Medeniyetler İttifakı 2. Forumu Genel Kurulu'nun açılış oturumu, Medeniyetler İttifakı'nın eşbaşkanları Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve İspanya Başbakanı Jose Luis Rodriguez Zapatero ile BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon, Medeniyetler İttifakı Yüksek Temsilcisi ve eski Portekiz Cumhurbaşkanı Jorge Sampaio'nun konuşmalarıyla başladı.

İlişkili Haberler


Çırağan Sarayı'nda Genel Kurul açılış oturumu ile başlayacak forum kapsamında eş zamanlı olarak 6 adet çalışma kahvaltısı gerçekleştirildi. Çalışma kahvaltılarında, ''Durgunluk zamanında iş imkanları; gençlik için küresel bir zorluk'', ''Çağdaş toplum ve din'' gibi konular ele alındı.

Başbakan Erdoğan açılış konuşmasında, 'hoşgörü ve tahammül'ün medeniyetler ittifakının temeli olduğuna vurgu yaptı.

Erdoğan şunları söyledi: "İstanbul medeniyetlerin ve kıtaların birleştiği noktadan dünyaya sevgi ve hoşgörü mesajları göndermeye devam ediyor.

Burada dinlerin bir arada yaşadığını görebiliriz. Sultanahmet, Neva Şalom ve Aya İrini burada... Türkiye'nin her şehri barışın sembollerini yaşatır. Mardin, Van, Konya, İzmir Antalya, Hatay, Şanlıurfa, Diyarbakır. Hepsi birer hoşgörü abidesidir.

Dünyada olduğu gibi bizim ülkemizde de bu birlikteliğe karşı nifak ve ayrılık tohumları ekmeye çalışanlar olmuştur. Ancak bizim birlikte yaşama azmimiz bunun üstesinden gelmeye yetmiştir.

Biz Türkiye'den medeniyetlere barış ve hoşgörü mesajı vermekten büyük mutluluk duyuyoruz. Elbette önyargıları aşmak kolay olmayacaktır. Bu yüzyılı barış, hoşgörü ve uzlaşı çağı olarak yazdırmak mümkün. Amacımız bugünün sorunlarını bugün çözmek olmalı. Radikalleşmeleri ortadan kaldırmak için çalışmalıyız."

İnsanlığın temel meselesi ötekileşmeyi yabancılaşmayı ortadan kaldırmak diyen Erdoğan "Beni bize dönüştürmek, menfaat çatışmalarını ortadan kaldırmak hedefimiz olmalı. Politik kaygılarla ertelenen yok sayılan görmezden gelen meseleler ileride çok daha büyük sorunlar olarak karşımıza çıkacaktır. Irak'ı Afganistan'ı Pakistan'ı yok sayarak ülkemize kapanarak görmezden gelemeyiz. Terör tüm dünyanın sorunudur. Karşımıza çıkacak yeni krizlere karşı hazırlıklı olmalıyız.

Sözlerimi Mevlana'nın sözleri ile tamamlamak istiyorum:
Gel, gel, ne olursan ol yine gel..."

RASMUSSEN GÖNÜL ALDI
Forumda konuşan yeni NATO Genel Sekreteri Rasmussen 'dini hassasiyetlere saygı göstereceğim' dedi.

Rasmussen şunu söyledi: "Bir diyalog için açık ve samimi olarak iletişim kurmak gerekir diyaloga ihtiyacımız var. Kültürler arası dinler arası kültürlere ihtiyacımız var. Karşılıklı anlayış ve saygıya dayalı bir diyaloga ihtiyacımız var. İnanıyorum ki bütün sansür türü şeyler diyalogun düşmanıdır. Karşılıklı anlaşmanın düşmanıdır.

Danimarka’daki karikatür konusuna direk olarak gelmek istiyorum. Orada benim tavrım gayet açıktı. Krizden önce kriz sırasında ve kriz sonrası açıktı. Ben insanları dini etnik geçmişleriyle ilgili insanları suçlamaktan yana değilim.

Ben dinlere ve dini sembollere saygı duyarım. Diğer insanların dini duygularına saygı gösteririm. Sonuç olarak ben kendim hiç bir zaman hiç bir dini şekli peygamber Muhammed de dahil olmak üzere hiç bir dini şekli ben insanları rahatsız edecek şekilde olmasından yana değilim.

Burada, Danimarka’da bir hakaret ve saygısızlık olarak algıladı bazı insanlar... İslam’a ya da peygamber Muhammed’e karşı bunu saygısızlık olarak aldı. Bu kesinlikle benim görüşüm değil ve kafamdaki düşünceler bu şekilde değil.

Ben NATO’nun genel sekreteri olarak dini ve kültürel hassasiyetlere özellikle dikkat edeceğim. Burada giderek artan çoğulcu ve küreselleşmiş dünyadaki bu çeşitli toplumlara karşı saygımı daima sürdüreceğim.

Önceliklerimden bir tanesi de Müslüman dünyası ile diyalog ve ilişkilerimizi arttırmak ve yoğunlaştırmak olacaktır. Burada benim bu konuda medeniyetler arasında iyi bir diyalog olması konusunda kendi fikirlerimde tamamen bu yönde. Evet ben ifade özgürlüğüne inanıyorum kişisel ve dini duygulara saygı göstermeye de inanıyorum. Tamamen bu denge birim inandığımız dengedir."