Borusan Filarmoni Orkestrası, dünyanın en köklü müzik festivallerinden biri olan ve 90. Yaşını kutlayan Salzburg Festivali'nin açılışında görkemli bir konser verdi.

Avrupa'nın en iyi 10 orkestrasından biri olma yolunda ilerleyen Borusan Filarmoni Orkestrası'nın, sanat yönetmeni ve sürekli şefi Sascha Goetzel yönetiminde verdiği konserin solisti Fazıl Say’dı.

Ulvi Cemal Erkin'in 'Köçekçe'siyle başlayan konserde Fazıl Say'ın "Nirvana Yanıyor" adlı eserinin dünya prömiyeri yapıldı.

Mozart'ın 12. Piyano Konçertosu ile devam eden konser Borusan Filarmoni Orkestrası'nın çaldığı Paul Hindemith'in "Weber'in bir teması üzerine çeşitlemeler" ve Ottorino Respighi'nin "Saba Melikesi Belkıs Süiti" eserleriyle sona erdi.

2 bin 300 kişinin katıldığı ve 3 saate yakın süren konserin sonunda orkestra dakikalarca ayakta alkışlandı.

Konsere, Türkiye’den aralarında Hıncal Uluç, Meral Tamer, Zeynep Oral, Evin İlyasoğlu, Filiz Akın, Sönmez Köksal ve Görgün Taner’in de bulunduğu 300 kişilik bir grup katıldı.

Konser arasında Ankara'dan gelen 22 kişilik hakim savcı grubu Atatürk resimli Türk bayrağı açtı.

Konsere verilen arada, Avusturya Cumhuriyeti Federal Bilim ve Araştırma Bakanı Dr. Beatrix Karl, Borusan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Kocabıyık’a Avusturya Devlet Bilim ve Sanat Şeref Nişan'ını takdim etti.

'SINIRLAR, ÇİZGİLER YOKTUR'
Sascha Goetzel:
Olağanüstüydü. Özellikle sonunda "Köçekçe"yi tekrar çaldığımızda hem orkestra hem de izleyici için muhteşemdi. Biz gerkeçten Türkiye ve Avrupa arasındaki köprüyü inşa ettik. Ve herkes bunu hissedebiliyordu. Bu konserde herkes ruhunun bir olduğunu hissedebiliyordu. Bu da bizim vermek istediğimiz mesajdı zaten. Sınırlar, çizgiler yoktur, hepimiz insanız. Bence bu akşam bunu müzikle gerçekleştirebildik.


'SALZBURG KLASİK MÜZİĞİN KABE'Sİ'
Fazıl Say:
Salzburg Festivali klasik müziğin Kabe'si gibi bir şey. Buraya bir orkestrayla katılmak çok gurur verici bir şey Türkiye için. Dünya da binlerce orkestra var bu orkestraların arasından bu festivale beş on tanesi katılabiliyor. O yüzden Borusan Orkestrası'nı kutlamak isterim, bu büyük bir aşamadır.

Say geçtiğimiz günlerde yaşanan arabesk tartışmasına da değindi:

Ben bütün sözlerimi söyledim, daha fazla söyleyeceğim bir şey kalmadı. Bayağı da çok yazdım internnete. Bütün bunları şunun için yaptım; 10-20 yıl sonra bunun bir cevabı alınır belki alınmayabilir de, mühim değil. Cevap değil benim meselem. Belki 100 yıl sonra torunumun torunu bizim dede haklıymış der. Tabii şeyi de bekliyordum, magazinel tepkinin, arabesk tepkinin ne olacağını. Bir ezber bozma şaşırtmacalığı yaşanmadığı için aslında insanlar kendilerine sormalı ''benim cennet cehennemim var mı'' diye kendisine sormalı. Bir sanatçının tasviri çağdaş bir sanatçı olmak. 

'TERECİYE TERE SATILIR'
Hıncal Uluç:

Türkçemize yerleşmiş bir söz vardır daha çok küçümseme hatta alay etmek olarak kullanılır. Tereciye tere satmak mesele. Burası Mozartın ülkesi değil Mozartın kenti, Mozart burda doğmuş burda yaşamıiş ve burda bir Türk orkestrası Mozart çalıyor. Bir Türk piyanist Mozart çalıyor ve Mozart'ın hemşerileri bu salonu tıklım tıklım doldurarak ve ayakta alkışlayarak izliyorlar. Demek ki tereciye tere satılır eğer satmayı biliyorsan. Yani bundan daha büyük mutluluk ne olabilir?

Ben Fazıl'ı dünyanın her yerinde dinledim, hepsinde büyük zevk aldım. Hepsinde büyük heyecan vardı ama Mozart'ın evinde Mozart'ı çaldığı zaman Avusturyalıları, Mozart'ın ülkedaşlarını ayakta alkışlatmasının havası başka.


GÖRGÜN TANER:
Çok heyecan vericiydi, hala hepimizin tüyleri diken diken. Bunun nedenlerinden bir tanesi Türkiye'de bu konularda çok fazla olmayan ve gözükmeyen bir vizyonun Borusan Orkestrası tarafından konması. Bundan yıllarca önce Türkiye'deki orkestraların Salzburg gibi önemli festivallerde çalacağı ve kabul göreceği söylenseydi heralde hiçbirimiz inanmazdık. bu çok önemli. İkincisi de, uzun dönemli planlama ile bazı stratejiler doğru oturtulduğunda Türkiye'deki kültür ve sanat alanında bu genç nüfusun, bu dinamizmin nerelere gidebileceğinin bir göstergesi Borusan Orkestarası.

'ÇOK MUHTEŞEMDİ, AĞLADIM'
FİLİZ AKIN:

Cumhuriyetimizden önce kurulmuş bir festival, uzun bir geçmişi var ve bugün biz burdayız. Borusan Filarmoni Orkestrası, Fazıl Say, Şef Sascha Goetzel, dinlediğimiz müziğin kalitesi, şefin coşkusu, beğenilmesi, alkışlar, açıkçası beni çok heycanlandırdı. Ağladım, çok güzeldi, çok muhteşemdi.

EVİN İLYASOĞLU
Nirvana yanıyor tabii, 20. yüzyılın birçok şeyini çağrıştırıyor; daha önceki kuşak bestecilerinden bir tırmanışın bu güne gelişini biraz cazla karışmasını, biraz Fazıl'ın daha önceki söylemlerini. Ama böyle birkaç rengi bir arada yansıtan ve çok büyük doruklardan çok küçük seslere inebilen piyanonun bütün imkanlarını kullanan rengarenk bir yapıt...

ZEYNEP ORAL
Sascha Goetzel yönetiminde Borusan Orkestrası bu kadar iyi ben hiç dinlememiştim. Galiba onlarda buranın havasına girdiler. Müthişti, ben gözlerim yaşlı seyrettim dinledim, konserin her anını çok çok özel anlar yaşadık.