Sandıkta AK Parti ve Kılıçdaroğlu şanslı!

Türkiye, Anayasa için referandum sürecine girerken, CHP de Anayasa Mahkemesi’ne gidiyor. Olası bir referandumda sonuç ne olur? sorusuna, POLLMARK’ın ortaklarından Yrd. Doç. Ertan Aydın yanıt vermeye çalıştı.

Haberler 14.05.2010 - 00:11

Sandıkta AK Parti ve Kılıçdaroğlu şanslı!

canlı gaste, Anayasa paketinin oylanacağı referanduma ilişkin akıllardaki soruları, POLLMARK Araştırma Şirketi’nin ortaklarından Yrd. Doç. Ertan Aydın’a sordu.

Aydın, paketin içeriği belli olmadan önce yapılan bir araştırmada, seçmenin tavrının saptandığını ancak net durumun, yakın zamanda sona erecek başka bir araştırmayla ortaya çıkacağını söyledi.

Sürecin tema odaklı gitmesi gerektiğini ve AKP’yi daha şanslı gördüğünü belirten Aydın, Kıulıçdaroğlu’nun da CHP için şans olacağını kaydetti.

Can Dündar’ın soruları ve bunlara Aydın’ın verdiği yanıtlar şöyle:

Can Dündar: YSK’nın kararı yani referandumun 120 gün sonra yapılacak olması nasıl etkiler? 60 günle farkı ne olur?

Ben büyük bir değişiklik olacağını düşünmüyorum. Arada büyük bir farklılık olmaz. Seçmen, referandum sürecindeki propagandaya bakacaktır.

Can Dündar: Ramazan Bayramı ve tatil söz konusu, bu nasıl etkiler?

— Tatil olayı hep çok fazla konuşulur. Tatilldeki insanların, bunlar sosyo ekonomik düzeyi yüksek olan kesimdir, çekimser davranacakları fikri ortaya atılır. 12 Eylül, okulların açılma dönemine denk geliyor. İnsanlar bu nedenle evlerinde olacaktır. Bu durum süreci etkilemez kanaatindeyim.

Ayrıca, Ramazan ayında manevi bir ortam yaratılır ve muhafazkar değerler konuşulabilir. Bu durum kısmen etkilese de ana rotayı saptırmaz.

Can Dündar: Sizce Anayasa mı hükümet mi oylanacak?

Referandum seçim süreçleri, diğer seçim süreçlerinden farklı seyreder. Referandumlar tema ve konu odaklı gider. Önemli olan, temaların süreç içerisinde nasıl ortaya çıkarılacağıdır. Oy kullanırken parti mühürüne basılmayacak, evet ya da hayır denilecek. İşte bu kararı etkileyecek olan temadır. Partilerin de süreç içinde bu temaları öne çıkarmaları gerekli.

İktidar için daha da önemli olan, partizan tavrı öne çıkarması halinde yanlız kalacak olmasıdır. Yani iktidar ve diğer partiler algılaması oluşacaktır.

Can Dündar: Sizce hükümet neye evet ya da hayır deneceğini anlatabildi mi, halk paketi tanıyor mu?

— Bence şu an farkında değil. Yürüttüğümüz bir çalışma var ve ileriki günlerde sonuçlanacak. Ona bakarak daha net konuşabiliriz.

Paketin öne çıkan bazı maddeleri var. Anayasa Mahkemesi ile HSYK’nın yapısının değiştirilmesi ve 12 Eylül’e yargı yolu açılması gibi. Bunun dışındakiler örneğin askeri yargı, bilgi edinmeyle ilgi maddeler kamuoyunda fazla tartışılmadı.

120 günlük süreç içerisinde bunlar tartışılmalı. Oy verecek insanlar temalar üzerinde ikna edilecekse bunlar öne çıkarılmalı. 120 günde sanırım madedeler üzerinden tartışma yürüyecektir. Hem iktidar hem de muhalefet temalar üzerinden gitmeli.

Can Dündar: ‘Hükümet yanlız kaldı’ yorumları var. Ortada bir cepheleşeme de var. Bu nasıl sonuç yaratır?

Elimizde, fotoğrafı netleştirmeyen bir araştırma var. Çünkü, araştırmanın yapıldığı dönemde içerik konusunda bilgi eksikliği vardı. Yüzde 40’lık dilim, otomatik olarak iktidar ne yaparsa yapsın ‘evet’çi. Yüzde 28 ‘içeriğine bakarım’ diyor. Yüzde 18 de otomatik ‘hayır’cı.

Yüzde 28’lik kitlenin nereye yakın olduğu konusunda netlik yok. Seçmen analizlerinde, burada her partiden insanın olduğu ortaya çıktı. Ve daha çok eğitimli kimselerden oluşuyor. Paketin içeriğine bakmak istiyorlar. Bu içerik de netleşti ve bununla ilgili araştırma önümüzdeki hafta tamamlanacak. O zaman daha ayrıntılı konuşabiliriz.

Benim gördüğüm, ana maddeler konusunda iktidarın şanlı ve avantajlı olduğu. Bu maddelerin bir çoğu daha önce sol ve muhalefet partileri tarafından işlenmiş konular. Burada iktidarı zor duruma düşürebilecek bir konu yok. 8. maddenin geçmemesi de iktidar açısından avantajlı oldu. Ayrıca, BDP’lilerin bu maddeyle ilgli sürece katılmaması nedeniyle, AKP, Güneydoğu’da bu partiyi sıkıştırabilecek bir konuma geldi. AKP’nin, iyi bir strateji izlemesi durumunda bu süreçte daha avantajlı olduğunu düşünüyorum.

Can Dündar: Kaset olayı sonrası CHP’nin durumu nedir?

Skandalın CHP’ye önemli bir zarar vereceğini düşünüyorum. Şu ana kadar komplo ve montaj üzerinde duruldu ama süreç içerisinde, içeriğiyle ilgili de tartışmalar yapılacaktır.

Haber kanallarının okuyucu yorumlarını takip ediyorum ve orada kadın okuyucular ‘aldatma oldu mu’ diye soruyorlar. Kasetin içeriğine dönük olarak, sayın genel başkanın gayri ahlaki davranışa girip girmediği konuşulacaktır. CHP bu durumu aklayabilecek bir eylem ve tavır ortaya koyamaz ise, rakipleri avantaj sağlayabilir.

Can Dündar: Komplo olma durumu mağduriyet oluşturmaz mı?

İçerik komplo ise avantaj sağlayabilir. Dünya örneklerine bakıldığında, skandallara maruz kalmış kişilerin yaşadıkları, süreç içerisinde masaya yatırılıyor. Ve bu durum işin muhataplarına zarar veriyor. Avrupa'da ve ABD'de örnekleri var. CHP, içeriğe ilişkin spekülasyonları bitirecek bir yol izlemelidir. Aksi takdirde, CHP ve genel başkanını etik düzlemde köşeye sıkıştırıcak bir süreç yaşanabilir.

Can Dündar: Peki sizce CHP için doğru olan Baykal mı Kılıçdaroğlu mu?

CHP seçmeni ve genel kitle üzerinde Kılıçdaroğlu’nun pozitif bir yönü var. Diğer seçmen kitleleri de kendisine olumlu bakıyor. Dürüst, yolsuzluklara bulaşmamış, halk adamı görüntüsü çiziyor. Bu nedenle, Kılıçdaroğlu’nun CHP için avantajlı olacağını düşünüyorum.

Sayfa Yükleniyor...