Enerji uzmanları ve diplomatik kaynaklar Başbakan Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı ‘Kanalİstanbul’ projesini ‘gerçekleşmesi zor’ ama ‘imkânsız olmayan’ bir proje olarak değerlendirdi.

Yapılan analizlere göre, Türkiye yaklaşık 10 milyar doları bulan maliyeti üstlenirse, tanker trafiğini bu kanala transfer etmek için siyasi güç elde edecek.

Ancak Montrö Anlaşması’nın ‘serbest geçiş’ hükümleri nedeniyle Türkiye’nin Rusya ve büyük petrol şirketlerinin desteğine ihtiyacı olacak. Uzmanlara göre hükümet şu yol haritalarını izleyebilir:

Türkiye, kanalın ‘para kazanabilmesi’ için boğazlardan ticari gemi geçiren ülkeleri bu kanalı kullanmaları için ikna etmek zorunda. Bu ülkelerin başında Rusya geliyor. Projenin yapımını üstlenecek şirketlerin kredi bulabilmesi için, gemi geçiren ülkelerden ‘kanaldan geçecek yük miktarı’ konusunda ön garantiler alması gerekebilir.

Radikal Gazetesi'ne konuşan diplomatik kaynaklar, projenin taşımacılık konusunda bir boru hattından farkı olmadığına dikkat çekiyor. Rusya ve petrol şirketleri “Biz önlemleri alarak İstanbul boğazını kullanmayı sürdürürüz” derse Montrö nedeniyle Türkiye’nin sonuç getirici bir yaptırımı olmayacak.

İkinci bir senaryoya göre Türkiye projeyi kendi imkânlarını kullanarak yapabilir. Bu durumda boğazlardan geçiş yapan şirketlere karşı siyasi üstünlük sağlanabilir. ‘Hazır’ bir kanal geçişi varken, kentin ortasından tanker geçirmek, petrol şirketlerini kamuoyunun hedefi haline getirebilir. Bu durumda Kanalistanbul, dünyanın en önemli gemi geçiş noktalarından birine dönüşebilir.

Kanal işlemeye başladığında işletmesi özelleştirilebilir. Ancak 10 milyar dolarlık yatırıma rağmen, Rusya gibi ülkelerle büyük şirketler İstanbul boğazını tercih ederse, Türkiye milyarlarını toprağa gömmüş olur. Edinilen bilgiye göre, proje konusunda Rusya gibi ülkelerle henüz görüşmeler yapılmadı. Hükümetin, seçimden sonra önfizibilite çalışması yapması bekleniyor.