Scorsese'den Rolling Stones belgeseli

Martin Scorsese daha önce de kamerasını üzerlerine çevirdiği Rolling Stones üyeleriyle bir kez daha birlikte. Belgesel bu gece CNBC-e'de.

21.05.2009 - 11:32

Scorsese'den Rolling Stones belgeseli

Rock&Roll’un başlangıcını görmemiş olsalar da, yaşayan ilk temsilcileri arasında oldukları kesin. Rolling Stones, ilk dönemlerinde onları fazlaca “yaramaz” bulup nispeten iyi çocuk Beatles’ı tercih etmiş olan yaşıtlarının bile sevgilisi artık. İhtiyarlığın bu kadar direngen cinsine saygıdan olsa gerek, gençlerin de…


Onları canlı izlemiş olmak bir ayrıcalık, hatta heyecan unsuru. Martin Scorsese’nin filmi Shine a Light’ı izlemek ise, konser izlemekten bile iyi. Uzaklardan görmeye çalışmıyorsunuz, hepsi gözünüzün önünde: Mick Jagger, Keith Richards, Ronnie Wood, Charlie Watts. Onlara Martin Scorsese’yi de ekleyelim...

Scorsese’nin 2006 yılında Beacon Theatre’da arka arkaya iki konser gecesinde çektiği Rolling Stones konser filmi Shine a Light, ayın yıldızlarından. Rolling Stones elemanları yaşlarını inkar eder durumda. Oysa Sir Mick Jagger’la Keith Richards 65 yaşındalar. İnsanüstü yaratık Charlie Watts, 67 olmuş. En gençleri ise, 61 yaşındaki Ronnie Wood; adeta dünkü çocuk!.. Belki de kötü alışkanlıklar insanı genç tutuyordur. Gerçi yüzlerdeki çizgiler ve çıplak kolların üst kısımları “yaşlıyım” diyor ama bedenler, performanslar inkar halinde. Rolling Stones, zamana meydan okuyan müziğini yaparken “bir Peter Pan kabarcığı” içinde çalıp söylüyor sanki. “Kötü çocuk”luklarını da sürdürüyor, kızlara laf atıyorlar. Zaten başka türlü bir Rolling Stones nasıl düşünülebilir ki?

Aşağı yukarı 20 parçalık bir konser izliyoruz. Daha önce Jagger’ı şarkı listesini yaparken görmüştük. Bu şarkı listesi de filmin önemli ayrıntılarından biri. Bize, kendi alanının en büyüklerinden iki sanatçının “benim dediğim olsun” çekişmesini göstermeye yarıyor çünkü. Filmin başından beri, kibar bir dille “Acaba mümkün mü?” diye şarkıların listesini isteyen Martin Scorsese, sonuçta bu güç çatışmasından yenik çıkıyor. Oysa şarkı listesini de edinmesi gerek. Kameralarını yerleştirecek (bu kameraları Robert Richardson, John Toll, Robert Elswit and Emmanuel Lubezki gibi usta görüntü yönetmenlerinin de aralarında bulunduğu 18 kişi kullanıyor), çekimini planlayacak. Ne de olsa, “live” bir çekim. Ama liste önüne ancak, Rolling Stones’ın sahneye çıkmak üzere olduğu ilan edilirken bırakılıyor.

Belki buna da şükretmek gerek. Ne de olsa Mick Jagger, tepede asılı kameralara da itiraz etmiş, dinleyiciler için tehlikeli olabileceklerini söylemiş. Scorsese gene nezaketi elden bırakmıyor, “Bak şimdi, Mick...” Kameralar tepede sallanmakla kalmıyor, bir anda yakın mı yakın plan çekimlere de geçebiliyorlar. Scorsese, rock grubu The Band’in 1976’daki veda konserini de gene ek görüntü yönetmenlerinden yararlanarak çekmişti. Belli ki aynı sihri yeniden burada yaratmaya çalışıyor. Martin Scorsese’ye göre, Rolling Stones’la tek muhabbeti Shine a Light’tan ibaret değil. Hayatının fon müziğini rock müziğinin, özellikle de Stones müziğinin oluşturduğunu söylüyor. Yetişme çağında, hayata anlam vermeye çalışırken hep onların müziği Scorsese’ye yol göstermiş.

Shine a Light sahne arkasını, konser öncesini ve sonrasını gösteren birinci sınıf bir konser filmi. Hele Stones’u sevenler için hoş bir hatıra olmaya da aday. Film aynı zamanda 1960’ların başında grup üyeleri ile yapılan söyleşileri, arşiv görüntülerini de içeriyor. Gencecik bir Mick Jagger, grubun ikinci yılında, “Doğrusu bu kadar dayanacağımızı sanmıyordum,” gibisinden bir şeyler demiş. Ancak, filmin esas unsuru, New York’ta Beacon Theatre’daki Rolling Stones konser(ler)i. Hem de ne konserler...

Yönetmen: MARTIN SCORSESE
Oyuncular: MICK JAGGER, KEITH RICHARDS, RONNIE WOOD, CHARLIE WATTS
Yapım Yılı: 2008
www.cnbce.com

Kameranın karşısına sadece şarkıcı olarak geçmedi, oyunculuk da yaptı. Onu ilk kez “Performance”da görmüştük. Donald Cammell ile Nicolas Roeg’ün birlikte gerçekleştirdikleri, sıradışı bir filmdi. O kadar sıradışıydı ki, nasıl dağıtacaklarını bilemediler. 60’ların çılgın Londra’sından bir kesit: acımasız bir gangsterle (bu filmden sonra yaklaşık on yıl oyunculuktan vazgeçen James Fox) ve parlak günleri geride kalmış rock starı. Kim olabilir ki, elbette Mick Jagger. Bazen figüranlık yaptı, bazen de başrole çıktı. Jagger efsanesine eklenen bir yaprak daha...

Filmler:
The Bank Job (2008) (adı yok) - Banka Görevlisi - Kasa
The Man from Elysian Fields (2001) -Luther
Enigma (2001) (adı yok) - Bardaki Asker
Bent (1997) - Greta/George
Freejack (1992) - Vacendak
Running Out of Luck (1987) - Mick
"Faerie Tale Theatre" .... İmparator (1 bölüm, 1983)
Wings of Ash: Life of Antonin Artaud’nun dramatizasyonu için pilot (1978) - Antonin Artaud
Ned Kelly (1970) - Ned Kelly
Performance (1970) - Turner

OSCAR ÖDÜLLÜ BELGESEL “TELDEKİ ADAM“ DA NTV’DE

James Marsh’ın çok konuşulan, 2009 “En İyi Belgesel” Oscar’ını kazanan, geçen ay sinemalarda gösterildiğinde büyük beğeni toplayan, bu yıl !f İstanbul’un açılış filmi olan “Teldeki Adam – Man on Wire” Cumartesi akşamı saat 20.00’de ilk kez NTV’de yayınlanacak...

"DREAM OF LIFE" DA HAFTAYA

Dream of Life, rock müziğin en sıra dışı isimlerinden Patti Smith’in bir şair, bir ressam ve bir müzisyen olarak portresi…

Erkek egemenliğinin hüküm sürdüğü rock piyasasında, kural bozan isimlerinin başında geliyor, Patti Smith… Sanatçı, görkemli bir merhaba dediği 1975 tarihli ilk albümü Horses ile başladığı müzik serüveninde kendisinden hiç taviz vermedi. Ne plak şirketlerinin önünde diz çöktü bugüne kadar, ne de dinleyicilerinin istekleri karşısında boyun eğdi. Kendi bildiği doğrusu neyse her zaman onun izini sürdü ve ismi anıldığında her daim şapka çıkartılan bir ikonaya dönüştü. Patti Smith için “sanatçıların sanatçısı” demek pek de abartı sayılmaz. Zira onun hayranları arasında sanatçılar en ön sıralarda yer alıyor.

Sanatçının 1988 yılında yaptığı albümden adını alan Dream of Life, yönetmen Steven Sebring tarafından tam 11 yılda hazırlanmış bir belgesel. Aynı zamanda şair ve ressam da olan Smith’in hayatından kesitlerin yer aldığı yapımda, sanatçının hayatını ve sahneyi paylaştığı birçok ünlü isim de yer alıyor. Yakın arkadaşı olduğunu bildiğimiz R.E.M.’in solisti Michael Stipe, Red Hot Chili Peppers’ın bas gitaristi Flea ve aynı zamanda müzisyen de olan Pulitzer ödüllü yazar Sam Shepard bunlardan birkaçı.

Dream of Life ilk olarak geçtiğimiz yıl Berlin Uluslararası Film Festivali’nde gösterildi. Daha sonra katıldığı Sundance Film Festivali’nde ise belgesel dalında En İyi Sinematografi Ödülü’nü aldı. Dream Of Life, içlerinde İstanbul Film Festivali’nin de yer aldığı toplam 14 film festivalinde seyirciyle buluştu.

Yönetmen: STEVEN SEBRING
Anlatıcı: PATTI SMITH
Konuklar: LENNY KAYE, SAM SHEPARD, MICHAEL STIPE, FLEA
Yapım Yılı: 2008
Süre: 109 DAKİKA


  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...