İstiklal Caddesi'ndeki Suriye Pasajı'nda faaliyet gösteren gazeteyi, Basın İlan Kurumu İstanbul Şube Müdürü Mehmet Köşker ile birlikte ziyaret eden Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Mehmet Atalay, burada gazetenin sahibi Mihail Vasiliadis ile sohbet etti. 

Atalay, yönetmeliklerin kutsal kurallar olmadığını, değişebileceğini belirterek, ''Anayasa değişiyor, kanunlar değişiyor, yönetmeliklerde de sorun olmaz. Önemli olan tarifini iyi yapmak. Tarihi gazeteleri destekleyelim derken kontrol edilemez ya da sınırlandırılamaz bir hale gelirse, onun önüne nasıl geçilebilir gibi sorular olabilir, ama kuralları bir şekilde koyup, işletmek lazım'' dedi. 

İstanbul'u İstanbul, Türkiye'yi Türkiye yapanın, içinde barındırdığı kültürel mozaik olduğunu dile getiren Atalay, Türkiye'nin, vaktiyle buradan göç edenlerin geri dönmesinden büyük keyif alacağına inandığını ifade etti. 

İki dost ülkenin iş birliği geliştikçe pek çok sorunun ortadan kalkacağını belirten Atalay, halkların bu konudaki cesaretlerinin de daha çok ortaya çıkacağını söyledi. 

Apoyevmatini gazetesinin, iki ülke arasında bir köprü vazifesi göreceğini düşündüklerini belirterek, şunları kaydetti: 

''Apoyevmatini'yi, sizin mesajınızı iletebileceğiniz önemli bir argüman, bizim de iş birliğini arttırabileceğimiz, Rum vatandaşların sorunlarını takip edebileceğimiz bir materyal olarak görüyoruz ve yaşaması gerektiğine yürekten inanıyoruz. Elimizden gelen desteği vereceğiz. 

Bu sıkıntılar dile getirilmeden önce biz üzerinde çalışmaya başlamıştık. Basın İlan Kurumunun hangi gazetelere destek verdiği mevzuatında yazılı. 50 yıllık bir kurumuz. Bu konuda geçmiş yıllarda da belli ölçülerde destek verilmişti, ama o zaman gazete yüksek bir tiraja sahipti. O tiraj zamanla kaybolunca, ilan almaktan düştü. Şimdi kriterler üzerinde bir değişiklik yapabiliriz.'' 

Türklerin, gazeteye verdiği destek sonrasında, gazetenin dünkü sayısında ve tarihinde ilk kez Türkçe yazıyla teşekkür edilmesiyle ilgili Atalay, ''Önemli olan teşekkürün edilmiş olması. Hangi dilde olursa olsun önemli olan gönül dilini konuşturmak. Ben gönül dilinin konuşmaya başladığını düşünüyorum, ama ayrıca Türkçe teşekküre de teşekkür ediyorum'' dedi. 

Vasiliadis de gazetede çalışan yönünden de sıkıntı yaşadığını, bu nedenle kendisine destek için Yunanistan'da yaşayan oğlu Minas Vasiliadis'i Türkiye'ye çağırdığını, artık gazetenin basımını birlikte yürüttüklerini söyledi. 

Yunanistan'dan İstanbul'a dönüp devraldığı yıllarda, gazetenin teknik anlamda çok eksiği bulunduğunu anlatan Vasiliadis, bu dönemlerde, A4 kağıda yazdığı haberleri daha sonra makasla kesip sayfalarına yapıştırarak, gazeteyi çıkardığını anlattı. 

Haftada 5 gün yayımlanan gazetenin tirajının, bugün 600 olduğunu ve her Rum evine ulaştırıldığını anlatan Vasiliadis, ayrıca Rumca bilmeyen 200 aboneye sahip olduklarını, bu sayının gazetenin kapanma noktasına gelmesi dolayısıyla bu rakama ulaştığını söyledi. 

Öğrenci harçlığından 25 lira ayırıp gazeteye üç aylığına abone olanların bulunduğunu da dile getiren Vasiliadis, bu desteklerle 2-2,5 ay nefes alma imkanı bulduklarını, bir fırsat olur da bu sıkıntı kökten çözülebilirse her gün 250-300 lira zarar etmeyeceklerini belirtti. 

Mihail Vasiliadis, satışından tek kuruş almadığı gazetenin 7 kişi tarafından dağıtıldığını ve artık Rum dağıtıcının kalmadığını söyledi. 

Vasiliadis, ziyarette daha sonra Atalay'a gazetenin eski yıllara ait örneklerini gösterdi.