Bursa Emniyeti, Haziran 2009'da bir kitapçıya bandrolsüz ürün satıldığı gerekçesiyle operasyon düzenlendi.

İşyeri sahibi A.F. gözaltına alındı. Şerafettin Günyeli adlı vatandaş baskın sırasında kitap almak için dükkandaydı. Geçen yıl A.F. hakkında Bursa 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nde 'Açık alanda bandrolsüz nüsha satmak' suçlamasıyla 4 yıldan 6 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Şubatta davanın ilk duruşması görüldü.

Akşam gazetesinin haberine göre mahkeme, vatandaş Günyeli'nin tanık sıfatıyla dinlenmesine karar verdi. Ancak 2010 yılında vefat ettiği öğrenilince, tuhaf bir karara imza attı. Tanık sıfatıyla o dönem 6 yaşında olan oğlu Ali Taylan'ın babasının yerine dinlenmesine karar verdi.

Gerekçe de hayli tuhaf: 'Şerafettin Günyeli'nin mirasçısı oğlu, olay tarihinde babasının yanında olmuş ve bandrolsüz kitap satışına şahit olmuş olabilir.' İstanbul'da yaşayan çocuğun adresine ulaşan tebligat anneyi şoke etti.

Tebligatta Ali Taylan'ın gitmemesi halinde duruşmaya zorla götürüleceği de belirtildi. Mahkeme, küçük çocuğa, 'Sanık A.F. bandrolsüz kitap sattı mı?' diye soracak. Tebligata göre Ali Taylan ifade vermeye gitmezse masrafları da karşılamak zorunda...

Gazeteci olan anne Gülden Kılıç tepkili. 5 yıllık adliye muhabirliği döneminde böyle bir olayla karşılaşmadığını belirten Kılıç, şöyle konuştu, “Postacı tebligatı getirince ne olduğunu anlayamadım. 8 yaşındaki oğlum mahkemeye çağırılıyordu. Şok geçirdim. Mahkeme kalemini aradım. Şaka veya yanlışlık değilmiş. Oğlum bugün yapılacak duruşmaya tanık olarak çağırılıyor.”

Babası kitap almaya gittiğinde yanında değildi. Yanında olsa bile kitap korsan mı değil mi nasıl bilebilir? Genelde babadan miras olarak ev, işyeri kalır, çocuğuma tanıklık kalmış. Psikolojisi bozuldu. 'Ben cezaevine mi gideceğim. Babam suç mu işledi, ben orada ne yapacağım?' diye soruyor.

Avukat Hatip Mercan ise, 'Akılla bağdaşır bir olay değil. Babasının yerine çocuğu tanık olarak çağırmanın ne ceza hukukunda ne miras hukukunda yeri var. Şaka gibi' diye konuştu.