Elkatmış "Rapor, devletin arşivine konulmalı" dedi. Elkatmış NTV'nin sorularına şu yanıtları verdi:

-Bir rapor hazırlanıyor ve bu tek bir nüsha olarak aslı dönemin başbakanında ve hala kendisinde bulunuyor. Bunun sebebini neye bağlarsınız?

Mehmet Elkatmış: Bu bir skandaldır. Bu raporu sayın Mesut Yılmaz başbakan olarak kendisine bağlı olan resmi bir kurum olan başbakanlık teftiş kuruluna görev olarak vermişti. Ve başbakanlık teftiş kuruluda konuyu inceleyerek bir rapor sunmuştu. Bu resmi bir görevdi ve devletin arşivinde olması gerekliydi bu raporun. Ama maalesef bu olay dolayısıyla anlıyoruz ki bunun tek nüsha olarak hazırlanmış ve sayın Mesut Yılmaz’daymış. Böyle bir şeyi kabul etmek mümkün değil nasıl kendisinde bırakmış bunu devletin arşivinde olması gerekli. Zaten bu raporun belli bölümleri gizli kaydı bulunduğundan dolayı o zaman sayın mesut Yılmaz tarafından basın toplantısında açıklanmıştı ama bu gizli bölümleri açıklanmamıştı. Bunu anlayışla karşılayabiliriz belki ama resmen hazırlanan devletin arşivinde bulunması gerekli olan bir raporun kendisinde bulunmasını bir skandal olarak nitelendiriyorum.

-Siz o dönem komisyon başkanı iken bunu talep etmiş miydiniz?

Mehmet Elkatmış: Hayır, bizden sonra kuruldu bu komisyon. Biz TBMM Araştırma Komisyonu başlatmıştık 1996’nın sonunda... 1997 Nisan’ın başında raporumuzu verdik. Sayın Mesut Yılmaz’ın bu soruşturma izni 1998’de yanılmıyorsam hükümeti kurduktan sonra bunları emretti. Ve uzun bir çalışmadan sonrada 1998 yılı içinde yanılmıyorsam bu rapor verilmişti. Bizden sonra olduğu için bizim bu raporu görmemiz ya da istememiz mümkün değil.

-Ama daha sonra açıklanmayan bölümlerden bir kısmı da yine gazetelerde yer aldı. Bunlar genellikle faili meçhullerle ilgili. Sizde okudunuz herhalde o bölümleri ne dersiniz? Komisyonda meseleyi irdelemeye çözmeye çalışırken yakalayamadığınız veya aklınızda olan bir takım şüphelerin karşılığını o gizli bölümlerde gördünüz mü?

Mehmet Elkatmış: Tabi bir takım telefonlarla ilgili şeyler de var. O rapor tabiki önemli bir rapor. Bu işlerdeki çirkinliklerin pisliklerin bir kısmını göz önüne seriyordu. Genel bir fotoğrafını çekmişti ve genelin içinde de misal kabilinden bazı özel şeyleri de belirtiyordu.

Örneğin Ömer Lütfü Topal cinayetinde olduğu gibi özel bazı şeylerin fotoğraflarını daha net ortaya koyuyordu. Biz soruşturma komisyonu olmadığımız için böyle bir şansımız yoktu. Telefon kayıtlarını dahi inceleyemiyorduk.

Telefon kayıtlarını dahi göndermediler bize bazı kurumlar. Ama orada bunu yapmışlardı çünkü Soruşturma Komisyonu,Teftiş Kurulu olduğundan başbakanın verdiği bir soruşturma izni vardı. Bizim soruşturma iznimiz yok ve burada karışıklık oluyor. Kamuoyunda 'siz niye bir takım bilgilere ulaşamadınız' gibi bir şey var. Şöyle ki soruşturma komisyonları ancak başbakan ve bakanların görevleri ile ilgili suçlardan dolayı kurulabilir TBMM’nde. Bizimki araştırma komisyonu. Yetkilerimiz sınırlı... Adam gelmezse yapacağın bir şey yok. Ama soruşturma komisyonları gelmek mecburiyetinde.

-Ergenekon’a bakan mahkeme Susurluk’a eğiliyor. Bunun göstergesi raporu istemesi. Ne dersiniz bir yere varır mı?

Mehmet Elkatmış: İnşallah varsın da ülke de bu kamburdan kurtulsun. İnsanlarımız artık korkusuzca yaşasınlar, her şey hukuk içinde olsun. Devlet zarar görüyor deniyor da bilakis güçlenir bence. İnsanlar huzur içinde güven içinde yaşarlar artık her şey hukuk içinde çözümlenmeye çalışılır, hukuk dışı işler olmaz.