Abdullah Öcalan’ın, kitleler üzerindeki etkisi nedeniyle muhatap seçilmesinin doğru olduğunu belirten MİT eski Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş, ABD Başkanı Obama’nın sorunun çözümü için verdiği desteğin zamanlama açısından önemli olduğunu söyledi.

MİT eski Müsteşar Yardımcısı Öneş, BDP’nin kişisel liderlik sorunlarını bırakarak çözüm sürecine girmesini isterken, Başbakan Erdoğan’ın "zehir içme pahasına" sorunu çözme için koyduğu iradenin altını çizdi. Öneş, PKK’nın silahsızlandırılmasında bu ay içinde önemli gelimelerin yaşanacağını düşünüyor.


'OBAMA'NIN ZAMANLAMASI ÖNEMLİ'

Öneş’in NTVMSNBC’nin sorularına verdiği yanıtlar şöyle:

- ABD Başkanı Obama, Türk basınına yaptığı açıklamada, İran ve Suriye dışında, Kürt sorunun çözümü konusunda hükümetin yürüttüğü girişime değindi ve desteğini açıkladı. Obama’nın destek verici açıklaması, İmralı ile görüşmelerin başlayacağı günlere denk geliyor. Zamanla açısından önemli buluyor musunuz?

Öneş: Obama’nın Türkiye’de Kürt sorununun demokratik sorunun çözümü konusunda destek vaatleri yeni değil. Amerika’nın Türkiye ile Suriye stratejik işbirliğinin çerçevesini ve bölgesel gelişmeleri de dikkate aldığımızda, Türkiye’nin konumu Amerika açısından daha da önem kazanıyor. Kürt siyasetinin Ortadoğu’daki gelişimine, bölgedeki istikrara Amerika’nın verdiği önemi dikkate alırsak ve bölgesel gelişmelerin Şii-Sünni ekseninde ortaya çıkabilecek sorunları, riskleri göz önüne alırsak, Türkiye’nin Kürt sorununu çözerek bölgesel istikrarı sağlanması Amerika bakımından önemli. Başkan Obama’nın Kürt sorunun çözülmesi konusunda verdiği desteğin zamanlaması önemli diye düşünüyorum.

'ÇÖZÜM HİÇ BU KADAR YAKIN OLMADI'
- Belki bu hafta içinde bir heyet İmralı’ya gidecek. Heyette yer alabilecek bazı BDP’liler için hükümetin çekinceleri var, BDP ise heyeti belirleme konusunda ısrarlı görünüyor. Bu ziyaret yarattığı beklentileri karşılayabilecek mi?


Öneş: Kürt meselesinin çözümü konusunda Cumhuriyet tarihinde hiç bu kadar çözüme yaklaşılmadı. Özellikle siyasi iktidarın ve Sayın Erdoğan’ın, "Çözüm için zehir olsa içerim" demesi ve iktidarını riske atsa bile sorunun çözümü konusunda kararlı olduğunu vurgulaması çok önemli. Bunu kamuoyuna yönelik psikolojik bir açıklama olarak da değerlendirebiliriz ancak Sayın Erdoğan’a baktığımızda verdiği sözün arkasında duran bir lider görüyoruz.

Bu konuda attığı adımlar siyasi iradenin özellikle Sayın Başbakanın şahsında güçlü şekilde oluştu ve meselenin arkasında kararlı şekilde durdu. PKK’nın silahsızlandırılmasında en önemli mesele siyasi iradenin oluşmasıydı. BDP de sanıyorum, süreç içinde, şimdi heyetin seçimi konusunda bazı tartışmalar olmasına rağmen, Kürt siyasetinin legal siyasete entegrasyonunu sağlama gündemde olduğuna göre, güçlü şekilde gündeme girecek ve aktör olma vasıflarını güçlendirecektir. Burada BDP'ye düşen önemli görev şüphesiz, belirli kişisel liderlik sorunlarıyla kesintiye uğratmamak için hassasiyet göstermektir. BDP, Kürtlerin ve tüm toplumun hassasiyetlerini çok dikkate alarak sürece çözüm iradesiyle katılma konusundaki kararlılığını pekiştirmelidir.

SİLAHSIZLANMA MESELESİ
- PKK’nın tamamen silah bırakması ne ölçüde mümkün? Hükümet, sınırdışına çıkacak PKK'lılara operasyon yapılmayacağını açıklayarak, bir ölçüde süreci hızlandırmak istedi. Örgüt kısa sürede böyle bir karar alabilir mi?


Öneş: Üzerinde tartıştığımız konu sadece PKK’nın silah bırakması değil. Örgütün silah bırakması çok önemli. Önemli olan husus Türkiye’nin demokratikleşme sürecinin hızlanması, standartlarının yükseltilmesi. Kürt meselenin de içinde yer aldığı Türkiye’nin diğer temel sorunların da çözülmesi gerekir. Anayasal çerçevede, yeni bir anayasa inşaasıyla, yeni bir toplumsal uzlaşının sağlandığı ortamın yaratılması gibi çok geniş ve çok nitelikli bir gelişme sürecini yaşıyoruz. Bu meseleyi dikkate aldığımızda demokratikleşme sürecine paralel olarak silahsızlandırma meselesi gündeme gelebilir. Silahsızlandırmayı, aylara, günlere bağlamak, bugünden söylemek çok zor. Ancak önümüzdeki kısa süre içinde, bir aylık süre içinde sürekli bir silah bırakmanın sağlanması gündemin en önemli maddesini oluşturacak, sonra silahlı militanların sınırdışına çekilmesi gündeme gelecek ve bu sürekli ateşkes, Türkiye’nin silahlı militanlardan arındığı süreçten sonra, demokratikleşme çalışmalarının hızlanmasını bekleyebiliriz. Bu çalışmalar yapılırken güven artırıcı bazı adımların atıldığını göreceğiz.

Bu arada tabii ki yeni anayasa inşa sürecinin niteliği önemli. Türkiye’nin temel sorunları, bugüne kadar çözemediği temel sorunları, yani, Kürt meselesi gibi, Türkiye’nin yerinden yönetim meselesi gibi, Anayasal vatandaşlık kavramının yaşama geçirilmesi gibi, Alevi Sünni meselesi gibi, azınlık meselelerinden kaynaklanan sorunlar gibi, gerçekten demokratik laiklik kavramının anlamlandırılması, hayata geçirilmesi gibi, hepsi yeni anayasanın içinde yer alacak konular. Siyasi partiler arasındaki işbirliği ve dayanışma çok önemli. AK Parti ile BDP arasında Kürt sorunu çözülürken, buna paralel gelişecek ilişkilerin niteliği de önemli. Temennimiz böylesine bir toplumsal uzlaşmanın beklentisi artarken, CHP ve MHP’nin de anayasanın felsefesi ve temel nitelikleri konusunda işbirliğini sağlayarak, en geniş demokratik süreçte yer alması. Bu yöntem Türkiye ve cumhuriyete derinlik kazandırır. Bunlar tabii ki kolay değil. Bunlar siyasi yapıyı ele aldığımızda kolay meseleler değil, hep engellerle karşılacak bir süreç bu.

'BAŞKANLIK UZLAŞMAYA GÖTÜREBİLİR'
- Kürt sorununa çözüm arayışları sürerken, yeni anayasa çalışmaları ilerlerken başkanlık sistemi de gündeme taşınıyor. Başkanlık sistemi sorunların çözümü kolaylaştırır mı?


Öneş: Başkanlık sistemi gibi çok tartışılan bir konu yerine, çok deneyim sahibi olduğumuz ancak, henüz tamamlayamadığımız, geliştiremediğimiz parlamenter sistemin aksaklıklarını gidererek, bu sistem içinde, yeniden düzenlenmesiyle CHP’nin de, MHP’nin de birçok konuda desteklerini alarak, yepyeni bir anayasa yapılması daha önemli. Bu, Türkiye’yi daha büyük bir uzlaşmaya götürecek adım olabilir. Başkanlık sisteminin tartışılması önemli, tartışmalar sırasında eksiklikleri ortayı çıkıyor, Türkiye için hangi sistemin daha yararlı olduğu meselesinde toplum bilinç sahibi oluyor. Siyasetçilerin burada tartışmayı koparmadan, olması gereken azami müştereklerde birleşmeleri çok önemli. Bu uzlaşma da parlamentoda olabilir.

'ÇÖZÜM İRADESİNİ OKUDU'
- Sizin de altınızı çizdiğiniz gibi siyasi iktidarın Kürt sorunun çözümü konusunda kararlı tumumu söz konusu. Bu kararlılık toplumsal beklentilerle uyumlu mu?


Öneş: Siyaset kararlılıkla bu konuyu götürüyor fakat bir şeyi de belirtmemiz lazım. İktidar çözüm adımlarını atıyor ama dikkat ederseniz, toplumsal talep, çözüm arzusu çok yüksek ve siyasiler buna cevap verme durumunda. Türk siyasileri buna cevap verebildikleri oranda siyasi desteklerini artırabilirler. AK Parti bu toplumsal çözüm iradesini okudu ve buna göre adımlar atıyor. Ben bu toplumsal iradenin yüksek talebini çok önemsiyorum.

'ÖCALAN MERKEZ AKTÖR'
- İktidarın kararlılığına rağmen, bazen de yine hükümet tarafından seslendirildiği gibi, bir muhatap bulma sorunu var. Kendi içinde bölünmüş görünen, silahlı çözüm isteyenler ile ılımlıların uzlaşamadığı Kandil, Kandil güdümünde olmakla suçlanan BDP, farklı bir yapıdaki Avrupa kanadı ve İmralı. Burada Öcalan’ın öne çıkartılması, bir anlamda muhatap yaratmak için de pratik bir çözüm olarak mı görülüyor. Bu farklı muhataplar içinde baskın olan sizce kimdir?


Öneş: Muhataplık konusuna bir açıklık getirmek lazım. Benim okuduğum, doğru olduğunu düşündüğüm, hep savunduğum konu şudur; gerçek muhatap Türk milletidir. Nitelikli demokrasiye kavuşamadığımız için Kürt meselesini çözemiyoruz. Kürt meselesini çözemediğimiz için sonuç olarak PKK silahlı hareketi ortaya çıktı. Temel sorun nitelikli demokratikleşme hedefleri içerisinde, evrensel değerlerle şekillenmiş bir demokratik sisteme kavuşmaktır. Demokratikleşme çabası içerisinde Kürt meselesi çözülecektir. Etnik temele dayanmayacak, inanç farklılığına öncelik vermeyecek, herhangi bir kültürel farklılığa öncelik vermeyecek, eşit vatandaşlık kavramı içinde olacak bir anayasaya ihtiyaç var.

Öcalan’ın muhataplığı veya diğer PKK aktörlerinin muhataplığı, Kürt bölgesel yönetimiyle işbirliği, ABD ile işbirliği gibi konular silahsızlandırma meselesi içinde çözüm için ortaya çıkan konulardır. Burada Öcalan, öncelikli konu silahsızlandırma olduğu için, önemli aktör olarak karşıya çıkıyor. Öcalan, merkez aktördür. Bunu doğru bir yöntem olarak görüyorum çünkü Türkiye’de PKK’nın etkilediği kitleler üzerinde Öcalan’ın önemi öncelikli, hatta Kürt siyasi için de, manevi değerleri yüksek tanımlanan bir konuma sahip. Burada Öcalan kitleleri etkili şekilde yönlendirme kabiliyetine sahip. Öcalan’ın Kandil üzerinde veya Avrupa üzerinde veya bazı farklı gruplar üzerinde etkisi tartışılabilir, bu gruplar tarafından tavırlarla karşılanabilir fakat önemli olan kitlelerin bakışı. O nedenle Öcalan’ın seçimi önemlidir. Öcalan’ın üzerinden Kandil ve Avrupa ile görüşmeler yaparak netice almak daha mümkün. Öcalan, meseleye Türkiye’lilik içinde bakıyor Türkiye içinde çözüm arıyor bu da önemli.