Bilim insanları, insanlığa karşı yeni bir tehdit oluşturabilecek virüsün, hem soğuk algınlığı hem de akut solunum yetersizliğine neden olabilen bir korona virüs olduğunu belirtti. Virüsün, 2003 yılında ortaya çıkan SARS salgını benzeri bir tehdide neden olabileceği uyarısı yapıldı.

Discovery News’in haberine göre, bu yılın başlarında Suudi Arabistan’da bir kişinin bu virüsten hayatını kaybetmesinin ardından, kısa süre önce bu ülkeye giden 49 yaşında bir Katar vatandaşı da aynı virüsü kaptı. Dahası, dört kişilik bir aileye ve bir başka kişiye de virüsün bulaştığı ve virüsü taşıdığında şüphelenilen beş kişinin şu an Danimarka’daki bir hastanede karantinaya alındığı belirtildi. Dört kişilik aile üyelerinden bir tanesinin kısa bir süre önce Suudi Arabistan’a gittiği, aileyle bağlantısı olmayan beşinci kişinin de kısa bir süre önce Katar’da bulunduğu ifade edildi.

DSÖ’DEN UYARI
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), yaşanan gelişmelerin ardından, kısa bir süre önce Suudi Arabistan ve Katar’a seyahat eden ve bu seyahatlerin ardından akut solunum yolu yetersizliği belirtileri göstermeye başlayan kişilerin derhal bildirilmesi talebinde bulundu. Bir ay içinde Hac ziyaretleri başlayacak olan Suudi Arabistan’da, yaklaşık iki milyon hacının ülkeye akın edeceği tahmin ediliyor. DSÖ, Hac başlamadan gerekli önlemlerin alınmasını istiyor. Akut solunum yetersizliği belirtileri, yüksek ateş, öksürme ve nefes almada zorluk çekilmesi.

Birçok uzman ise yeni virüsün salgın bir hastalık tehdidi oluşturup oluşturmadığı konusunda yeterli bilgi bulunmadığını ifade etti.

ABD Bağışıklık Uygulamaları Danışma Komitesi üyesi ve Wisconsin Üniversitesi’nde akademisyen olan Dr. Jonathan Temte, “Şu anda tıp dünyasının alarm vermiş olmasının nedeni, yeni bir virüs keşfedilmesinden kaynaklanıyor... Kimseye bu virüsten dolayı geceleri kabus görmelerini tavsiye etmiyorum. İnsan sağlığına zararlı virüsler her zaman ortaya çıkıyor ve bunların birçoğunun farkında bile olmuyoruz” dedi. 

ABD’nin Minnesota Üniversitesi’nde grip uzmanı olan Michael Osterholm’da, Discovery News’e yaptığı açıklamada, “Şu aşamada bu virüsten endişe duyup duymamamız gerektiği konusunda kimsenin bir fikri yok” dedi. Osterholm, “kimsenin soğuk algınlığından ölmediğine dikkat çekti ancak grip aşısının da bulaşıcı hastalığın önüne geçmekte her zaman yeterli olmadığını” ifade etti.

SARS’A BENZEYEBİLİR Mİ?
ABD’li akademisyen Temte, “2003 yılında SARS salgınını sıra dışı kılan faktör, sadece ölümcül olması değil, virüsün aynı zamanda çok hızlı yayılmasıydı” dedi. Temte, yeni keşfedilen virüste şu ana kadar böyle bir özellik görmediklerinin altını çizdi.

Temte, “Şu an içim rahat çünkü yeni virürün SARS gibi etkiler göstermekten ziyade, fazla etkili olmayan birçok korona virüs sınıfına girdiğini düşünüyorum” dedi. Londra Üniversitesi’nde virüs uzmanı olan Profesör John Oxford da, yaptığı basın açıklamasında, “Yeni virüsün etkili virüs grubuna dahil olmadığını ve aslına bakılırsa bir yıl içinde akut solunum yetersizliğine neden olabilecek birçok yeni virüsün keşfedilmeyi beklediğini” söyledi.

SARS, 29 ülkeye yayılmış ve virüsü taşıyanlarla yakın temas kuran kişilere anında bulaşmıştı. Uzmanlar, SARS’ı tespit etmek için geliştirilen yeni tarama teknikleri sayesinde, bugün daha fazla virüsün tespit edilebildiğini ifade etti.

İngiltere’nin Warwick Üniversitesi’nde virolojist olan Andrew Easton, “Eğer virüs tahmin edildiği kadar etkili değilse, bu noktadan itibaren az sayıda vakayla karşılaşabilir, belki de hiç karşılaşmayabiliriz... Ancak virüsün formüle edilmesi için geçmişte var olan ve gelecekte ortaya çıkacak virüslerin de çok iyi denetlenmesi gerekiyor. Böylece yeni ve olası tehditlere de daha hazırlıklı olacağız” dedi.