HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, HDP İstanbul İl Konferansı'nın açılışında konuştu.

Yeni dönemde, siyasetin kolay olmayacağını iddia eden Demirtaş, “Zor bir dönem olacak. Madem bu kadar sarsıcı bir etki yaratmak üzere görev üstlendik, ciddi bir hamle yaptık, bunun yarım kalmaması lazım" dedi.

'HDP’nin başladığı işi büyüterek sonuna doğru götürmesi gerektiğini' belirten Demirtaş "Bu yarım bırakılırsa çok daha büyük bir trajediyle karşılaşırız ve on yıllarca bir daha bu sahalarda demokrasi ve özgürlük mücadelesi yara almış olur" diye konuştu.

"KÜÇÜK KIRMIZI BALIK GİBİYİZ"

Türkiye'deki hiçbir partide böylesine tarihsellikle mücadelenin, konjonktürel gelişmelerin iç içe ele alındığı bir yaklaşımın olmadığını öne süren Demirtaş, şöyle konuştu: 

"Eksikliğimiz nerede? Bütün bu doğru tespitleri çözüm noktasında pratikleştirmede çok büyük eksikler yaşıyoruz. Karşımızdaki güç veya güçler, küçümsenecek, hafife alınacak güçler değil. Devasa bir ahtapotla, okyanusun ortasında mücadele eden küçük kırmızı balıklar gibiyiz.

Ama çok iyi biliyoruz ki bu ahtapotun zayıf noktaları var. Öyle ürkütücü, korkutucu göründüğüne bakılmasın, 7 Haziran'da olduğu gibi ahtapotun bütün kollarını birbirine bağlayıp işlevsiz kılabiliriz. Bunun için doğru bir eğitim ve doğru bir örgütlenme modelini önümüze koymamız lazım. Eskiye dair, eski çalışma ve örgütlenme tarzına dair ne varsa unutmamız lazım."

"MEDYA BASKI ALTINDA"

Konuşmasında medyaya baskı yapıldığını da öne süren HDP Eş Genel Başkanı şu ifadeleri kullandı:

"Bu kadar ahlaki, evrensel değerleri savunan bir partinin bu kadar psikolojik saldırı altında, vatan haini, terörist, şiddet yanlısı gibi gösterilebilmesinin ve bunda kısmen başarılı olunabilmesinin en büyük nedeni Türkiye'deki medyadır.

Bunun bir örneğini, bir şov programında yaşanan durumla bir kez daha gördük. Bir kadın telefonla şov programına bağlanıyor ve 'Türkiye'nin doğusunda insanlar ölüyor, sessiz kalmayın, anneler ağlamasın, çocuklar ölmesin, barış olsun bu ülkede' diyerek, barış mesajı veriyor.

Sonrasında yaşananları dikkatlice izleyin. Konsept o kadar sert ki bir merkez medya canlı yayınından barış mesajının verilmesi, devletin bütün mekanizmalarını aynı anda harekete geçiriyor ve derhal o program yapımcısını linç ediyorlar, konuşmayı yapan kadını gözaltına almak istiyorlar. Buna 'terör örgütü propagandası' diyorlar."