Doğa Araştırmaları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Osman Erdem, ak pelikan nüfusunun, dünya genelinde önemli bir azalma görülmemesine karşın insan faaliyetleri nedeniyle son yüzyılda özellikle Avrupa'da tehdit altına girdiğini söyledi.

Tehditlerin başında; sulak alanların kurutulması, tarım, sanayi ve yerleşim alanlarından kaynaklanan atık sularla sulak alanların kirlenmesi, göllere yabancı balıkların atılması nedeniyle ak pelikanların beslenebileceği balık türlerin azalması veya yok olmasının sayılabileceğine dikkati çeken Erdem, ak pelikanların, balıkla beslendikleri için balıkların vücudunda biriken zehirli maddelerden de zarar görebildiklerini dile getirdi.

Erdem, 1970'li yıllarda Konya Ereğli Sazlıkları'nda 2 bin çift ak pelikanın kuluçkaya yattığının kayıtlarda yer aldığına dikkati çekerek, bu sayının bugün tüm Avrupa'da kuluçkaya yatan nüfusun 3'te birinden fazla olduğunu kaydetti.

Ereğli Sazlıklarının, drenaj ve yanlış su yönetimi nedeniyle kurumasının ardından 1990'lı yıllardan sonra ak pelikanların alanı terk ettiğini ifade eden Erdem, ''Yine 1996 yılına kadar ak pelikanların kuluçkaya yattığı bilinen alanlardan Kırşehir'deki Seyfe Gölü de yanlış su kullanımı ve yönetimi nedeniyle kurumuş ve önemli bir kuluçka alanı yok olmuştur'' dedi.

Osman Erdem, Ardahan'daki Aktaş Gölü'nün, günümüzde ak pelikanların düzenli olarak kuluçkaya yattığı tek yer olarak bilindiğini belirterek, gölün bir kısmının Gürcistan sınırları içinde bulunması ve Türkiye'de kalan kesiminin tamamının askeri yasak bölge içerisinde bulunmasının, alanın korunması bakımından önemli bir avantaj oluşturduğunu anlattı.

Kuş Araştırmaları Derneğinin olağan sulak alan ziyaretleri sırasında Yedikır Baraj Gölü'nde 21 ak pelikana rastlandığını ifade eden Erdem, şöyle konuştu:

''Gözlemler sırasında barajda bulunan küçük bir adada en az 5 çift ak pelikanın, kuluçkaya yattığını tespit edilmiştir. Adada ayrıca 2 sığır balıkçılı ve 200'den fazla karabatak gözlenmiştir. En az 40 çift karabatağın adada kuluçkaya yattığı tahmin edilmiştir. Baraj inşa edilirken oluşturulan adayı kuşların kuluçka alanı olarak tercih etmeleri, baraj gibi faaliyetler planlanırken yaban hayatının yaşaması için uygun ortamların oluşturulması açısından da yol gösterici olmuştur.

Avrupa'da üreyen nüfusun tamamına yakını kışı Afrika'da geçirmektedir. Avrupa nüfusunun tamamına yakını sonbaharda Avrupa'dan Afrika'ya, ilkbaharda ise tekrar Avrupa'daki üreme alanlarına dönerken Türkiye üzerinden geçmektedir. Bu nedenle pek çok kuş türü için olduğu üzere ak pelikanların da göçlerini tamamlayabilmeleri ve varlıklarının sürdürebilmeleri için Türkiye'deki sulak alanların korunması, herhangi bir ülkedekinden daha fazla önem taşımaktadır.''