İsrail’in Gazze’ye saldırısında aralarında çocukların da bulunduğu yüzlerce kişi hayatını kaybetti. Savaşın dramatik yüzünü her gün ekranlardan izlerken, mizahçılar ve karikatüristler de bu acıları kağıda döktü. Mehmet Çağçağ, “Bu zalim, gaddarca, insanlık dışı, hesapsızca yapılan saldırılara karşı bir karşı dalga yaratmak, bu dalga içinde elimizden ne geliyorsa yapmak istiyoruz” diyor. Cafcaf dergisinden Asım Gültekin “Savaşın, bir katliamın karikatürünü çizmek acıtıcı bir şey. Fakat zalimi maskara durumuna düşürmek insani bir sorumluluk” diye konuşuyor. Latif Demirci ise “Savaşın karşısında barışı savunmak kişisel bir duruşu ortaya koymaktır” görüşünde.

Mehmet Çağçağ (Leman Dergisi)
ZATEN BARIŞIN KARİKATÜRÜ ÇİZİLMEZ
Savaşın karikatürünü yaparken en insani nokta çocuklar. İnsanlar evlerinde bir felaket olduğunda veya diyelim ki bir yangın çıktığında koşarak çocuklarına sarılıyor. Hatırlarsanız büyük bir yanardağ patlamasının ardından birçok insan çocuklarına sarılmış, taşlaşmış halde bulunmuştu. Çünkü insan felaket durumunda en çok çocuklarına yakınlaşıyor. Çocuklarını yaşatma güdüsüyle, onları ayakta tutmaya çalışıyor. Burada çok insani bir refleks var. Bu refleks insanın özünde, ruhunda, benliğinde olan, genetik kodlarına işlemiş bir refleks. Bunun değişik sebepleri olabilir ama benim hissettiğim, bu daha çok hayatı tanımak, sevmek ve sevdiğini, çocuklarını ölümden esirgemek, onları korumak duygusu. Temelinde yatan şey korkudan çok sevgi. Çocuklarımız yaşamayacak, hayatı göremeyecekler... Bu, trajedinin en acı tarafı. Oradaki çocukların daha hayatı tanımadan hayata veda ediyorlar. Sakatlanıyor, ayaklarını kaybediyor, yaralanıyor, anne-babalarını kaybediyorlar. Bizim de yaklaşımımız savaşta bu oluyor. Buna dikkati çekmek ve işin insani boyutunu yakalamak... Merhamet duygusunu insanda harekete geçirmek. Bir katilin ya da çocukları katledenin de çocukları olduğunu hatırlatmak, onlara çocukların yüzünü göstermek, “Bakın bunlar çocuk, sizin de çocuklarınız var” demek. Karikatüristlerin yaklaşımı genellikle bu oluyor savaş durumunda.

Müthiş bir kayıtsızlık söz konusu. Artık insanlar televizyon izler gibi, fotoğrafa bakar gibi savaşı izliyorlar. Bu kanıksanıyor, normalleşiyor. Bununla ilgili kamuoyu yaratmak ve çabalamak gerekiyor. İletişim kanallarının hem pozitif hem de negatif etkisi var. Birincisi bu çok sanal bir şeymiş gibi, bir action’mış gibi gösteriliyor. Orada o kadar çok şeye alışıyoruz ki bunu da bir action olarak algılayabiliyoruz. Bu da bir yanılsama, gerçeğe karşı yabacılaşma yaratıyor. Bir yandan da aynı iletişim kanalları böyle bir trajediyi, bir an evvel daha büyük boyutlu hale gelmeden hemen bir kitle hareketi yaratıp, hemen gösteriler örgütleyebiliyor. Böyle pozitif bir tarafı da var. Leman dergisi olarak daha önce Filistin özel sayısı yapmıştık. Tekrarlamayı düşünüyoruz. Bunları yapmaktaki arzumuzun sebebi kamuoyunu canlı tutmak. Bu zalim, gaddarca, insanlık dışı, hesapsızca yapılan saldırılara karşı bir karşı dalga yaratmak. Bu karşı dalga içinde elimizden ne geliyorsa yapmak istiyoruz. Bizim bir kağıdımız ve bir de kalemimiz var.

Barışın karikatürü çizilmez. Barış olması gereken bir şeydir. İyiliğin esprisi yapılmaz, iyi olmakla dalga geçilmez. İnsan zaten iyi olmak zorundadır. İnsan doğduğunda tertemizdir, gün geçtikçe kirlenir, kirlenme sonradan olur. İnsan iyi olduğunda problem çıkmıyor, dolayısıyla onun mizahı olmuyor. Belki çok yemek yemek, cimrilik gibi zaaflar eleştirilebilir ama iyilik eleştirilmez.

Asım Gültekin (Cafcaf Dergisi)
ZALİMİ KOMİK DURUMA DÜŞÜRMEK İNSANİ SORUMLULUK
Savaşın, bir katliamın karikatürünü çizmek acıtıcı bir şey. Fakat burada şunu tercih etmek daha iyi bir yol diye düşünüyorum. Zalimi, zulmedeni komik duruma düşürmek, maskara durumuna düşürmek, onları öyle göstermek insani bir sorumluluk. Sadece çocukların değil insanın öldürülmesine karşı çıkmak gerekiyor. Zalimin tarafını tutanlar buradan şöyle bir dil de geliştirebiliyorlar: “Çocuklar öldürülmesin, buna biz de karşıyız. Gerçekten bu olmamalıydı.” Sanki yaşlılar öldürülebilir gibi bir mantık var! Buna geçit vermemek lazım. Bırakın öldürmeyi, bir insana en ufak bir haksızlık yapılmamalı.

Latif Demirci (Hürriyet Gazetesi)
SAVAŞIN KARŞISINDA BARIŞI SAVUNMAK
Savaşın karikatürünü çizmek aslında tam olarak mizah ya da karikatür de değil. Savaşın karşısında barışı savunmak kişisel bir duruşu ortaya koymaktır, çocukların öldüğü bir savaşın karşısında olmaktır.