Dört yıldan fazla bir zamandır devam eden, 66'sı tutuklu 275 sanığın yargılandığı ''Ergenekon'' davasının 270. duruşması İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dün görüldü.

İlişkili Haberler


Dava savcısı Mehmet Ali Pekgüzel'in esas hakkındaki mütalaayı açıklaması beklenen tarihi duruşmaya eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, CHP milletvekilleri Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal, gazeteci Tuncay Özkan, emekli Orgeneral Hurşit Tolon ve emekli Orgeneral Hasan Iğsız'ın da aralarında bulunduğu 52 tutuklu sanık katıldı.

Duruşmada, tutuksuz yargılanan Kemal Alemdaroğlu ve emekli Orgeneral Tuncer Kılınç'ın da aralarında bulunduğu 29 tutuksuz sanık ile bu davadan tutuksuz yargılanan ''Odatv'' davasından tutuklu Yalçın Küçük ile başka suçtan tutuklu Sami Hoştan da hazır bulundu.

Duruşmaya emekli tuğgeneraller Veli Küçük ve Levent Ersöz ile İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, YAŞ üyesi Orgeneral Nusret Taşdeler'in de aralarında bulunduğu 14 tutuklu sanık katılmadı.

Gün boyunca gerginlik hat safhadaydı, duruşma salonu ve önünde arbede yaşandı.

CHP, İşçi Partisi, Halkın Kurtuluş Partisi, Türkiye Gençlik Birliği, Atatürkçü Düşünce Derneği ve birçok sivil toplum kuruluşu sanıklara destek vermek üzere Silivri'ye geldi.

Ellerinde Türk bayrağı, flamalar ve sanıkların fotoğraflarını taşıyan gruptakiler, ''Faşizme karşı omuz omuza'', ''Mustafa Kemal'in askerleriyiz'' şeklinde sloganlar attı. Gruplar, 10. Yıl Marşı ve Gençlik Marşı ile çeşitli marşlar ve şarkılar söyledi.

CHP otobüsünden bir kişinin ''Ergenekon'' davası sanıklarının adlarını tek tek sayması üzerine vatandaşlar da ''Burada'' diye karşılık verdi.

Bu arada, sanıklara destek vermek üzere yerleşkeye gelenler ile jandarma arasında arbede yaşandı.

Jandarma barikatını aşarak içeriye girmek isteyen kalabalığa cop, biber gazı ve tazyikli suyla müdahale edildi.

Müdahale sırasında bazı kişiler yaralandı. Jandarmanın kullandığı gazdan aralarında yaşlıların da bulunduğu çok sayıda kişi etkilendi.

CHP’LİLER DE GAZDAN ETKİLENDİ
Bu arada, bazı CHP milletvekilleri ile jandarma arasında da tartışma yaşandı. CHP’li Veli Ağbaba, jandarmanın kendisinin kolundan çektiğinini belirterek, kimliğini çıkarttı ve tepki gösterdi.

Arbedenin yaşandığı dakikalarda içeriye girmek isteyen CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, sıkılan biber gazından etkilendi. CHP Milletvekili Süheyl Batum da içeriye girmekte zorlandı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin'in sakin olunmasını istemesi üzerine duruşma salonu önündeki tansiyon biraz düştü.

SANATÇILAR SALONA GİREMEDİ
Aralarında Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan, genel başkan yardımcıları Umut Oran ve Gürsel Tekin'in bulunduğu 40'a yakın CHP milletvekilinin de izleyici olarak yerini aldığı duruşma salonunda, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Vedat Ahsen Coşar ve İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal da hazır bulundu.

Sanatçılar Tarık Akan, Rutkay Aziz, Bülent Kayabaş ve Ali Sirmen'in aralarında bulunduğu sanatçılar duruşma salonuna giremedi.

Duruşmaya, Türkiye'nin kimi illerinden baro temsilcileri, gözlemciler ve sanık müdafilerinin de bulunduğu yaklaşık 200 avukat katıldı. Halk müziği sanatçılarından Sadık Gürbüz de Tuncay Özkan ve Mustafa Balbay'ın avukatı olarak duruşmaya geldi.

SANIKLARA ALKIŞ
İzleyiciler salona giren sanıkları alkışlarken, ''Türkiye sizinle gurur duyuyor'' sloganı attı. Sanıklar da izleyicilere el sallayarak ve yumruk yaparak karşılık verdi.

İzleyicilerden hepsi CHP Milletvekilleri Mustafa Balbay ve gazeteci Tuncay Özkan’ı ayağa kalkarak alkışladı.

El sallayarak izleyicilere hitap eden Tuncay Özkan, ''Adalet için, Türkiye için'' diye bağırdı. İzleyiciler de aynı cümleyle slogan attı.

ÖZKAN: BURADA HUKUK YOK
Özkan, izleyici ve milletvekillerine hitaben ''Adalet istiyoruz. Burada hukuk yok. Bu dava açıldığı gün, cezalarımız verildi. Önemli olan halkın vicdanıdır. Kendimizi halkın vicdanına bıraktık'' dedi.

‘TUNCAY BEY’ SLOGANLARI
Mübaşirin ''Tuncay Bey lütfen oturun'' diye uyarması üzerine de Tuncay Özkan, izleyicilere dönerek, ''Siz de bağırın Tuncay Bey diye'' şeklinde seslendi. Seyirciler de ''Tuncay Bey'' diye sloganı attı.

BALBAY: YEDİVEREN GÜLLERİYİZ
CHP’lilerin yoğun ilgi gösterdiği Mustafa Balbay da ellerini kaldırarak ''Adalet istiyoruz'' dedi.

Mustafa Balbay, “Burada çürümeyeceğiz. Biz, Türkiye'nin yediveren gülleriyiz. Sizinle birlikte adalet arayacağız'' diye konuştu.

Seyirciler de ''Mustafa Kemal'in askerleriyiz'' ve ''Namus, ahde vefa, vatan'' şeklinde sloganlar attı.

BAŞBUĞ EL SALLADI
Duruşmaya uzun zaman sonra katıldığı gözlenen tutuklu sanıklardan eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ ve CHP Milletvekili Mehmet Haberal'ın da izleyicilere el salladıkları görüldü.

İlker Başbuğ, emekli Orgeneral Hurşit Tolan ve Mehmet Haberal'ın, sanıkların bulunduğu alandaki en ön sırada oturdukları görüldü.

AYAKTA İZLEDİLER
350 kişilik salon tamamen dolarken, bazı milletvekilleri ve gazeteciler duruşmayı ayakta izledi. Gazeteciler ile izleyiciler arasında zaman zaman yer darlığı nedeniyle tartışma yaşandı.

ARSLAN YİNE ÇIKARTILDI
Tutuklu sanıklardan Alparslan Arslan, duruşmaya katıldıktan kısa bir süre sonra salondan jandarma eşliğinde çıkarıldı.

Tutuklu sanıklarla tutuksuz sanıklar arasına jandarma görevlilerinin yerleştirilmesi de dikkati çekti.

ÜÇ SAVCI DA DURUŞMADA
Duruşmaya, İstanbul Cumhuriyet Savcıları Mehmet Ali Pekgüzel, Murat Dalkuş ve Nihat Taşkın da uzun zaman sonra bir arada katıldı.

SEYİRCİLER SALONDAN ÇIKARTILDI
Mahkeme Heyeti Başkanı Hasan Hüseyin Özese’nin birleştirilen davaya ilişkin iddianameyi okumak istemesi üzerine sanık avukatları itiraz etti.

Avukatların tepkilerini artırmaları üzerine salondaki izleyiciler de alkışlayarak onlara destek verdi. Gerginlik üzerine duruşmaya ara verildi.

ROBOCOPLAR SALONA GİRDİ
Mahkeme heyeti başkanı söz almak isteyen sanık avukatlarına izin vermedi. Avukatlardan Vural Ergül, ayağa kalkarak, 3 kere ''Savunma, söz hakkı istiyor'' diye bağırdı.

Ergül'ün ifadelerini ''slogan'' olarak nitelendiren ve tutanağa geçiren hakim, avukata salondan çıkmasını söyledi.

Avukat Ergül'ün salondan çıkmayacağını belirtmesi üzerine hakim jandarmaya ''Zorla çıkarın'' emri verdi. Bu duruma sanık avukatlarının tümü itiraz etti.

Basın mensuplarının bulunduğu bölümde oturan CHP milletvekilleri arasındaki 2 vekil, avukatlara ayağa kalkmaları yönünde telkinde bulundu. Avukatlar da ayağa kalkarak, mahkemenin kararını protesto etti.

Bu sırada avukat Ergül, ''Beni zorla dışarı çıkaramazsınız'' diye bağırdı. Bağırmaya devam eden ve arka sıralara yönelen Ergül'e, meslektaşları da etrafında çember oluşturarak destek verdi.

CHP’LİLER SALONDA LAHMACUN YEDİ
Duruşmaya verilen arada milletvekilleri, avukatlar ve tutuksuz sanıklar bir süre salondan ayrılmadı. CHP'li bazı milletvekillerinin, yiyecekle girilmesi yasak olan salonda, dışarıdan getirttikleri lahmacun ve ayrandan oluşan öğle yemeklerini yedikleri görüldü.

Aranın ardından sanık avukatları, meslektaşları Vural Ergül’ün robocoplar tarafından değil, kendi isteğiyle salondan ayrıldığını savundu.

HAKİM: DİNLEMEYEN DIŞARIYA ÇIKSIN
İddianamenin okunmasına tepki gösteren sanık avukatları, kendilerine söz verilmesi konusunda ısrarlarını sürdürdü.

İddianame okunurken Başkan Özese ile sanık avukatları arasında sözlü tartışma yaşandı.

Avukatlar, ayağa kalkıp bağırırken, CHP'li vekiller de avukatları desteklemek amacıyla alkışladı.

Hakim ''Yargılamayı kesintiye uğratmayın. Dinlemek istemeyen dışarı çıkabilir. Söz vermiyorum'' dedi.

KÜÇÜK’ÜN KIZI: KORKARAK NEREYE KADAR GİDECEKSİNİZ?
Tutuklu sanık emekli Tuğgeneral Veli Küçük'ün avukatı olan kızı Zeynep Küçük, iddianamenin birleştirilmesi kararına tepki gösterdi.

Küçük, ''Duruşmada söz isteyen avukatlara, jandarmayla gözdağı veriyorsunuz. Avukatları, robokoplarla salondan atarak, dışarıdaki kalabalıktan korkarak, yüz binleri yok sayarak, nereye kadar gideceksiniz?'' diye konuştu.

Küçük'ün bu sözleri salonda bulunan avukatlar ve milletvekilleri tarafından alkışlanırken, avukatların masalarına elleriyle vurarak, heyeti protesto ettikleri görüldü.

Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese, salondakileri sakin olması konusunda uyarırken, Zeynep Küçük'ün de mikrofonunu kapattırdı.

SALONDA KARMAŞA
Salonda yaşanan karmaşa sırasında üye hakim Haşıloğlu, iddianameyi okurken yer yer ara vermek zorunda kaldı. Başkan Özese de söz vermeyeceğini yineledi.

BAŞBUĞ SALONU TERK ETTİ
Bu sırada, salondaki sanıklar da ayağa kalkarken, tutuklu yargılanan eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, emekli Orgeneraller Hurşit Tolon ve Hasan Iğsız duruşma salonunu terk etti.

Emekli Orgeneral İlker Başbuğ'un salondan ayrılırken ''Yargılamayı görün!'' dediği duyuldu.

Mahkeme Başkanı Özese, yaşanan karmaşa üzerine duruşmaya bir kez daha ara verdi.

SAVCIYA DA SÖZ YOK
Hakim, avukatların tüm taleplerine rağmen kimseye söz vermeyerek, “Mahkemenin yargılama yetkisine karışmayın. Avukatlar her duruşmada konuşamaz'' diye uyardı.

Avukatlar ve milletvekilleri, hakimi yuhaladı ve masalara vurarak protesto etti.

Bu sırada Savcı Mehmet Ali Pekgüzel de söz almak için araya girdi. Ancak hakim, savcıya da söz vermedi.

Avukatların itirazları üzerine duruşmaya 5. kez daha veridi.

MÜTALAA ÇIKMADI
Aranın ardından esas hakkındaki mütalaayı açıklaması beklenen savcı Pekgüzel, talepler hakkında görüşleri ve dosyadaki eksikler konusunda istekleri olduğunu söyledi.

Davanın önceki duruşmasında esas hakkındaki mütalaayı hazırlaması için süre verilen savcı Pekgüzel, TBMM'ye yazı yazılarak, Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu'nun rapor ve eklerinin dosyaya gönderilmesini talep etti.

Sanık avukatlarının taleplerinin alınmasına ara veren Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese duruşmayı erteledi.

Duruşmaya bugün sabah 09.30'da devam edilecek.



ÜMRANİYE'DE BULUNAN EL BOMBALARIYLA BAŞLADI
12 Haziran 2007'de Ümraniye'de bir gecekonduda ele geçirilen 27 el bombasıyla ilgili başlatılan soruşturma sürecinde emekli Tuğgeneral Veli Küçük ve İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in de aralarında bulunduğu 46'sı tutuklu 86 sanık hakkında hazırlanan 2 bin 455 sayfalık ilk iddianame, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, 25 Temmuz 2008'de kabul edildi.

Sanıkların yargılanmasına 20 Ekim 2008'de başlanırken, CHP Milletvekili Mustafa Balbay'ın da yer aldığı 56 kişi hakkında düzenlenen 1909 sayfalık ikinci iddianameye ilişkin ilk duruşma da 20 Temmuz 2009'da yapıldı.

CHP Milletvekili Mehmet Haberal'ın da sanıkları arasında yer aldığı 52 kişiye ilişkin hazırlanan üçüncü iddianame de 5 Ağustos 2009'da kabul edilirken, bu dava, ikinci ''Ergenekon'' davasıyla birleştirildi.

''Ergenekon'' soruşturması kapsamında hazırlanan 4. iddianame ise ''İrtica ile Mücadele Eylem Planı'' iddialarına ilişkin oldu. Albay Dursun Çiçek tarafından hazırlandığı ve avukat Serdar Öztürk'ün Ankara'daki ofisinde bulunduğu iddia edilen ''İrtica ile Mücadele Eylem Planı'' belgesine ilişkin hazırlanan iddianamede, Yeditepe Üniversitesi Kurucusu Bedrettin Dalan firari sanık olarak yer aldı.

Genelkurmay Başkanlığı Bilgi Destek Dairesi'nce işletilen internet siteleri ve ''internet andıcı''na ilişkin YAŞ üyesi Orgeneral Nusret Taşdeler'in de aralarında bulunduğu 22 sanık hakkında düzenlenen iddianameyi, 29 Temmuz 2011'de kabul eden mahkeme, bu davayı da ''İrtica ile Mücadele Eylem Planı'' davasıyla birleştirdi.

Mahkemenin yaptığı suç duyurusu üzerine eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ da 6 Ocak 2012'de tutuklanırken, Başbuğ hakkındaki ''cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek'' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle düzenlenen iddianame, 15 Şubat 2012'de kabul edildi.

Başbuğ, 26 Mart'ta ilk kez hakim karşısına çıktı ve savunma yapmayacağını belirterek, davanın daha sonra görülen duruşmalarına da katılmadı.

21 İDDİANAME, 64 TAHLİYE
Birinci ''Ergenekon'' davası kapsamında yargılama sürerken, bu dava ile 3 Ağustos 2009'da Danıştay üyeleri ve Cumhuriyet Gazetesi'ne yönelik saldırıya ilişkin davanın tutuklu sanıkları Alpaslan Arslan ve Osman Yıldırım'ın da aralarında bulunduğu 8 sanıklı dava dosyasının birleştirilmesine karar verildi.

Mahkeme, Alparslan Arslan'a Danıştay saldırısında kullanılan Glock marka silahın satılmasına ilişkin dava, Fener Rum Patriği Bartholomeos'a yönelik suikast hazırlığı davası, savcı Zekeriya Öz'ü ''Ergenekon'' soruşturmasını yürüttüğü sırada tehdit edilmesi davası, Cumhuriyet Gazetesi'ne molotofkokteyli atılmasına ilişkin dava, ''İrtica ile Mücadele Eylem Planı'' ve birinci ''Ergenekon'' davasının da aralarında bulunduğu 21 ayrı iddianameyi ikinci ''Ergenekon'' davası ile birleştirdi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 270'inci duruşmasını yapıldığı davada, 66'sı tutuklu 275 yargılanıyor.

İlk iddianame düzenlendiğinde dosyadaki gizli tanıklarıyla gündeme gelen ''Ergenekon'' davasında, 31 gizli tanığın beyanı alındı, Şemdik Sakık da gizli tanık ''Deniz'' olduğunu açıkladı.

Davaların birleştirilmesinin ardından 10 Mayıs 2012'den bu yana sadece tanıkların beyanlarını alan mahkeme, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Hilmi Özkök'ün de aralarında bulunduğu 130'a yakın tanığı da dinledi.

Davanın görüldüğü 4 yılı aşkın süreden bu yana yapılan yargılama sürecinde Danıştay dosyasının sanıkları Süleyman Esen ve Tekin Irşi, Adil Serdar Saçan, Gürbüz Çapan, Arif Doğan ve geniz kanseri olan Yusuf Erikel'in de aralarında bulunduğu 64 kişinin tahliyesine karar verildi.

''Ergenekon'' soruşturması kapsamında sağlık sorunları nedeniyle tahliye edilen emekli Orgeneral Hurşit Tolon, dava kapsamında savunması alındıktan sonra 10 Ocak 2012'de tekrar tutuklanırken, bu davadan tutuksuz yargılanan Semih Tufan Gülaltay ile Sedat Peker'in de 27 Ocak 2012'de görülen duruşmada tutuklanmasına karar verildi.

Yine geçirdiği beyin kanamasının ardından tahliye edilen emekli Orgeneral Şener Eruygur ise dava kapsamında halen tutuksuz yargılanırken mahkemenin talebi üzerine ifadesi alınabilmesi için ilk defa 25 Haziran 20012'de duruşmaya katıldı.

AK PARTİ MÜDAHİL OLDU
Davanın tutuklu sanıklarından emekli Tuğgeneral Levent Ersöz, halen sağlık sorunları nedeniyle hastanede bulunurken, rahatsızlığı nedeniyle tutuklandığı 17 Nisan 2009'dan beri hastanede kalan Mehmet Haberal da 11 Mart 2011'de Silivri Cezaevi'ne nakledildi. Sağlık sorunlarını gerekçe göstererek duruşmalara katılmayan Haberal, sadece davada kendisiyle ilgili tanıklar dinlenilirken duruşmaya getirildi.

Davada en son YAŞ üyesi Orgeneral Nusret Taşdeler'in savunması tedavi gördüğü Ankara GATA'ya bağlanılarak, video konferans yöntemiyle alındı. Mahkeme, hakkında yakalama kararı bulunan Taşdeler'in tutuklanmasına karar verdi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, ''İrtica ile Mücadele Eylem Planı'' davasının 19 Aralık 2011'de görülen duruşmasında, AK Parti'nin, ''suçtan zarar görme ihtimali bulunduğu'' gerekçesiyle davaya müdahil olmasına karar verdi.

Davanın sanıklarından İlhan Selçuk, savunması alınamadan 21 Haziran 2010'da, tutuksuz yargılanan Engin Aydın da Ankara'da evinde geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. Kuddusi Okkır ise hakkında iddianame düzenlenmeden soruşturma aşamasında tutukluyken hayatını kaybetti.

''Ergenekon'' davası kapsamında 4 yılı aşkın süredir yapılan yargılama sürecinde birleştirilen dosyaların duruşmalarıyla birlikte bugüne kadar yaklaşık 600 duruşma yapıldı. Özel yetkili mahkemelerde yılda 4 defa duruşma yapılabilirken ''Ergenekon'' davasında 4 yıl 2 aylık süreçte 600 duruşma görülmesi, özel yetkili mahkemelerde 150 yıllık bir yargılamaya eşit oldu.