ABD Başkanı Barack Obama, TBMM Genel Kurulu’na hitap etti.

İlişkili Haberler


Obama, şunları söyledi:

"Bu Meclis'te konuştuğum için onur duyuyorum. Bana ziyaretimi Ankara ve İstanbul'a devam ettirmemin nedeninin bir mesaj vermek olup olmadığı soruldu. Yanıtım; evet. Türkiye AB'nin önemli bir parçasıdır. Türkiye ve ABD birlikte çalışarak zamanımızın güçlüklerini çözümlemelidir.

ATATÜRK'ÜN MİRASI LAİK DEMOKRASİ
Atatürk'ün mezarını ziyaret ettim. Kendisi tarihin şeklini değiştiren bir liderdir. Bırakmış olduğu en büyük miras; Türkiye'nin canlı, laik demokrasisidir. Bu Meclis bunun devamını sağlamaktadır. Demokrasisi Türkiye'ye hediye edilmedi. Kendi başarısıdır.

Dostluğumuz uzun yıllarda daha da güçlendi ve müttefikliğimiz devam ediyor. Bu dostluk, İkinci Dünya Savaşı'nın sonrasındaki günlerden başladı. Başkan Truman, bu anlamda Türkiye'nin egemenliğini ve özgürlüğünü koruma anlamında taahhütte bulundu. NATO'da, Türkiye'nin girdiği önemli gruplardan biri oldu. Türkiye ile ABD, Kore'den Kosova'ya, Kosova'dan Kabil'e bir arada savaştılar. Soğuk savaş dönemine birlikte karşı geldiler. Ayrıca ülkelerimiz arasındaki ticaret, iş birliği, bilim ve araştırma alanındaki çalışmalar da ilerledi.

Haklarımız arasındaki bağlar da derinleşti. Giderek daha fazla Türk kökenli ABD'li, Amerika'da yaşıyor ve başarılar kazanıyor. Bir basketbolsever olarak ben de Hidayet Türkoğlu ve Mehmet Okur'un başarılarını keyifle seyrediyorum.

Türkiye ve ABD, ortak menfaatleri üzerine çalıştı. ABD ve Türkiye, görülmemiş bir krize, görülmemiş bir cevap verdi. Demokrasi anlamında da paylaştığımız ortak değerler var. 

Türkiye'nin, ABD'nin önemli bir müttefiki ve aynı zamanda Transatlantik kurumlarında da önemli bir ortağı olduğunu kaydeden Obama, ''Türkiye, Avrupa'ya sadece bu hat üzerindeki köprülerle bağlı değil. Bunun çok ötesinde bir bağlılık var. Bu ülkeleri birbirine bağlayan paylaşılmış bir kültür, tarih, ticaret var. Avrupa, etnik, gelenek ve inanç farklılığından güç alıyor'' diye konuştu.

Obama, Türkiye'nin de kendi sorumlulukları olduğunu ifade ederek, ''Sizler bu anlamda, üyelik yolunda önemli ilerlemeler kaydettiniz'' dedi. Barack Obama, Türkiye'nin çok zor siyasi reformları gerçekleştirdiğini bildiklerini belirterek, bu reformların AB adına yapılmadığını, Türkiye'ye gerektiği için yapıldığını söyledi.

TÜRKİYE'NİN GERÇEKLEŞTİRDİĞİ REFORMLAR
Son bir kaç yıl içerisinde Devlet Güvenlik Mahkemelerini kapattınız, ceza yasası reformları yaptınız. Basın özgürlüğü adına gelişmeler sağladınız. Kürtçe yayınlara başladınız. Bu gelişmeleri dünya, saygı ile izlemektedir. Yapılan bu yeni yasaların, bu ivmenin devam ettirilebilmesi için uygulamaya geçmesi lazımdır. Çünkü, demokrasiler durağan olamazlar, ileriye hareket etmelidirler. İnanç özgürlüğü sayesinde, sivil toplum canlanarak devleti güçlendirir.

İşte biz de bu nedenle Heybeliada Ruhban Okulunun açılması gibi eylemlerin son derece güçlü sinyaller vereceğini düşünüyoruz. Ayrıca hukukun üstünlüğüne olan taahhüt, adaletin insanlara ulaştırılması anlamında atılabilecek en önemli bir adımdır. Azınlık hakları sayesinde halk, her tür katkıdan, her bireyiyle yararlanma fırsatı bulacaktır. Bunu, ben geldiğim ülkenin başkanı sıfatıyla söylüyorum. Benim gibi, benim ten rengime sahip birinin oy hakkına bile sahip olmadığı ülkeden bahsediyorum. Nerede kalmıştı başkan olması?

Ama bu kapasiteyi özellikle vurguluyorum ki değişim hepimizin yapabileceği bir şey. Önümüzdeki her zorluk bizim açımızdan, eğer demokrasiye sadık kalırsak daha kolay aşılabilir. Bu iş tabii ki kolay değil. ABD'de bu amaçla Guantanamo cezaevlerinin kapanmasını istedik. İşkencenin önüne geçtik. Hepimizin değişmesi gerekiyor. Bazen değişmek hiç de kolay değil.''

GEÇMİŞ, ÇÖZÜMLENEMEZSE BÜYÜK BİR AĞIRLIK OLUŞTURUR
ABD halen, kendi bazı karanlık dönemlerini ele alma sonucuyla yüz yüze. Washington Anıtının karşısında, Abraham Lincoln Anıtı bulunuyor. Kendisi, Washington'un başkanlığı sonrasında, köleleri kurtaran kişidir. Ülkemizde kölelik ve ayrımcılık geçmişi var. Tarih, her zaman psikolojik gerçeklerle dolu. Ama geçmiş, eğer çözümlenemezse omuzumuzda büyük bir ağırlık oluşturur. Her ülkenin bu anlamda geçmişiyle barışması ve daha iyi bir geleceğe yönelmesi gerekmektedir.

Bu Mecliste konuşurken, tabii ki 1915 yılında yaşanan kötü olayları da gündeme getirmek lazım. Bunlar, benim değil, Ermenilerin ve Türklerin birlikte çözeceği sorunlardır. Türk ve Ermeni halkları, dürüst, açık ve yapıcı bir şekilde bu süreci ele almalıdırlar. Zaten bu anlamda Ermeni ve Türk liderlerinin attıkları cesur adımları gördük. Açılan sınırlar, T��rk ve Ermeni halklarının, daha barışçıl ve refah içerisinde bir geleceğe adım atmalarını sağlayacaktır. ABD, bu anlamda iki ülke adına da ilişkilerin normalleşmesini desteklemektedir. Bu amaca yönelik çalışmaların yapılması gerektiğini düşünmektedir.

KIBRIS
Türkiye bölgede, Kafkasya'da, barışçı ilişki yürüten tek ülkedir. Kıbrıslı liderler müzekere çabalarında bulundular. ABD ve BM, Kıbrıs'ta birleşmiş iki toplum için yapılacak çabaları destekleme hedefindedir.

ABD, İsrail ve Filistin devleti hedefini desteklemektedir. ABD yanyana ve barış içinde İsrail ve Filistin devletini destekliyor. ABD ve Türkiye her iki topluma da yardımcı olabilir. Birlikte çalışarak karamsarlığı yenebilir ve güveni oluşturabiliriz.

ORTADOĞU
ABD; iki devleti, İsrail ve Filistin devleti hedefini desteklemektedir, yan yana ve barış içerisinde. Bu, Filistinlilerin de hedefidir, İsraillilerin de hedefidir, dünya genelindeki diğer ulusların da hedefidir. Bu hedef, herkesin üzerinde uyum sağladığı hedeftir. Ben, bunu ABD Başkanı sıfatıyla yakın bir şekilde izleyeceğim. Hem İsrailliler hem de Filistinliler, ileri adımlar atmalı ve güveni sağlayacak adımlardan çekinmemelidirler. Her ikisi de taahhütlerine uymalıdırlar. Her iki taraf da uzun dönemdir süren sorunları çözmelidirler ve daha çok, devam eden barışa yönelik çabalar göstermelidirler.

ABD ve Türkiye, Filistinlilere ve İsraillilere, bu yolculukta yardımcı olabilir. Birlikte çalışarak, karamsarlığı ve güvensizliği ortadan kaldırabiliriz ve ilerleme adına yapılabilecek her tür fırsatı kullanabiliriz. Türkiye, Suriye ve İsrail arasındaki görüşmelere de aracılık yapmıştır. Bu uzattığınız eli, ihtiyaç içerisindeki Filistinlilere de uzatmalı ve onlara da yardımcı olmalısınız. Terörün kullanımını dışlamalıyız ve İsrail'in güvenlik kaygılarının meşru olduğunu da takdir etmeliyiz.

İRAN SEÇİMİNİ YAPMALI
Siz zor bir bölgede yaşıyorsunuz. Nükleer silahlar bölgenin güvenliği için yarar sağlamaz. Dünyanın bu bölgesi, şiddetten ve kinden yeterince payını aldı. Daha fazla tahrip araçlarına ihtiyaç yok. Ayrıca, İran İslam Cumhuriyetinin liderine de gayet net bir şekilde söyledim ki; müşterek menfaatlerimize dayanarak ABD'nin bu süreçte oynayacağı bir rol vardır. İran'ın da uluslar birliğinde yapmak zorunda olduğu sorumlulukları vardır. Ama İran seçimini yapacak tabi. Acaba halkları için daha iyi bir gelecek mi oluşturmak istiyorlar, yoksa silahlara mı yönelmek istiyorlar? Hem Türkiye hem de ABD, 'Irak, teröristler için güvenli bir bölge olmayı sürdürmesin' diye birleşmiş Irak hedefine yönelik çalışıyorlar.

TERÖRLE MÜCADELE
Burada savaşa girme konusunda, sizin tarafınızda da benim ülkemde de farklı görüşler mevcuttu. Ama artık bu savaşı, sorumlu bir şekilde sonlandırma görevine sahibiz. Çünkü, Irak'ın güvenliği, bölgenin güvenliği açısından da önemli. ABD, gelecek ağustos ayı itibariyle oradaki güçlerini çekecek. Irak hükümeti de güvenlik adına alması gereken sorumlulukları alacak. Irak, Türkiye ve ABD ortak bir terörizm tehdidiyle karşı karşıya. El Kaide, Irak'ı bölüp ülkeyi tahrip etmeye çalıştı. Bu kapsamda PKK da var. Hiç bir ülkeye karşı yapılan teröre, bir mazeret bulmak mümkün değildir.

PKK'YI DESTEKLEMİYORUZ
Terörizme karşı da çalışacağız. Bu kapsamda El Kaide, bu kapsamda PKK da var. ABD Başkanı olarak ne PKK'yı ne de herhangi bir terör örgütünü desteklemem mümkündür. Terörle mücadele için işbirliği kurulması, bunun Irak Hükümeti, Irak'ın Kürt liderleri ve Türkiye arasında sağlanması gerekir.

İSLAM DÜNYASINA MESAJ
Türkiye Afganistan'da güçlü ortağımız. Bize eğitim ve destek için verdiğiniz yardımı takdir ediyorum. Son yıllarda aramızdaki güvenin zorlandığını biliyorum. Özellikle Müslüman inancın olduğu ülkelerde bu güvenin zorlandığını biliyorum.

ABD hiç bir zaman İslamla savaş içinde olmamıştır olmayacaktır. Müslüman dünya ile ilişkimiz kritik önemdedir. ABD'nin Müslüman dünya ile olan ilişkisi sadece terörizm karşıtlığıyla sınırlanamaz. Daha kapsamlı ilişki istiyoruz. İslam inancına olan saygımızı göstermeliyiz. Pek çok Amerikan ailesinde Müslüman üyeleri olanlar var. Ben de bunlardan biriyim."