Erdoğan: Özçekim yaparken düşüp vefat eden insanlarımız var

Teknoloji Bağımlılığı Kongresi'nde konuşan Erdoğan, "Özçekim yaparken düşüp vefat eden insanlar var" dedi. Teknoloji bağımlılığını eleştirdiği konuşmasında Erdoğan, "teknofobik" olmadıklarının da altını çizdi.

ntv.com.tr 27.11.2017 - 11:45 | Son Güncelleme : 27.11.2017 - 12:07

Erdoğan: Özçekim yaparken düşüp vefat eden insanlarımız var

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da düzenlenen Teknoloji Bağımlılığı Kongresi'nde konuştu.

Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Değişim ve yenilik insan hayatının yemel dinamikleridir. Her teknolojik değişimin hayatımızda köklü değişikliklere neden olduğu bir gerçektir. Değişiklikler dirençleri de beraberinde getirmiştir. Dünyamız bir telefon markasının yeni modeli için saatlerce sıra bekleyenler kadar teknolojisiz bir hayat kurmak isteyenlerin de dünyasıdır. 

İnsanın olduğu her yerde bu tür farklı yaklaşımların görülmesi tabidir. Bizim için önemli olan teknolojisiyi nasıl anladığımız ve onu nereye yerleştireceğimizdir. Bizim yenilikle sorunumuz yoktur, olamaz. İlim Çin'de de olsa alınız diyen bir Peygamberin ümmeti olarak bizim ilmin ve bilginin kaynağıyla sıkıntısı yoktur.

Bizim ilmin ve bilginin kaynağıyla herhangi bir sıkıntımız yoktur. Bu açıdan biz modern tabirle teknofobik insanlar değiliz. Bunu bir defa tespit edelim. Biz teknolojik ve bilimsel gelişmelerin nereden neşet ettiğine değil, niçin kullanıldığına, hangi gayeyle kullanıldığına, insan hayatında nereye taalluk ettiğine bakarız. Bizim için kıstas, teknolojinin fıtrata aykırı olmamasıdır. Ölçü teknolojinin dünyanın yok edilmesi için değil, ihyası yolunda kullanılıyor olmasıdır.

KÖROĞLU'NA ATIF

Bizim asıl karşı olmamız gereken atom bombasının kendisi kadar, onu ortaya çıkaran, masum insanlar üzerinde kullanmayı meşru gören zihniyettir. Bizim asıl mücadele etmemiz gereken teknolojinin insanlığın adım adım kendi kıyametine sürüklenmesinin aracı haline getirilmesidir. Köroğlu tüfek icat oldu mertlik bozuldu demişti. Biz de diyoruz ki kitle imha silahları çıktı, insanlık bitti.

Şüphesiz her buluşun arkasında, ona hayat veren zihniyet ve dünya algısı vardır. Müslümanların atom bombası, nükleer füzeler gibi kitle imha silahlarına öncülük etmemelerinin temel sebebi herhalde geri kalmışlıkları olamaz. Bu tarz bir teknoloji, her şeyden önce Müslümanların zihin yapısına, hayata, insana ve tabiata bakışlarına aykırıdır.

"ZİHNİ BAĞIMLILIK"

Bugün nükleer başlıkları veya nükleer silahları yasaklama anlayışını savunan zihniyetlere baktığınız zaman bakıyorsunuz bir tanesinde 15 bin 16 bin nükleer başlık var. Bir diğerinde 12 bin 500 nükleer başlık var. Bir diğerine bakıyorsunuz 7 bin 500 nükleer başlık var. Sayı felaket. İstediğin anda istediğin yerde bunu kullanma hakkına sen sahip olacaksın. Ama öbür tarafta diğerlerine diyeceksin, 'Sen yapamazsın.' Hemen parmak sallamaya başlıyorlar. İşte sıkıntı burada. Bu da bir bağımlılık. Bunu da dikkatle değerlendirmek lazım. Bu da bir zihni bağımlılıktır.

İNTERNETTE 6 SAAT

Teknoloji bağımlılığından kaynaklanan fiziki ve psikolojik sorunlar yeni ihtisas alanlarına dönüşmüş durumdadır. Japonya'da 1 milyondan fazla genç aşırı teknoloji bağımlılığı nedeniyle sosyal çekilme denen hastalıktan müzdarip.

Öğrencilerin cep telefonu internetle geçirdiği süre asgari 6 saat. Kitap, dergi ve diğer yayınlara ayırdığı süre 1 saati bulmuyor. Cep telefonu ile özçekim yaparken düşen kaza yapan sakatlanan vefat eden insanlara dair haberleri kimi zaman tebessüm ederek kimi zaman yüreğimiz parçalanarak takip ediyoruz. 

Son model telefonu almak için suç işleyen kişilere rastlıyoruz. Dost meclislerindeki gönül sohbetlerinin yerini artık sosyal medya tartışmaları aldı. Mekke'de Beytullah'da, Medine'de Mescid-i Nebevi'de dahi insanlar, ibadet, kıraat ve tefekkürle meşgul olmak yerine telefonlarıyla vakit geçiriyorlar. Hayatımızı kolaylaştırması gereken teknoloji maalesef giderek bizi hayattan koparıyor.

"TEHLİKE ÇIĞ GİBİ ÜZERİMİZE GELİYOR"

Bu kötü gidişi eli kolu bağlı şekilde izleyemeyiz. Harekete geçmediğimiz her gün sıkıntı büyüyecektir. Sadece bugünümüz değil istikbalimiz tehlike altındadır. Tehlike çığ gibi üzerimize gelmektedir.

Gelecek için yapabileceklerimizin yollarını aramalıyız. Gençlerimizi anlayamazsak, onların ruh dünyasına giremezsek onlara ulaşamayız. Evlatlarımızla empati kuramazsak, onlarla ortak bir dil geliştiremezsek sorunlarının çözümü için doğru yöntemler de bulamayız.

Çocuklarımıza teknolojiyi bilinçli kullanmanın yollarını göstermeli, onun eğitimini vermeliyiz. Çocuklarımızı beyhude yere teknolojiden uzak tutmaya çalışmak yerine onlara teknolojiyi bilinçli kullanmanın yollarını göstermeli, onun eğitimini vermeliyiz. Annenin-babanın elinden telefonu, tableti bırakmadığı, televizyon başından ayrılmadığı bir evde çocuğa 'Teknolojiden uzak dur.' demek faydasız bir çaba olur.

Gerçek dünya ile sanal dünyayı ayıramayan çocukların zihni teknolojinin zararlarına daha açıktır. Teknoloji bağımlılığı çözülmez aşılmaz değildir tedavisi vardır."

Sayfa Yükleniyor...