NTV

'Saldırılar duruncaya kadar huzur yok'

Türkiye

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Suriye'de kimyasal silah kullanıldı ve 100 bin insan öldü, bunun sorumlusu da Suriye rejimi. Bu kanlı rejimin insanlık dışı saldırıları duruncaya kadar bölgeye de bize de huzur yok" dedi.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, ikili temaslarda bulunmak üzere gittiği Suudi Arabistan dönüşünde gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Suriye'de yaşanan gelişmelere ve olası müdahaleye değinen Davutoğlu, "Tüm seçeneklerin masa olduğunu söyledi.

Davutoğlu, kimyasal silah kullanıldığına dair net istihbarat verileri olduğunu belirterek şöyle devam etti:

"Ortadoğu büyük bir değişim sürecinden geçiyor. Son 2.5 yılda belki de son yüzyılın en büyük değişimleri yaşanıyor. Bölgedeki her gelişmede Türkiye o gelişmelerin içinde yer alıyor. Türkiye bütün aktörlerle temas halinde bir diplomasi yürütüyor. Çabamız deliller karartılmadan BM’nin bölgeye ulaşmasıydı maalesef geç kalındı. Başından beri en aktif diplomasiyi biz yürüttük.

Türkiye sanki bir savaşın içinde yer alacakmış gibi tavır alınması anlaşılmaz. Bizi eleştirenler şunu görmesi lazım Suriye’de kimyasal silah kullanıldı. Suriye’de 100 bin insan öldü bunun sorumlusu da Suriye rejimi. Bu kanlı rejimin insanlık dışı saldırıları duruncaya kadar bölgeye de bize de huzur yok. Keşke rejim ilk gün buna izin verseydi bugün bu ihtimaller masada olmazdı."

'GEREKLİ ÖNLEMLER ALINACAK'
Davutoğlu, olası bir harekatta Türkiye'nin muharip güç olarak devrede olabileceğinin sinyalini de verdi.

Türkiye'nin, stratejik çıkarları çerçevesinde alması gereken tedbirleri alacağını dile getiren Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Mademki güneyimizde 910 kilometrelik alanda 100 bin insanın öldüğü bir iç savaş yaşanıyor ve bunun bizi etkileme riski var, Türkiye, kendi stratejik çıkarları çerçevesinde ne tedbir alması gerekiyorsa bunu alır.

Geçen sene verdiğimiz angajman kuralları ki silahlı kuvvetlerimiz son derece başarılı bir şekilde bu angajman kurallarını yerine getirmiştir, düşen her mermi ve her bir top mermisi karşısında muharip unsur olarak karşı tarafı cezalandırıcı, nereden gelmişse kimden gelmişse cezalandırıcı tedbir almıştır.

Burada terminolojik tartışmalar üzerinden yürümekte bir fayda yok. Sayın Başbakanımızın başkanlığında yapılan birçok güvenlik toplantılarında, ki önümüzdeki günlerde tekrar bu çerçevede toplantılar yapılacaktır, verilen hükümet talimatı açıktır.

Suriye'den veya herhangi bir yerden gelebilecek herhangi bir güvenlik riski karşısında her türlü tedbir, herhangi bir sınır konmaksızın ifade edilen bir husustur bu, alma yetkisi ve angajman kurallarınca misillemede bulunma yetkisi de silahlı kuvvetlerimize verilmiştir. Bu kimyasal silahlardan önce böyleydi.

Şimdiyse daha müteyakkız bir durumdayız. Alınabilecek tedbirleri bütün kurumlarımız gözden geçiriyor. Bu tür kritik durumlarda, bütün alternatiflerin, bütün opsiyonların ve ihtimallerin, senaryoların tartışıldığı bir durum söz konusudur."