ODTÜ’yü kınayan rektöre istifa çağrısı

Galatasaray Üniversitesi’nde öğrenciler, ODTÜ’yü kınayan rektörü protesto etti. Bir bildiri yayımlayan akademisyenler de üniversitelerden yapılan açıklamaları “Akademi tarihinin kara lekesi” olarak nitelendirdi.

26.12.2012 - 14:27

ODTÜ’yü kınayan rektöre istifa çağrısı

Geçen hafta Göktürk-2 uydusunun fırlatılışı töreni nedeniyle ODTÜ’ye gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan öğrenciler tarafından protesto edilmişti.

Öğrenci ve öğretim üyelerine destek çıkan ODTÜ yönetimi, diğer üniversite rektörlükleri tarafından eleştirilmişti.

ODTÜ’yle ilgili bir kınama açıklaması yapan Galatasaray Üniversitesi Rektör Ethem Tolga öğrenciler tarafından protesto edildi.

'HEPİMİZ ODTÜ'LÜYÜZ'
Saat 13.30’da rektörlük binası önünde toplanan öğrenciler, pankart açarak rektörü istifaya çağırdı.

“Öğrenciye değil, polis şiddetine bak”, “Hepimiz ODTÜ’lüyüz” şeklinde pankartlar açan grup, basın mensuplarının içeri alınmamasına da tepki gösterdi.

'AKADEMİ TARİHİNİN KARA LEKESİ'
Galatasaray Üniversitesi tarafından yapılan resmi açıklamada, "öğrencilerin suçlu gösterilmesi ve kınanması" üzerine 134 akademisyen de bir mektup kaleme aldı.

Üniversitenin yaptığı açıklamaya katılmadıklarını belirten öğretim üyeleri, şu ifadeleri kullandı:

“ODTÜ'de yaşanan olaylarda öğrencilerin maruz kaldığı polis şiddetini kınıyoruz. ODTÜ’lü meslektaşlarımızın tüm ifadelerine rağmen, söz konusu açıklamayı yapan üniversite yönetimlerinin, polisin olayları başlattığı, olayların ilk aşamasından itibaren iyi niyetli davranmadığı ve orantısız güç kullandığı gerçeğini göz ardı etmelerini manidar buluyoruz. Polis şiddeti karşısında tek vücut olarak tepki gösteren ODTÜ’lü meslektaşlarımızın ve öğrencilerin yanında olduğumuzun bilinmesini istiyoruz.

Üniversitenin özgürlüğü sadece öğretim elemanlarının araştırma ve ifade özgürlüğünden ibaret değildir. Öğrencilerin düşünce, ifade ve protesto özgürlükleri de üniversite ortamının ayrılmaz bir parçasıdır. Türkiye’de son yıllarda öğrenciler üzerinde artan baskılara sessiz kalan, akademik özgürlüklere yapılan müdahaleler karşısında susan üniversite yönetimlerinin, iktidarı elinde tutanlara hoş görünmek maksadıyla yaptıkları açıklama, akademi tarihine kara bir leke olarak düşmüştür.

Üniversiteler, iktidarların böbürleneceği projeler üreten, şirketlerin taşeronu gibi çalışan, kâr hedefine odaklanan imalathaneler değildir. Akademinin vazgeçilmez görevlerinden biri de, hiçbir baskı altında kalmadan, toplum ve iktidarı sorgulamak, bunlar hakkında bilimsel ve eleştirel görüşlerini dile getirmektir. Üniversiteler, güçlünün karşısına bilgi, bilim ve özgürlükçü düşünce ile çıkabilmelidir. Araştırma alanı fark etmeksizin akademik özgürlükler bir bütündür. Akademik özgürlüklere saygı gösterilmeyen kurumlarda, nasıl kullanılacağı ve neye hizmet edeceği sorgulanmaksızın üretilen bilginin, toplumlar üzerinde yıkıcı etkileri olabileceğini tarih bizlere birçok defa göstermiştir.

Bugün, baskıcı politikaların ana hedefi haline gelmiş olan ODTÜ’lü akademisyen ve öğrencilerin yanında yer almak, akademi ve demokrasi tarihi açısından vazgeçilmez bir sorumluluktur. Basit iktidar hesapları ve ikbal kaygıları ile ODTÜ’ye karşı tavır alan üniversite yönetimleri ve bu yönetimleri destekleyenler veya bu politikalar karşısında sessiz kalanlar, bu davranışlarının hesabını, akademik özgürlükler ve demokrasi tarihi önünde vermek zorunda kalacaklardır.”

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...