NTV

Parmak çocuk, Dev-Genç ve Jülide Gülizar

Türkiye
Parmak çocuk, Dev-Genç ve Jülide Gülizar

Mirgün Cabas, bugün toprağa verilen ünlü spiker Jülide Gülizar'ın ardından kariyerinin en çalkantılı dönemini, TRT'deki kadın spiker yasağını ve sonrasını yazdı.

"Odada merakla bekliyoruz. Mete Buharalı yanımızda ama ser veriyor, sır vermiyor. Neyse ki sessiz bekleyiş fazla uzun sürmüyor.

Az sonra İsmail Cem ve Mehmet Barlas geliyor... Üç yöneticinin de yüzleri asık, konuşmaları tutuk... Nereden, nasıl başlayacaklarını bilmez bir görünüşleri var. Sözü birbirinden alarak, birbirine vererek, yutkunarak toplantının nedenini açıklıyorlarlar:

'Arkadaşlar bugünden itibaren televizyon haberlerinin sunuluşunda yeni bir düzenlemeye gidilecek. Bugünden başlayarak ekranda haberleri yalnız erkek arkadaşlarımız okuyacak. Hanım arkadaşlarımız radyo haberlerini sunacak. İşte yeni nöbet çizelgeniz..."

Jülide Gülizar Türkiye'nin ilk televizyon şöhretlerinden biriydi. 1968'de TRT televizyonu kurulurken oradaydı, yıllar boyunca da orada görev yaptı. Yazdıklarından anlıyoruz ki disiplinli, sertti ve geçinilmesi kolay biri değildi. Zorluğu, kişisel ilişkilerinde değil iş konularındaydı.

İşini kendi bildiği gibi yapmak, hakkını yedirmemek için hırçınlık yapmaktan kaçınmazdı. Çalışma yaşamının en çalkantılı dönemini de 1974'te ve onu izleyen yıl yaşamıştı. Hükümette CHP-MSP koalisyonunun olduğu, Kıbrıs Harekatı'nın yapıldığı ve Parmak Çocuk'un Dev-Genç'le birlikte TRT'yi yönettiği bir buçuk yıl...

Parmak Çocuk, 34 yaşında TRT'ye genel müdür olunca TRT koridorlarında İsmail Cem'e takılan isim. Dev-Genç ise Cem'in TRT Haber Dairesi Başkanlığına getirdiği Mehmet Barlas. Devliği, boyundan posundan geliyor...

Anlattıklarım Jülide Gülizar'ın yazdığı, tuhaf isimli kitaptan: TR+Tv=TRT.

Jülide Gülizar, Türkiye Radyoları'nın yanına televizyonun nasıl kurulduğunu, kurumun nasıl TRT haline geldiğini anlatıyor...

Girişteki alıntı da, atanmaları herkesi memnun eden Cem-Barlas ikilisinin bir süre sonra Jülide Gülizar'la karşı karşıya geldiğini hatırlatıyor.

Jülide Gülizar, kadın spikerlerin iktidar ortağı MSP'nin talimatıyla ekrandan çekildiklerinden emin. Cem-Barlas 'hayır' diyor, 'BBC de ekranda yalnızca erkeklere haber okutuyor.' Ama kadın spikerler bunu 'yemiyor.'

Jülide Gülizar direniş başlatıyor, iki hafta mazeretsiz işe gitmiyor. Başbakan Ecevit'le karşılaşıp öfkeden kızardığında 'Jülide hanım sizin değil, benim kızarmam gerekir. Çünkü ayıp bizim ayıbımız' yanıtını alıyor ama durum pek değişmiyor.

Hatta gazete haberleri, köşe yazıları, karikatürler, kadın dernekleri derken işin ucu Cumhubaşkanı Korutürk'e dayanıyor. Gülizar Köşk'e çağrılıyor, cumhurbaşkanına da anlatıyor durumu.

Üçüncü haftanın başında kadınlara ekran yasağı önce sulandırılıyor, sonra kalkıyor.

Jülide Gülizar'ın Mehmet Barlas'la arasının düzelmesi birkaç ayı buluyor. Yeniden konuşmaya başladıklarında, Gülizar bir yaz akşamı eve giderken Barlas'ların bahçe duvarından ısrarla içeri çağrılıp katıldığı yemekte Mehmet Barlas'ın annesinin 'Bunlar seni üzerse beni ara' sözünü hatırlatıyor Barlas'a. 'Anneniz haklıymış, sizi ona şikayet etmemek için kendimi zor tuttum' diyor.

Barlas'ın yanıtı: 'Şikayet etmediniz ama annem bana en büyük cezayı verdi. Kararımızı o akşam duymuş, ertesi gün zehir zemberek bir telgraf geldi kendisinden. Hem de benim sabah uykusunu ne kadar sevdiğimi bildiği halde sabah saat 04.30'da elime geçmesi kaydıyla çektiği bir telgraf...'

Jülide Gülizar, İsmail Cem'i bu olay yüzünden pek affetmiyor. Zaten Parmak Çocuk ve Dev-Genç'i affetmeyen başkaları da var. İktidar değişiyor, Miliyetçi Cephe geliyor.

İsmail Cem milletvekillerinin meclis kürsüsünde hakkında en çok konuşmayı sevdiği bürokrat oluyor. Lise mezunu olduğu, Sophia Loren'e TRT parasını yedirdiği, televizyonda hep fakir köyleri gösterdiği, haber jeneriğindeki Güney Amerika haritasının Lenin portresine benzetildiği söyleniyor ve sonunda bir kararnameyle görevden alınıyor.

Cem'in 500 günlük TRT macerası da böyle bitiyor. Bu aynı zamanda sonraki iktidarların TRT'yi 'ilk ele geçirilmesi gereken kurum' olarak görmeye başlamalarının da hikayesi oluyor...