Doğu ve Güneydoğu sınır karakolları, aslında kaçakçılığı önlemek, sınırda kontrolü sağlamak amacıyla inşa edilmişlerdi.

İlişkili Haberler


Bölgede yaklaşık 30 yıl önce başlayan terör olaylarıyla birlikte, sınır karakolları fiziki koşullarıyla hazır olmadıkları bir görevi de üstlenmek zorunda kaldılar. Terörle mücadele için kritik noktalara da karakollar kuruldu. Ancak uygulamada büyük sorunlar ortaya çıktı.

Son olarak Sarıyayla Karakolu baskını da bu karakolların yeterliliği hakkındaki tartışmaları bir kez daha gündeme getirdi. Sarıyayla Karakolu'na 1 Mayıs gecesi teröristler tarafından yapılan baskında 1 astsubay, 1 uzman çavuş ve 2 er şehit olmuştu. Çatışmalar sabaha kadar sürmüştü.

Emekli Orgeneral Necati Özgen konuyla ilgili NTV yayınında açıklamalarda bulundu. Özgen'in açıklamaları şöyle:

-Sarıyayla Karakolu istendiği gibi fiziki koşullara sahip olsaydı durum böyle olur muydu?

Necati Özgen: Olmazdı. Ben o bölgede iki kere görev yaptım ayrı ayrı zamanlarda. Haritadan gazeteden ve televizyondan baktığımız zaman karakol biraz emniyetsiz görünüyor. Burası daha rahat bir yerdir; arazi bakımından pek taciz olmaz bir de köyle iç içe. Orada karakol görüldüğü kadarıyla emniyetli değil. Uygun yerlere kalın duvar çekmek lazım, bir de karakolun 70 kişilik mevcudu var dendi. Bunun 10-15 kişisi etrafta alan hakimiyeti dediğimiz dolaşarak emniyet alınmalı. Burada bir sıkıntı, bu karakol Tunceli’deki Jandarma Bölge Komutanlığı'na bağlı. Jandarma bölgeyi de Jandarma Genel Komutanlığı'na bağlamışlar. Orada koca bir kolordu var; bizim zamanımızda oraya bağlıydı. Orada bir de komando tugayı var. Takviye olarak hemen gitmesi gerekir de ne kadar etki ettiler bilmiyorum.

-Silahlı kuvvetlerde binaların yetersizliği gündeme getirilmemiş miydi, sizin gibi orada görev yapanlar tarafından?

Necati Özgen: Getirilmez olur mu getirildi tabii ki. Sıkıntı yaratan bir karakolsa kaldır ya da tedbirini al. Eğer o köy asfalt değilse oraya takviyenin gitmesi mümkün değil; eğer o yol asfalt olsaydı terörist tacizde bulunamazdı. Sabaha kadar çatışma olmuş, o zamana kadar komando gelir diye bilmez mi yani aptal mı terörist bunun hesabını yapar. Bu yolların asfalt olması için çok büyük girişimler oldu ama hâlâ öyle.

-Cumhurbaşkanı da karakollar konusunu gündeme getiriyor. Jandarma Genel Komutanlığı'ndan da özel olarak bilgi istemiş.

Necati Özgen: Sayın cumhurbaşkanımızın bu konuya özel olarak eğilmesi de pek uygun değil yani bu işin doğasında da var bu iş. Ama doğasında var diye büyük bir hata olması da kabul edilemez ama hatasız kul da olmaz.

-G3 silahları yağışta çalışmıyor diye bir konu gündeme geldi.

Necati Özgen: Silah yağmurda çalışmaz diye bir durum olabilir mi? MG-3’ler vardı Bixi’ler vardır; çalışmaz diye bir durum olamaz. Ama mutlaka ağır silahlar da vardır o karakolda havan vardır, geri tepmesiz top vardır bu işi sadece 450 metre tesirli mesafesi olan piyade tüfeğine bağlamak ya da 1100 metre tesirli mesafesi olan MG-3 makineli tüfeğe bağlamak doğru değil. Ama mutlaka ağır silah vardır 81’lik havan vardır veya 57’lik veya 75’lik GTT vardır. O silahlar kullanılsa zaten çok büyük şey olur.

-Karakolların fiziki koşulu ile yeni bir proje var. Yeni karakollarda Aselsan tarafından geliştirilen ileri teknoloji savunma sistemleri var.

Necati Özgen: Ama ne kadar iyi yaparsan yap, ne kadar zırhlı yaparsan yap onu etrafta timlerinle birlikte arazide o timleri dolaştırmazsanız. O karakol komutanı muharebe istihbaratını yaparak nerede ne var yukarıdan gelen istihbarata göre acaba orada bir istihbarat almışlar mı almamışlar mı? Almışlarsa o zaman oradaki karakol komutanı orada en az 10-15 kişilik bir timi etrafta 3-5 kilometrelik bir sahada takviyenin yetişeceği uzaklıkta olacak şekilde gece mevzi değiştirerek sabaha kadar o bölgeyi taraması lazım. Kuzey Irak’a harekat yapamıyoruz o bir olanaksızlık bir de o bölgede görev yapan arkadaşlarımızın morallerinin ne derece olduğu görülüyordur. Bir sürü komutanlarımız hapiste, oradaki komutanlar görevdeki onlar korkmaz mı şimdi ilerde ben de böyle olurum benim de başıma bunlar gelir derse ne olur?