NTV

"Radyasyon tehlikeli boyutlarda"

Türkiye

Japonya’da gıdalarda ve içme suyunda radyasyon düzeyleri insan sağlığını tehdit edecek boyutlara ulaşmış durumda. Greenpeace, koruyucu önlemlerin acilen artırılmasını talep ediyor.

Greenpeace Akdeniz'den bu konuda şu açıklama geldi:

Japonya’daki nükleer krizde ikinci hafta geride kaldı ve radyoaktif kirlenme artmış durumda. Japon yetkililerin açıklamalarına göre, Fukuşima bölgesinden alınan süt ve ıspanak örneklerinde, yüksek miktarda radyasyon tespit edildi. Test edilen yiyecekler, hükümetin belirlediği kabul edilebilir radyasyon sınırlarını aşmış durumda. Bunun yanı sıra şebeke suyunun içilmemesi konusunda hükümet yetkilileri uyarıda bulunuyor. Tokyo’daki içme sularında da tespit edilen radyasyon düzeyleri de, çocukların içebileceği seviyenin iki katı. Gıda ve su kirliliği sorunu Asya’da büyümeye devam ederken, Pasifik’in diğer kıyısında Los Angeles’ta da iyot tabletleri satılıyor ve küresel çapta endişeler artıyor.

Greenpeace, bu son gelişmeler ışığında tahliye planlarının bir an önce geliştirilmesini talep ediyor. 30 kilometrelik tahliye bölgesi içindeki insanlar ve bu alanın dışındaki hamile kadınlar ve çocuklar için koruyucu önlemlerin artırılması şart.

Greenpeace Uluslararası Nükleer Kampanyası Sorumlusu Jan Beranek, “Artık var olan durum hakkında acilen net bir açıklamanın yapılması gerekiyor. İnsanların gerektiği şekilde korunması ve acil durum planlarının devreye sokulması ancak bu şekilde olabilir” dedi.

Beranek sözlerine şu şekilde devam etti “Yaşanmakta olan kriz, nükleer bir felaket karşısında insanları tam anlamıyla korumanın imkânsız olduğunu gösterdi. Nükleer endüstrisinde bazı insanlar bu felaketi, aynen Çernobil’de olduğu gibi sıra dışı bir durum olarak algılayıp, nükleer enerjinin iklim değişikliği ile savaşmak için gerekli olduğunu savunuyorlar. Bu çok tehlikeli bir yanılgı. Nükleer, enerji geleceğimizin bir parçası olamayacak kadar tehlikeli. Halihazırda yaşadığımız nükleer felaket ve iklim değişimi gerçeği, dünyanın artık güvenli yenilenebilir enerjilere yönelmesi gerektiğinin en güçlü kanıtıdır” dedi.