Resimdeki 'peçeli, çıplak, aciz' Türk kadını!

CERN'de görevli Türk bilimci, Nobel resepsiyonunun verildiği salondaki dev resimde doğu medeniyetleri tasvirini gündeme getirdi.

27.09.2010 - 12:19

Resimdeki 'peçeli, çıplak, aciz' Türk kadını!

Büyük Patlama Deneyi'nin yapıldığı Avrupa Nükleer Araştırmalar Merkezi'nde (CERN) görevli Türk bilim insanı Doç. Dr. Bilge Demirköz, öğrencilere ''Nobel Bilim Ödülü'' almak için çok çalışmaları çağrısında bulunarak, ''Ödülün verildiği Stocholm'deki Altın Oda'da mozaik bir tabloda Doğu medeniyeti alaycı bir üslupla ele alınıyor. Bu imaj, bilim, spor ve sanat alanında çok ileri giderek ve Nobel ödülü alarak yıkılabilir'' dedi.

Demirköz, TÜBİTAK'ın Ankara'da düzenlediği ''Avrupa Bilim ve Eğlence Günü''ne katıldı. Burada öğrencilere Büyük Patlama Deneyi'ne ilişkin bilgiler veren Demirköz, öğrencilerle bir araya geldiği her toplantıda onlara ''Nobel bilim ödülü'' almaları çağrısında bulunduğunu söyledi. Demirköz, Nobel edebiyat ödülünün de Türkiye'den bir yazara verilmesinin çok önemli olduğunu, ancak Türkiye'den bir bilim insanının bilim ve teknoloji ödülünü almasını çok istediğini ifade etti.

NOBEL ODASI'NDA DOĞU MEDENİYETLERİNE ALAYCI ÜSLUP
Nobel ödüllerini alanların, İsveç'in başkenti Stocholm'de düzenlenen bir törenle kral ve kraliçenin huzuruna çıktıklarını anlatan Demirköz, ardından ödül alanların onuruna balo düzenlenen Valilik binasındaki Altın Oda'da dikkatini çekenleri şöyle anlattı:

''Altın Oda'nın duvarları Bizans'tan esinlenmiş 18 milyon parça altın mozaik kullanarak süslenmiş. Buradaki tablonun bir tarafında yüksek binaları, gemileri, anıtları, kuleleri, akademisyenleri yani tüm ihtişamıyla modern batı medeniyeti temsil ediliyor. Tablonun ortasında İsveç'in Malaren Gölü Tanrıçası duruyor. Diğer tarafta (sol alt köşede) ise filleri, develeri, kervanları, camileri ve Ayasofya ile Türk bayrağının altında peçeli ancak çıplak ve aciz bir kadın figürüyle, ilkel doğu medeniyeti alaycı bir şekilde temsil ediliyor. Bu tabloyu ilk gördüğümde çok üzüldüm. Türkiye'yi de içine aldıkları Doğu Medeniyetleri'ne bakış açıları beni çok şaşırttı.''

Doç. Dr. Bilge Demirköz Doç. Dr. Bilge Demirköz

''Avrupa'nın, Rönesansla Avrupa olduğuna'' işaret eden Demirköz, bu felsefenin temelinin sanat ve bilime dayandığını belirtti ve ''Avrupa, Doğu kültürünü kendine uzak görüyor. Oysa ki Türk kültürü Rönesans'ı çok etkilemiş. Ama bunu hem unutmuş, hem de unutturmuşuz'' diye konuştu.

Demirköz, Türk medeniyetine karşı oluşan bu imajın yıkılması için Türk gençlerine büyük görevler düştüğünü belirterek, şu görüşlerini ifade etti:

''Türkiye'de sanat ve bilim çok ilerlerse, bu imaj kırılacak. Öncelikle insan olarak kendimize saygımız varsa, çok çalışmamız gerekiyor. Bu ülkede yaşamak ve gurur duymak isteyen öğrencilere çağrıda bulunuyorum. Bilimde, sporda ve sanatta çok ileri gitmek için çok çalışın. Alanım bilim olduğu için, Türkiye'den bilim ve teknoloji alanında bir Nobel ödüllü bilim insanı çıkmasını çok arzu ediyorum. Bu başarılarımız arttıkça, Altın Oda'daki Doğu medeniyetlerinin aslında ne kadar köklü ve ileri dönük olduğunu göstermiş olacağız.''

BÜYÜK PATLAMA DENEY'İNDEKİ SON DURUM
Doç. Dr. Demirköz, CERN'de 6 ay önce çalıştırılmaya başlanan Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'nda (LHC) yürütülen CMS deneyinde bir süre önce gözlenen bulguya ilişkin görüşlerini de şu şekilde aktardı:

''Bahsedilen CERN'deki bulgu, proton çarpışmalarının yapısıyla ilgili. Deneyde iki protonun çarpışmasından çıkan parçacıkların sayılarını, bağlılaşımlarını (korelasyon) ve saçılma açılarını ölçüyoruz. Çarpışmalardan çıkan parçacıkların bağlılaşımlarında beklenmedik daha önce gözlemlenmeyen ilginç bir sonuç ortaya çıktı. Higgs parçacığı ya da karanlık maddenin bulunmasından önce bu proton çarpışmalarını çok iyi anlamak gerekiyor. Bu ve daha ileride karşılaşacağımız beklenmedik durumlar, daha karmaşık analizleri ortaya koymak için gerekiyor.''

CERN'deki deneylerde ortaya çıkan sonuçların çok olumlu olduğunu kaydeden Demirköz, ''Bütün veri analizleri, olumlu bir şekilde ilerlediğimizi ve önümüzdeki günlerde hızlandırıcıdan daha da verim alabileceğimizi gösteriyor. Çalıştığımız enerjilerde yeni bir fizik bulabileceğimizden çok ümitliyiz. Yeni fizik olaylarına da ilk limitleri koyduk. Örneğin, ekstra boyutların limitlerini sınırlandırdık'' dedi.

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...