Kazandığı zaferlerden sonra Roma, Spartaküs’ü ciddiye almak zorunda kalırken, Spartaküs de ordu komutanlığının gerçek yüzünü keşfediyor.

Spartaküs, yola çıktığında etrafında kimse yoktu. Delice sevdiği karısını bir başına bırakıp, Roma ordusuna yardım etmek için kendini tehlikeye attı. Ne var ki ihanete uğrayıp, kendini Batiatus’un gladyatörleri arasında bulması bir oldu. O günlerden bugünlere çok şey değişti. Spartaküs, artık bir ordunun başında, kılıcını Roma ordusuna doğrultmuş, ona inananlarla beraber dönemin en büyük gücünü dize getirmekten başka bir şey düşünmüyor. Ruhundaki hırs ve intikam birbirine karışmış haldedir ve kazandığı zaferler, onu yaklaşan özgürlüğe daha da çok inandırmaktadır.

Geçen sezon sonunda izlediğimiz kanlı savaşta hayatta kalmayı başaranlar Spartaküs’ün planlayacağı yeni saldırıları iple çekiyor. Özgürlük arayışındaki kölelerin içinde bulundukları koşullar hiç iyi olmasa da, insanlar yavaş yavaş tanrısallaştırdıkları liderlerinin doğru kararlar vereceğinden şüphe duymuyor. Spartaküs ise final sezonu War of the Damned’de bir ordu komutanı olarak resme daha yukarıdan bakmak zorundadır. Tünelin ucunda bir ışık var, ama o ışığa kimin daha önce ulaşacağı henüz belli değildir.

Spartaküs’ün ordusu yorgun, bitkin ve aç olmasına rağmen ışığı görmüş olmaktan dolayı memnundur. Roma ise sezonun yeni ve nihai kötüleri Marcus Crassus ile Sezar’ın kontrolü eline almasıyla, köle ordusunun işi nerelere vardıracağını nihayet kavramış durumdadır.

Spartacus’un merakla beklenen final sezonu, 17 Şubat Pazar 23’de CNBC-e’de başlıyor.