş olamaz, bunu aynı anda düşünmek mümkün değil" dedi.

GAZZE'DE ATEŞKES KALICI HALE GELMELİ
Gazze'deki durumun bundan sonra nasıl seyredeceğinin önemli olduğunu, ateşkesin bir an önce kalıcı hale gelmesini önemsediklerini vurgulayan Babacan, şöyle devam etti:

"Ne zaman şartlar hazır olur, ne zaman hem Suriye hem İsrail, 'biz bu görüşmeleri tekrar başlatmak istiyoruz' derler, işte o zaman Türkiye bu sürece katkı vermeye hazır olacaktır. Ancak bu her iki taraftan gelecek talep üzerine olacaktır. Biz bu Gazze olaylarından önce nasıl güçlü bir iradeyle ve başarılı şekilde bu süreci sürdürdüysek bundan sonraki dönemde de her iki ülke ne zaman hazır hissederse ve her iki ülkeden ne zaman bize talep gelirse biz bu süreci s��rdürmeye hazırız. Ancak bu sürece uluslararası toplumun desteği de çok önemli. ABD baştan bu yana bu sürece çok destek veren bir ülke olmuştur."

Clinton, ABD'nin Irak'tan çekilme planlarında Türkiye güzergahını kullanmayı isteyip istemediğinin sorulması üzerine, şu anda Irak'tan askerlerin çekilmesi sürecinin dair planın ilk aşamalarında olduklarına dikkati çekti.

Başkan Obama'nın planın genel çerçevesini sunduğunu, ancak askerlerin ne zaman ve nasıl çekilecekleri konusunda yapılması gereken çok daha fazla şey olduğunu söyleyen Clinton, bu konuyu ele alırken NATO müttefiki Türkiye ile çok yakın istişarelerinin olacağını sözlerine ekledi.

Babacan da, bunun epeydir teknik seviyede konuşulan bir konu olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Bu konuyu ABD ile yakın istişare içinde değerlendireceğiz, ama genel anlamda olumlu baktığımız bir konu. Kuşkusuz bunun zamanlaması, ne tür malzeme geçecek, ne zaman olacak, kapsamı nedir, bunların hepsini konuşacağız. Bizim açımızdan olağanüstü sakıncalı bir yönünü görmezsek bu konuda işbirliğini biz yaparız. Ama işin daha çok başındayız, detaylarının görüşülmesi gerekecek. Önce kendi hazırlıklarını yapmaları gerekecek, bizden talepleri ne olacak, karşılıklı bunların müzakeresi olacaktır, ama genel anlamda biz bu konuda destek vermek isteriz."