HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, beraberinde DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek, DTK eşbaşkanları Hatip Dicle ve Selma Irmak ile Sur ilçesindeki Dicle Fırat Sanat Kültür Derneği'nde basın toplantısı düzenledi.

Selahattin Demirtaş, çatışmanın büyümemesi ve ölümlerin artmaması için büyük çaba sarf ettiklerini söyledi.

İlçede yüzlerce kişinin hayatını kaybettiğini ifade eden Demirtaş, "Maalesef bunları önleyemedik, durduramadık" ifadesini kullandı.

Sokağa çıkma yasağının kaldırılması gerektiğini söyleyen Demirtaş, "Bugün sokağa çıkma yasağı kalksa, yarın artık barikat, hendek, çatışma olmayacağına dair görüşmelerimiz sonucunda belli bir noktaya geldik. Bu operasyon yapılırken onlarca, yüzlerce güvenlik görevlisi de yaşamını yitirecek. Dolayısıyla savaşın, çatışmanın acı sonuçları, faturası hepimize çıkmaya devam edecek. Biz bu gidişata dair asla hiçbir zaman rıza göstermedik. Diyarbakır halkı da İstanbul'dan Avrupa'ya dünyanın birçok yerinde yaşayan halkımız da asla rıza göstermedi” dedi.

“HERKES SUR’A YÜRÜMELİ”

Somut bir planlama ve öneriyle halka çarşamba günü saat 16.00'da bulunduğu yerden Sur'a doğru yürümeleri çağrısında bulunan Demirtaş, "Bu demokratik bir haktır, Anayasa'nın halkımıza tanıdığı bir haktır. Tek bir insanın canına, malına zarar vermeden, zarar gelmesine müsamaha etmeden demokratik hakkımızı kullanacağız. Çarşamba günü saat 4'e kadar her yerde bütün mahallelerde, halkımız kendini hazırlamalı. 'Benim gözümün önünde, benim burnumun dibinde bir katliam yapılmasına izin vermeyeceğim, şehrimin bu şekilde yakılıp, yıkılmasına izin vermeyeceğim' demeli ve herkes Sur'a doğru yürümelidir" diye konuştu.

Demirtaş, konuyla ilgili bütün sivil toplum kuruluşları, meslek örgütleri, sendikalar, işveren, işçi, esnaf, çiftçi örgütleri, kentteki bütün derneklere çağrıda bulunduklarına işaret ederek, "Biz Sur içinde artık bu çatışmanın bitmesini istiyoruz. Biteceği şekli, yolu, kanalı da açmış durumdayız" dedi.

"HEPSİ CAN, HEPSİ İNSAN"

Demirtaş, gazetecilerin soruları üzerine, "Ablukanın, yasağın kaldırılması kimseye bir şey kaybettirmez. Sırf güvenlik penceresinden bakılmamalıdır. Yarın, öbür gün, daha sonrası şeyler düşünülmeli, toplumun geleceği düşünülmeli. Tek bir güvenlik gücü de yaşamını yitirmesin. Bizim bulduğumuz çözüm, getirebildiğimiz nokta budur. Bunun ciddiyetle sağduyuyla değerlendirilmesini bekliyoruz. Çok insan ve güvenlik personeli de yaşamını yitirdi. Hepsi can, hepsi insandır” diye konuştu.