Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile ABD Başkanı Barack Obama, Çankaya Köşkü'ndeki görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenlediler.

İlişkili Haberler


Gül, konuşmasına ABD Başkanı Obama'yı Türkiye'de misafir etmekten duyulan memnuniyeti dile getirerek başladı.

Obama ile görüşmelerinin NATO'nun 60. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Fransa'nın Strazburg kentinde gerçekleştirilen toplantı çerçevesinde başladığının söylenebileceğini dile getiren Gül, ''Orada başladığımız görüşmelere bugün hem heyetler arası yaptığımız toplantıda, hem yemekte devam ettik. Gayet faydalı oldu'' dedi.

İtalya'da bugün meydana gelen depremi Obama ile birlikte öğrendiklerini ifade eden Gül, hayatını kaybedenlere baş sağlığı dilediklerini, İtalyan halkının üzüntülerini paylaştıklarını söyledi.

GÜL: ÇOK FAYDALI BİR ZİYARET
Gül, şöyle konuştu:

''Obama'nın Başkan seçildikten sonra deniz aşırı ilk ziyaretini Türkiye'ye yapmasını çok büyük bir takdirle karşılıyoruz. Kendisine çok teşekkür ederiz. Bundan hem biz hem Türk halkı gerçekten büyük bir onur duymuştur.

Ayrıca ilişkilerimizin stratejik boyutunu bir kez daha gözden geçirdik. Her ne kadar ilişkilerimiz daha çok askeri, siyasi temelde gözüküyorsa da ilişkilerimizin ekonomik boyutunu çok daha ileri düzeye taşımak istiyoruz. İlişkilerimizin teknolojiye yatırımlar konusunda da daha gelişmesini özellikle destekleyeceğiz. Bu konular da ikili ilişkilerimizde önem verdiğimiz meselelerdir.

Türk-Amerikan meselelerine baktığımızda, ABD bir süper güç olarak dünyanın birçok olaylarıyla ilgilenmek zorunda ve ilgileniyor. Türkiye de bölgesinde önemli bir müktesebatı olan bir ülke olarak birçok konuyla ilgileniyor. Bu konuları iki ayrı kağıda koyduğumuzda bunların çok büyük bir benzerlik gösterdiğini görüyoruz. Memnuniyetle ifade edebilirim ki bu konularda Türkiye ve ABD büyük bir anlayış içerisinde çalışmaktadır.

Tabii ki terörle mücadele her iki ülkenin de en önemli konularından birisidir. Bu konuda şimdiye kadar yaptığımız işbirliğini daha güçlü bir şekilde ileri taşıyacağız. Birçok coğrafyada, Afganistan'dan, Kafkaslar'dan, Balkanlar'dan, Orta Doğu'ya kadar birçok konuda elbirliği içerisinde, yakın bir çalışma içerisinde olma kararlılığındayız.

Sayın Başkan'ın Türkiye'nin AB ile ilişkilerine gösterdiği yakın ilgiden dolayı müteşekkiriz. Kendisine tekrar çok teşekkür ediyoruz. Bu ziyaretin çok faydalı olduğu kanaatindeyim. Kendisine tekrar hoş geldiniz diyorum ve başarılar diliyorum.''

"TÜRKİYE DÜNYA İÇİN ÖNEMLİ"
İtalya'daki depremle ilgili Obama da, hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı diledi. Obama, mümkün olan en kısa zamanda yardım ekiplerinin bölgeye ulaşmasını ümit ettiklerini kaydetti.

Obama, Gül ve ekibine müteşekkir olduğunu belirtirken, Türk halkına da gösterdiği misafirperverlik için teşekkür etti. Bir haftadır Avrupa'da seyahat ettiğini anımsatan Obama, "Bu seyahati Türkiye'de bitirmek isteyerek söylemek istediğiniz bir şeyler mi var?" diye kendisine sorulduğunu, bu soruya "Evet" yanıtını verdiğini söyledi.

Obama, "Burada, Türkiye'nin önemini vurgulamak istiyorum. Sadece ABD açısından değil, Türkiye'nin dünya açısından olan önemini vurgulamak istiyorum" dedi.

Türkiye'nin Batı ve Doğu'nun kesişme noktasında olduğunu ifade eden Obama, Türkiye'nin son derece sıradışı ve zengin mirasa sahip bir ülke olduğunu kaydetti.

Obama, Türkiye'nin aynı zamanda söz konusu eski medeniyetlerle, yeni ulus devletlerin birlikte barındığı, hukukun üstünlüğüne saygı gösteren, demokrasiye önem veren, canlı ekonomiye sahip bir ülke olduğunu belirtti.

NATO üyesi Türkiye'nin, çoğunluğu Müslüman olan, bu anlamda özgün bir yere sahip bir ülke olduğunun altını çizen Obama, bunların da bölgesel ve stratejik anlamda son derece önemli özellikler olduğunu ifade etti.

"BİRLİKTE ÇALIŞMAMIZ BENİ HEYECANLANDIRIYOR"
Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisini etkilediğini ifade eden Obama, "Bunların sonucu olarak birlikte çalışmamız ve bunun getirecekleri beni heyecanlandırıyor" diye konuştu.

Gül ile pek çok konuyu değerlendirdiklerini belirten Obama, Türkiye'nin Afganistan'da yaptığı çabaları ele aldıklarını kaydetti.

Stratejik olarak belli noktalara değindiklerini söyleyen Obama, "İleriye yönelik neler yapabileceğimizi, ne perspektifte davranmamız gerektiğini, Türkiye'nin bu kapsamda sağlayabileceği katkıları ele aldık" dedi.

Irak'ta sağlanan gelişmeleri görüştüklerini kaydeden Obama, bu gelişmelerin nasıl devam ettirilebileceğini, ABD'nin Irak'tan çekilirken neler yapılabileceğini konuştuklarını belirtti.

Obama, görüşülen konularda ortak bir görüşe sahip olmanın ve bunun gereğinin altının çizildiğini kaydetti.

Obama, ayrıca nükleer konusuna da değindiklerini ve sadece bu bölgede değil dünya genelinde yaşanan sorunları ele aldıklarını belirtti.

Görüşmede ticaret ve iş dünyasıyla ilgili de konuştuklarını söyleyen Obama, iki ülke ilişkilerinin sadece askeri konularla sınırlı olmadığını, ekonomik alanda da yapılacak şeylerin bulunduğunu ifade etti.

Obama, "İletişim kanalları iki ülke arasında giderek iyileşecek, çünkü bunun hem Türkiye hem ABD için iyi olacağını düşünüyorum" dedi.

Ele alınan konular arasında geniş kapsamıyla terörizmin de bulunduğunu belirten Obama, bu kapsamda ABD'nin Türkiye'ye verdiği desteği tekrar dile getirdiğini ve bundan sonra Türkiye'nin karşı karşıya kalabileceği terör tehdidine karşı destek vermeyi sürdüreceklerini söylediğini bildirdi.

Son derece verimli bir toplantı gerçekleştiğini söyleyen Obama, şöyle konuştu:

"Sadece ikili ilişkilerimizi geliştirerek değil, birlikte çalışarak Batı ve Müslüman dünyası arasında birleşmeyi sağlayacak, bizi daha fazla refaha ve güvenliğe götürecek pek çok strateji şekillenebilir. ABD bu kapsamdaki ortaklığı önümüzdeki yıllarda da sürdürmeyi istiyor."

Obama Ermeni iddialarıyla ilgili görüşlerini değiştirip değiştirmediğine dair soruyu şöyle yanıtladı: "Görüşüm değişmedi. Cumhurbaşkanı Gül'ün liderliğinde, Ermenistan ve Türkiye arasındaki konuların çözümü için müzakerelerin yürütüldüğünü görmek bize cesaret veriyor.

Bütün dünya bu konuyu çözüme ulaştırmaya çalışırken Türkiye'yi cesaretlendirmeli ve mümkün olduğunca yapıcı bir tutum sergilemeli. Bu konularda ileriye giden yolun çabuk olması sağlanmalı. Ben de bu sürecin çabuk ilerlediğini düşünüyorum. Ben de ABD Başkanı olarak yakın gelecekte yapılacak açıklamalara yönelik bir şey söylemek istemiyorum ama en önemlisi Türkiye ve Ermenilerin, nihayetinde aynı noktaya gelmeleridir."

Gül de ABD'li bir gazetecinin sorduğu bu soruya Obama'nın verdiği yanıtın ardından sözü alarak şunları söyledi:

''Bu konu tabii çok tartışılan bir konu, ama bu konu hukuki ve siyasi bir konu değil. Bu bir tarihi olaydır. 1915 yılında yaşanmış, 1. Dünya Harbi şartlarında gerçekleşmiş. O günkü şartlarda dört cephede o günkü Osmanlı İmparatorluğu çarpışırken, maalesef kendi ülkesi içerisindeki bazı vatandaşları bazı ülkeler tarafından çok provoke edilmiş, sonunda birçok iç çatışmalar olmuş, birçokları hayatını kaybetmiş... Hayatını kaybeden herkesin tabii ki acısını paylaşıyoruz. Ama unutmayın ki Türkler, Müslüman nüfus da çok büyük bir kayba uğramıştır aynı zamanda. Yine o dönemlerde ta Balkanlar'dan, Kafkaslar'dan milyonlarca Müslüman Türk nüfus yerlerinden olmaya mecbur edilmiş ve Türkiye'ye gelirken çok büyük kayıplar olmuştur. Dolayısıyla bütün bunlar o zamanın, o kargaşa ortamı içerisinde yaşanan olaylardır. Ama Türkiye Cumhuriyeti, modern cumhuriyet kurulunca yeni nesilleri nefret duygusuyla beslememek için bunları dünyada büyük olay yapmamıştır. Ama daha sonra maalesef siyasi amaçlı olarak bu konular dünyada özellikle diasporanın kendi kimliğini koruması amacıyla çok gündeme getirilmiştir.''

Durum bu noktaya gelince Türkiye'nin tarihçilerinin, bu işin uzmanların bir araya gelerek konuyu çözmeleri yönünde teklifte bulunduğunu hatırlatan Gül, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Biz hazırız yüzleşmeye. Buna siyasetçiler, buna hukukçular karar veremez ki. Yani ne zaman oldu, ne oldu, nasıl oldu, hangi şartlar altında kim daha çok kaybetti... Kim haklı, kim haksız... Buna bir parlamenter, bir siyasetçi nasıl karar verecek bilmeden işin içini? Onun için 'Gelin o zaman' dedik, 'Ortak bir tarih komisyonu kurulsun ve komisyon neye karar verirse buna razıyız.' Biz bunun için Türkiye'nin bütün arşivlerini sonuna kadar açtık ve bu arşivlere Ermeniler de dahil olmak üzere, herkesi çağırdık. Bir adım daha atıp, şunu söyledik: 'Buna eğer herhangi bir ülke, mesela ABD olabilir, Fransa olabilir, çok ilgi gösteriyorsa, bu ortak tarih komisyonuna onlar da girebilirler ve neticeye hazırız...' Bunun ötesinde Türkiye olarak bölgemizde herkesle iyi ilişkiler içinde olmayı çok arzu ediyoruz. Ermenistan'la maalesef ilişkilerimiz bu anlamda çok yoktu. Her ne kadar birçok Ermenistan vatandaşı, neredeyse 70 binin üzerinde Türkiye'de çalışıyor, kazanıyor ve birikimlerini ailelerine gönderiyorsa, uçak seferleri varsa bile, kültürel faaliyetler varsa bile diğer ilişkilerimiz yoktu. Bütün bunları normalleştirmek için de Sayın Başkan'ın biraz önce söylediği gibi görüşmeler başladı. Bu görüşmelerin en iyi şekilde neticelenmesini arzu ediyoruz. Şüphesiz ki Kafkaslar'da yeni bir durum var. Geçen sene potansiyel olayların nasıl sıcak olaylara dönüştüğünü hep beraber gördük. Onun için bu süre içerisinde hep beraber Kafkaslar'daki bütün problemleri çözelim. Özellikle Ermenistan'la Azerbaycan arasındaki konuları halledelim, hep beraber. Bunlar hep çözülsün ve bu bölgede büyük bir işbirliği alanı ortaya çıksın diye çok iyi niyetli çalışmalarımız var. İnanıyorum ki bunlar neticeye ulaşınca birçok mesele hallolacak.''

Obama, kendi döneminde Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerde ne gibi farklılıklar olabileceği yönündeki soru üzerine, 2003'ten başlayarak birtakım sorunlara rağmen iki ülke arasında giderek artan istikrarlı bir iyileşme olduğunu belirtti.

Şimdiye kadar hiçbir şekilde Türkiye-ABD ilişkilerinin kötüleştiğini ve iki ülkenin dost ve müttefik olmaktan geri durduğunu düşünmediğini kaydeden Obama, "Benim yapmak istediğim temeli zaten sağlam olan bu zeminin üzerinde ikili ilişkileri ilerletmektir" dedi.

Terörle mücadele konusunda ise PKK'nın ABD'nin de terör listesinde olduğunu açıkça ifade ettiğini vurgulayan Obama, iki ülkenin de NATO üyesi olduğunu ve bu konuda rahat olduklarını kaydetti.

Terörle mücadele konusunda gereken desteği vereceklerini yineleyen Obama, bu konudaki işbirliğinin meyvelerinin son yıllarda görüldüğünü söyledi. Saldırıların azaldığına işaret eden Obama, "Bu desteği vermeyi sürdüreceğiz" diye konuştu.

Görüşmelerde bu konuda daha fazla desteğin nasıl verilebileceğini de ele aldıklarını belirten Obama, "Terörizmin hiçbir şekilde kabul edilemeyeceği konusunda hemfikiriz" dedi.

Bu aşamada daha güçlü ABD-Türkiye ilişkilerinin kurulmasının, bu ilişkilerin bir model ortaklık oluşturmasıyla mümkün olabileceğini ifade eden Obama, bu modelle baskın olarak Hıristiyan bir ulusla, çoğunluğu Müslüman olan Batılı bir ülkenin bir araya gelerek, Avrupa ile Asya arasında bulunan Türkiye ile ABD'nin birlikte, modern, uluslararası bir camia oluşturabileceğini söyledi.

Bunun güvenli, saygın ve refah içinde görülen, kültürler arası gerilimlerin olmadığı bir ortaklık olacağını belirten Obama, ABD ve Türkiye'nin benzer değerlerle kurulduğunu ifade etti.

Obama, Batı ve Doğu olarak birlikte hareket edilebilirse dünyaya doğru bir mesaj verileceğini, bunun da son derece sıradışı bir etkisi olabileceğini düşündüğünü belirtti.

Obama, bu ortaklığı önümüzdeki günlerde görmeyi dört gözle beklediğini sözlerine ekledi.

GÖRÜŞMEDEN NOTLAR
Cumhurbaşkanı Gül ile ABD Başkanı Obama'nın 35 dakika sürmesi öngörülen görüşmesi, 1 saat 20 dakika sürdü. Görüşmeye Türkiye tarafından Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Ertuğrul Apakan, Başbakanlık Başdanışmanı Ahmet Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Gül'ün Dışişleri Başdanışmanı Gürcan Türkoğlu ve Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Nabi Şensoy'un katıldığı öğrenildi.

Gül'ün Obama'ya verdiği çalışma yemeğinde konuklara, vişneli yaprak sarması, peynirli su böreği ve içli köfte, tavada pişirilmiş lagos, deniz börülcesi, enginarlı mantı, fıstıklı baklava, Kayseri yöresine ait Nevzine tatlısı ile kaymaklı ayva tatlısı ikram edildi. Yemekte, beyaz ve kırmızı şarabın yanı sıra kahve ve çay servisi de yapıldı.

Cumhurbaşkanı Gül, ABD Başkanı Obama'nın Çankaya Köşkü'ndeki programına ilişkin fotoğraflardan oluşan Cumhurbaşkanlığı fotoğraf servisinin hazırladığı albümü Obama'ya hediye etti.

Albümü inceleyen Obama, ortak basın toplantısına ilişkin fotoğrafları görünce, bunların kısa sürede yetiştirilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Obama'nın ''Kısa sürede bunu nasıl yetiştirdiniz, nasıl bir sürat'' sözleri üzerine, yetkililer, teknolojide ulaşılan seviyeye dikkati çekti.