NTV

Recep Akdağ: Hepimiz aynı geminin içerisindeyiz

Anadolu Ajansı

Türkiye
Tuğrul Türkeş ve Recep Akdağ (soldan sağa)

Başbakan Yardımcılığı görevini Türkeş'ten devralan Akdağ, ''AK Parti bayrağı altında yerlerimiz değişiyor, pozisyonlarımız değişiyor ama hepimiz aynı geminin içerisindeyiz" dedi.

İlişkili Haber

Başbakan Binali Yıldırım'ın açıkladığı kabine değişikliğinin ardından Çankaya Köşkü'ndeki Başbakan Yardımcılığı makamında devir teslim töreni gerçekleştirildi.

Görevi Recep Akdağ'a devreden Türkeş yaptığı konuşmada, nöbet değişikliği için bir arada olduklarına değinerek, "İnsanlar genelde bir göreve geldiklerinde mutlu olurlar ama benim eskiden beri bir prensibim vardır. Görevi bitirip huzur içinde yüz akıyla o görevi teslim etmenin görev üstlenmekten daha önemli olduğunu düşünürüm" dedi.

İki yıl gibi bir süre Başbakan Yardımcılığı görevini yürütmeye çalıştığını ifade eden Türkeş, "Bugün de güzel bir günde bizden daha tecrübeli, daha ehil bir arkadaşımıza bu görevi tevdi ediyoruz. O bakımdan büyük bir mutluluk içindeyim. Hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum" diye konuştu.

"SİYASETİN KUCAĞINDA DOĞDUM"

Recep Akdağ da konuşmasında, AK Parti çatısı altında bir görev değişikliği yaptıklarını belirterek, "Benden daha iyi, yüksek tecrübeli dediniz, onu kabul etmek mümkün değil. Engin tecrübeniz, Türk siyaset tarihine öteden beri damgasını vuran sağduyulu yaklaşımlarınız için müteşekkiriz. Tecrübelerinizden partimiz istifade edecek ama ben de hususen istifade edeceğim" dedi.

AK Parti'nin 2001 yılında kurulduğunda kendisinin üniversitede olduğunu, profesörlüğünü tamamladıktan sonra 2002 yılında partiye geldiğini anlatan Akdağ, şunları söyledi:

"Siyasetin kucağında doğdum diyebilirim. Siz de öylesiniz. AK Parti'nin kuruluşuyla da gerçekten Türk tarihinin değişeceğini hissettiğimiz için hemen o çatı altına geldik. 15 sene geçti, dile kolay uzun bir zaman. Bir AK Parti gemisinin içinde yolumuza devam ediyoruz. Hareket görece bir kavramdır. Biz bu geminin içerisinde AK Parti bayrağı altında yerlerimiz değişiyor, pozisyonlarımız değişiyor ama hepimiz aynı geminin içerisindeyiz. Bu gemi bir hizmet gemisi, Allah'a şükürler olsun ki Cenabıhak bu çatı altında milletimize, büyük Türk milletine hizmet etmeyi bize nasip etti."

Akdağ, Türkeş ile aynı kabinede yer almaktan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Meselenin bu tarafı kamuoyunca çok bilinmez ama aslında Bakanlar Kurulu bir mektep. Burada çok şey öğreniyorsunuz. Ben bütün arkadaşlarımdan çok şey öğrendim. Sizden de çok şeyler öğrendim. Kıymetli hizmetleriniz için teşekkür ediyorum. Burada yapacağınız işler açısından da sizin desteğinizi talep ediyorum" dedi.

Konuşmaların ardından Akdağ ve Türkeş birbirlerine çiçek vererek, hediye takdim etti.

Törene, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile AK Parti'li bazı milletvekilleri de katıldı.

SAĞLIK BAKANLIĞI'NDA DEVİR TESLİM TÖRENİ

Bir devir teslim töreni de Sağlık Bakanlığı'nda düzenlendi. Sağlık Bakanlığı'na getirilen Ahmet Demircan, görevini Başbakan Yardımcılığı görevine atanan Recep Akdağ'dan devraldı.

Recep Akdağ, törende yaptığı konuşmada, tarihin belli dönemlerinde belli ilerlemeler kaydedildiğini belirterek, AK Parti iktidarlarından sonra Türkiye'de sağlık hizmetlerinde bu sıçramanın elde edildiğini söyledi.

Yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Akdağ, "Sağlıkta Dönüşüm Programı ismiyle 2002 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla başlattığımız çalışmalar, yaklaşık 10 yıllık bir süre içerisinde bütün dünyada Türkiye'nin sağlık sistemini bir örnek sistem halinde getirdi. Dünyanın takdir ettiği ve birçok ülkenin örnek almaya çalıştığı bu sistem, aslında halkımızın, vatandaşlarımızın, tek tek her birimizin sağlık hizmetlerine erişmesini sağladı. Verimliliği artırarak bunu sağladık. Yeni organizasyonlar oluşturduk" diye konuştu.

Bu kapsamda, Aile Hekimliğini kurduklarını ve AK Parti hükümetleri döneminde kamu hastanelerini tek çatı altında topladıklarını anlatan Akdağ, sağlık hizmetlerine erişimin yükseltildiğini söyledi.

Ahmet Demircan ve Recep Akdağ (soldan sağa)
Ahmet Demircan ve Recep Akdağ (soldan sağa)

Akdağ, ambulans ihtiyacından, birinci basamak denilen aile hekimliği hizmetlerine, oradan da hastanecilik hizmetlerine kadar her alanda çalışma yapıldığını dile getirerek, bunların vatandaşlar tarafından da takdir edildiğini vurguladı.

Hükümet olarak vatandaşın kamu hizmetlerinden memnuniyetini ölçtüklerini anımsatan Akdağ, sağlık hizmetlerinin 2002 yılında yüzde 39 memnuniyet alırken, bu oranın şimdi yüzde 75.5'e çıktığına dikkati çekti.

Bunun sürdürülerek daha üst seviyelere yükseltilmesinin AK Parti hükümetlerinin hedefi olduğunu vurgulayan Akdağ, ilerleme ile ihtiyaçların da değiştiğini fark ettiklerini aktardı. Akdağ, hastalık yükünün değiştiğine değinerek, eskiden Türkiye'de çocukların ishal ve kızamıktan kaybedildiğini, anne ve bebek ölüm oranlarının çok yüksek olduğunu, zatürre, sıtma ve tifodan kişilerin yaşamını yitirdiğini, bu durumun artık tamamen değiştiğini bildirdi.

Türkiye'de hastalık yükünün hem azaldığını hem de vasfının değiştiğini anlatan Akdağ, şişmanlık, hareketsizlik ve sigara ön planda olan sorunlar arasında yer aldığını söyledi.

Bu yılın başından itibaren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım'ın talimatlarıyla sağlıkta dönüşümün ikinci fazını başlattıklarını hatırlatan Akdağ, şunları kaydetti:

"Şimdi inşallah tüm AK Parti iktidarlarımızın oluşturduğu mirası değerli Bakanımıza emanet etmek üzere buradayız. Biliyoruz ki Allah'ın izniyle çok kıymetli Bakanımız Ahmet Demircan, kendi müktesebatı itibariyle ve kendi kabiliyetleri itibariyle bu bayrağı çok daha yükseğe kaldıracaktır. Türkiye, bunu başarabilecek bir ülkedir. Türkiye'nin sağlıkta tüm dünya ülkelerine model ülke olma özelliğini taşırken, bir taraftan da vatandaşımızın çok daha kaliteli hizmet almasını sağlayacak yeni bir dönemi inşallah Sayın Bakanımızla birlikte oluşturmuş olacağız.

Vazifemiz, kendilerine vazife verilmiş değerli bütün arkadaşlarım gibi AK Parti'nin 'önce insan' diyen felsefesini, Sayın Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın insana hizmet etmeyi hizmetkarlık bilen anlayışını en yüksekte tutmaktır. 2019'a kadar böyle yolumuza devam edeceğiz. Biz, biraz yorulmayan bir partiyiz. 15 sene içerisinde iktidarlar yorulur ama biz Allah'a şükürler olsun kendini yenileyebilen, vatandaşının ihtiyacına göre yoluna devam edebilen bir AK partiyiz. 2019'da da ipi inşallah bu şekilde göğüsleyeceğiz. Yeni kabinemiz, 2019'a giderken ülkeyi dimdik ayakta tutan, ileriye taşıyan bir felsefeyle yoluna devam edecektir.

Şunu da bilmenizi arzu ederim. Sonuna kadar bana ne emriniz olursa, geçmişten gelen tecrübe aktarımı konusunda, burada sizin 24 saat hizmetinizde olan bir arkadaşınız var. Rabbim, kolaylık ihsan etsin. Bu hizmeti en mükemmel şekilde götüreceğinizi, bayrağı çok daha yükseğe çıkaracağınızı da biliyorum. Şimdiden size muvaffakiyetler diliyorum."

"İKİMİZDE 6 ÇOCUĞA SAHİBİZ"

Akdağ, Demircan ile bir ortak özelliklerinin de olduğunu belirterek, "Değerli Bakanımızla ikimiz aynı fakülteden mezunuz. Erzurum Atatürk Üniversitesinden mezunuz. Basına da yansıdı, ikimiz de 6 çocuğa sahibiz" dedi.

Sosyal medyada "Sağlık Bakanı olmak için 6 çocuğa sahip olmak gerekiyor." diye yazıların yer aldığını ifade eden Akdağ, çok çocuklu olmanın gerçekten insanı yetiştiren bir tarafı olduğu değerlendirmesinde bulundu.

Her çocuğun tek başına ayrı bir dünya olduğunu dile getiren Akdağ, ergenlik çağında da çocukların kişilik yapılarının değiştiğini, 6 çocuk sayısının ergenlikte 12 çocuk gibi olduğuna işaret etti. Akdağ, "O dönemde ikinci bir çocuk daha oluyorlar. Eğer 2 çocuğunuz varsa ergenlik çağında bu 4 çocuk gibi oluyor. Bizim 6 çocuk var, 6'sının da ergenlik çağında değiştiğini sayarsan 12 oluyor. Bizler, damat ve gelinlerimizi de çocuklarımız olarak gören bir toplumuz. O zamanda 6 artı 6, 12 çocuk oluyor" şeklinde konuştu.

"MAZİSİNİ OLMAYANIN İSTİKBALİ OLMAZ"

Ahmet Demircan da tüm canlıların en önemli özelliğinden birinin kendilerini yenileme yeteneği olduğunu belirterek, "Biz, canlı bir toplumuz ve dönüşüm içinde olan, gelişim içinde olan bir milletiz. Bu dönüşümü, üç temel üzerine oturttuk. Sistemde dönüşüm, ondan önce zihniyette dönüşüm ve uygulamadaki, hizmetteki dönüşüm" dedi.

Zihniyetteki dönüşümün "insanı yaşat ki devlet yaşasın" anlayışıyla insan merkezli bir dönüşüm olduğunu ve bu anlayışla yola çıktıklarını dile getiren Demircan, şöyle devam etti:

"Sonradan onun gerektirdiği sistemi inşa ettik ve o sistemi zamanın gerektirdiği şekilde de yeniliyoruz. Bu yenileme sadece sağlıkta değil. Türkiye Cumhuriyeti’nin siyasi gelişmesi, devlet gelişmesi de adım adım kendisini yeniliyor. En son 18 Nisan’da yapmış olduğumuz referandumda sistemimizi de yeniden geliştirdik. Şimdi, bu yeni sisteme uygun gelişim adımları atılıyor.

Sağlıkta da aynı adımlar atılıyor. Daha önce hizmet veren tüm Bakan arkadaşlarımızın yapmış olduğu hizmetlerin biriktirdiği tecrübeden elbetteki istifade edeceğiz. Mazisi olmayanın istikbali olmaz. Biz, maziyle birlikte istikbale yürüyen bir hareketiz. Bu, sağlıkta da aynı şekilde devam edecek."

Sağlığın, Türkiye’de hizmet alanları içinde çıtası en yüksek alanlardan biri olduğuna dikkati çeken Demircan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye’de son 15 yıl içerisinde 2002’den itibaren hızla çıta yükseldi. Şimdi bize düşen bayrak yarışında, bu çıtayı daha da yukarıya çekmek. Halkımızın hizmetlerini, zamanın da gerektirdiği yenilikleri de yerine getirerek, daha da artırmak ve bayrağı bir üst noktada bizden sonra gelecek olanlara devredebilmektir.

Bakanımızın, diğer Bakan kardeşlerimizin, arkadaşlarımızın buradaki tecrübelerinden elbette yararlanarak, bu hizmeti en iyi şekilde yerine getirmeye çalışacağımı, buradan sizler aracılığı ile bütün milletimize söz olarak veriyorum. İnşallah 2019’a giderken Cumhurbaşkanımız, liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’ın kılavuzluğunda, rehberliğinde ve önderliğinde Türkiye, hızlı bir şekilde bu dönüşümleri yapacak ve milletimizin, ülkemizin layık olduğu güç ve ülkemizin mazlumlara el uzatma potansiyelini arttıracak."

Türkiye’nin, sadece Türkiye olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Demircan, "Bu güzel sağlık hizmetlerini sadece 80 milyona vermiyoruz. Aynı şekilde, bize sığınmış 3.5 milyon mülteciye de veriyoruz. Dolayısıyla, Türkiye’nin sağlıkta gelmiş olduğu bu yüksek noktayı düşürmeden daha da yükseğe taşımak gibi zor bir görevimiz var ama ben inanıyorum ki Sayın Bakanımın da Bakan arkadaşlarımızın tecrübeleriyle birlikte bu işi yapacağız, yerine getireceğiz. Allah, hepinizden razı olsun” diye konuştu.

Konuşmaların ardından Recep Akdağ Demircan'a çicek ve özel bir vazo hediye ederek, görevinde başarılar diledi. Demircan da aynı şekilde Akdağ’a vazo takdim etti.

Akdağ ve Demircan, törene katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, eski Gençlik ve Spor bakanı Akif Çağatay Kılıç ile AK Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan ve AK Parti Kadın Kolları Başkanı Lütfiye Selva Çam'a da teşekkür etti.

ETİKETLER