Türkan Saylan,1935 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Tıp Fakültesi'ni bitirdi. Kimsenin sevmediği deri ve zührevi hastalıklar konusunda ihtisas yaptı. Bu konuda ihtisas yapan Türkiye'nin 7. kadını oldu.

İlişkili Haberler


1976 yılında hedefinde cüzzamla savaş vardı. O zamanlar Türkiye'de 10 bine yakın cüzzam hastası vardı. Çoğu iş bulamadığı için dilenmek zorunda kalıyordu. "İnsan içine çıkarılmasınlar, hatta bir adaya kapatılsınlar" fikirlerinin ortada dolaştığı günlerde

Türkiye'yi karış karış gezdi. "Biz büyük bir aileyiz" sloganıyla hastalarını tedavi etti, onlar için projeler üretti. İstanbul Lepra Deri ve Zührevi Hastalıklar Hastanesi'nin kurulmasına öncülük etti. Cüzzamla Savaş Derneği'ni kurdu. İşte bu mücadele O'na 1986'da Gandhi Ödülü'nü kazandırdı.

İki oğlu vardı. "Çocuklarıma eksik annelik yaptım" özeleştirisine rağmen "Gerçeklere sırtımı çeviremem" dedi. Binlerce çocuğa annelik yapmayı tercih etti.

1989'da cehaletle savaşı görev edinen Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nin kurucuları arasında yer aldı. Çalışmalarıyla sayısız ödülün sahibi oldu.

Çocukların okuması için çabalarken özel yaşamı bazı gazetelere haber oldu. İsviçreli annesi Lilly, babasıyla evlendikten sonra Müslüman olup Leyla adını almıştı."Annesi hristiyan, o da misyoner" yakıştırmaları yapıldı. "Çocuklar namaz kılmasın bale yapsın" demeci günlerce tartışıldı.

1986 yılında hayatında yeni bir cephe açıldı. Göğüs kanseri olmuştu. Ameliyat oldu, kemoterapi gördü. Tam "iyileşti" derken 2002 yılında ikinci kez kanser teşhisi kondu.

Türkan saylan, 2008 yılı şubat ayında Vehbi Koç Ödülü'ne layık görüldü. Saylan, ödül olarak verilen 100 bin doları almadı; parayı ihtiyacı olan kızlara burs verilmesi için bağışladı.

'Saylan kansere direnmenin de sembolüydü'

Ergenekon Soruşturması’nın 12. dalgası O'nun evine ve derneğine de uğradı. Bilgisayarlarına, tüm evrakına el kondu. Kemoterapi sonrası 21 nisan'da kameraların karşısına çıktı. "Demokratik haklarını kullananlar cezalandırılıyor" dedi. Ve ekledi:
“Bizim şimdi ölmememiz lazım... “

Türkan Saylan, 74 yıllık ömründe idealizminin peşinde koşarken her zaman tercihlerini savundu. "Hiçbirinden dolayı pişman değilim" dedi.