Ergenekon örgütüne üye olmaktan tutuklanan eski Özel Harekat Dairesi Başkanvekili İbrahim Şahin, savcılık ve mahkemede verdiği ifadelerinde suikast planı ve gömülü bulunan silahlarla ilgisi olmadığını söyledi.

Şahin, bazı devlet yetkililerinin terörle mücadelede deneyimlerden yararlanmak için kendisiyle görüşerek görev teklif ettiğini iddia etti:

“2008’in son 3 ayında Cemil Çiçek, terörle mücadelede yeni oluşuma gidileceği konusunda bir açıklama yapmıştı. Genelkurmay’dan Metin Paşa ve Bekir Kalyoncu Paşa, bu yeni oluşumun müsteşarlığına benim getirileceğimi, hazırlık yapmamı söylediler. Yeni oluşumda gödev almak üzere, Özel Harekat’ta görev almış polislerinden ve 30 yaş altındaki askerlerden liste hazırladım. Bana ’300 kişi seçeceksin’ dediler. Ele geçen S-1 belgesi buna ilişkindir.”

ERMENİLERLE İLGİLİ BİLGİ İSTENDİ
İbrahim Şahin, Hüdai isimli bir işadamınının kendisine Serpil kod adlı bir kadının Güneydoğu’da bazı evlerde Ermeni kadınları barındırdığı bilgisini ilettiğini de söyledi:

“Ben de bunu MİT’ten tanıdığım kişilere iletince, ayrıntılı bilgi istendi. Hüdai ayrıntılı bilgi elde etmeye çalışıyordu. Ayrıca Diyarbakır’da bulunan Kolordu Komutanı Bekir Kalyoncu Paşa da bu kadın hakkında bilgi istediği için araştırmalar yapıyorduk. Telefon kayıtlarındaki konuşmalar bununla ilgilidir.”

Şahin, hakkında öldürme emri verdiği iddia edilen Sivas’taki Ermeni cemaati lideri Minas Durmazgüler’le ilgiliyse şu bilgileri verdi:

“Fatma Cengiz, Kayseri’deki evinde Ermeni konusuyla ilgilendiğimden beni bir yazarla tanıştırdı. Bu yazar, Tomarza’da Ermenilerin aylık toplandığını anlattı. Bunların sorumlusunun Sivas’ta kuyumculuk yapan birisi olduğunu söyleyince ayrıntılı bilgi alıp istihbarata bildirmek istedim. Ayrıca o kişi bana DTP içinde 520 Ermeni olduğunu bildiğini aktarınca listeyi istedim ama bana ulaşmadı.”

İbrahim Şahin, Aktütün saldırısından çok önce MİT’i haberdar ettiğini de iddia etti:

“Doğu’da görev yaptığım sırada tanıdığım koruculardan Aktütün taburuna saldırı yapılacağını 20-25 gün önce öğrendim. Bunu MİT’te tanıdığıma bildirdim.”

MEHMET AĞAR’IN PRENSİ ŞAHİN
Emniyet Müdürü İbhahim Şahin’in yıldızı, 1990’lı yılların başında Mehmet Ağar’ın Emniyet Genel Müdürü olmasıyla parladı. 1993 yılında vekaleten Özel Harekat Dairesi Başkanlığı’na getirildi. Şahin, PKK’yla mücadelede polisin etkin katılımını artırmasını sağlayacak Özel Tim Eğitim Okulu’nu Balıkesir’de açtı. Bu timler daha sonra terörle mücadelede görev aldılar.

Susurluk kazasının ardından ismi kamuoyunda bilinir oldu. Kazada ölen firari hükümlü Abdullah Çatlı ile yakın arkadaş olduğu ortaya çıktı. Hakkındaki adli soruşturma nedeniyle açığa alındı, kumarhaneler kralı Ömer Lütfi Topal’ın cinayetine karışan özel tim polislerini koruduğu ve MİT görevlisi Tarık Ümit’in kaçırılmasında rol oynadığı gerekçesiyle soruşturuldu.

Hakkında tutuklama kararı çıkınca önce kaçtı, 2,5 ay sonra teslim oldu. 6 ay cezaevinde yattı, 12 Eylül 1997’ de tahliye edildi.

Mart 1999’da Emniyet Genel Müdürlüğü’ne hibe edilen “kayıp silahlar”la ilgili olarak Şahin hakkında dava açıldı.

28 Mart 2000’de trafik kazası geçirerek ağır yaralandı. Sağlık durumunda düzelmenin sürdüğünü açıklayan doktorları, beyinde su toplandığını ve tedaviyi uzatmak zorunda kaldıklarını söylediler. 14 Nisan 2000’de hastanede bilincini kaybetmiş halde yattığı sırada ‘görevi ihmal’den bir yıl hapis cezasına çarptırıldı.

İbrahim Şahin, Susurluk Davası’nda da suçlu bulundu. Şahin, eski MİT görevlisi Korkut Eken’le birlikte ‘cürüm işlemek için çete oluşturmak’ ve ‘çeteyi yönetmek’ suçundan 6’şar yıl ağır hapis cezasına mahkum oldu. 7 Ağustos 2002’de sağlık gerekçesiyle tahliye edildi.

Ergenekon davası sırasında tutuklu Muzaffer Tekin’le çektirdikleri fotoğraflar kamuoyuna yansıyan İbrahim Şahin, 2007 seçimleri öncesinde MHP’den aday adayı oldu ancak genel merkez tarafından veto edildi.